
Son zamanda yaz dizileri birer birer yayına başladı. Bunlardan her zaman olduğu gibi en fazla 2-3 tanesi işe yarar projeler oluyor. İşte bu işe yarayacağını düşündüğüm projelerden biri de Akasya Durağı dizisi. Bu dizi gerek kadrosuyla gerek senaryosu ile çok hoş bir dizi olacak gibi görünüyor. İlk bölümündeki enteresan olaylar insanları diziye bağlamak için yapılmış, iyi de yapılmış çünkü bu tür şeyler işe yarar. Neyse benim asıl söylemek istediğim şey dizinin senaryosunun benim çocukluğumun dizisi olan Çiçek Taksi dizisine benziyor olması. Tüm zamanların en kaliteli yapımlarından biri olduğunu düşündüğüm Çiçek Taksi ile senaryo çok benziyor ama senaristler değişiklik yapıp bir kadın şöför eklemişler. DEVAMINI OKU –>
Yazıp yazmama konusunda çok kararsızdım, çünkü aslında doğru bildiğimizi sandığımız şeyler ve ya da doğru gördüğümüzü sandığımız olaylar gerçekten hiç anlayamadığımız oyunlara dönüşüyorlar. Bu yüzden yazmamaya karar verdim, sadece kendimce anlamlı olduğunu düşündüğüm bir şey söyleyeceğim. Sadece kendi düşüncem …
Ülkemizde son zamanlarda yaşanan olayları öğrendikçe ve öğrenmeye devam ettikçe biz sıradan insanların ne kadar çok kötü ve zor bir durumda olduğunu daha iyi anladım. Yazık biz sıradan insanlara gerçekten yazık…
Evet sevgili blog okurları, güzel insanlar. Tam 1 yıl olmuş. Yani www.burakbudak.com bir yıldır sizlerin başını ağrıtıyor, umuyorum ki daha çoook uzun yıllar da ağrıtmaya devam eder. Bu koca yıl içinde bir sürü güzel şey yaşadım, tecrübeler edindim. Hayat bu ya insan internette bile hayat tecrübeleri edinebiliyor bu çok güzel bir olay.
Daha blogun 1. yılı olduğu için istatistiklerle dolu bir yazı yazmam lazım, yoksa ilerki senelerde nasıl artistlik yapıp da “ben öyle istatistikleri falan yazıp sizi sıkmayacağım” diyebilirim ki !? :) O yüzden :
-Bu koca yıl içinde bazı aylar fazla uğraş verdim çok yazdım bazı aylar uğraşamadım ilgilenemedim az yazı yazdım işte bunların tümünün toplamı tam olarak 259 yazı yazmışım ve bu yazıyla beraber 260 oluyor : )
-Yine bu koca yıl içinde yazdığım yazılara (çok şükür ki hemen hemen hepsini kendi parmaklarımla tuşladım) tam olarak 4.252 yorum geldi. Tabi bunların bir çoğu farklı amaçlarla yazdığım yazılara gelen saçma yorumlardı ama çok güzel fikir belirtilen yorumlarda az değil. Yorum yapan yapmayan herkese çok teşekkür ediyorum.
-Ne hikmetse tam tamına 36 kategori oluşturmuşum.
-Blogumuz öyle geniş, büyük bir şey değil zaten herkes biliyor bu yüzen Arşiv, iletişim ve Kim Bu Burak? olmak üzere 3 sayfadan oluşuyor.
-Bu yazıyı yazarken baktığıma göre bu yıl içinde (ilk haftalar hariç) toplam 225.558 tekil kişi ziyaret etmiş. Çok daha iyi etmiş onlar olmasa ben ne yapardım. : )
-Wordpress sisteminin hala 2.5.1 sürümünü kullanmaktayım. İnşallah kısa bir sürede 2.6 ya geçerim. (Tatilden, gezmekten fırsat olmuyor ki! )
-Bu koca yıl içinde (yine) blogumuzun pr değeri ilk başta 0 iken dostlar sağolsun onların sayesinde 3 olmuştur, son güncellemede de 4 olarak iyi bir yer almıştır. Önümüzdeki güncelleme ( çok yakında ) düşmemesini de temenni ederek 5 olmasını istiyorum. Çünkü inanmadığım “gelecek pagerank” denen şey 6 olacağını söylüyor, ben ise 5 istiyorum : ) …
-Yine yıl içinde ve yine ziyaretçiler sayesinde google den bir öğrenci için çok iyi denecek kadar kazandım, tekrar sağolun…
-Benim gerçekten ziyaret ettiğim, severek okuduğum tam 31 adet blog ile de link değişimi yapmışım. Bunlardan bazıları beni eklesede eklemesede ben oraya okuduğum blogları ekledğim için onlarda yer alıyor. Bana teklifte bulunan ama kabul etmediğim arkdaşlarımdan da özür diliyorum çünkü herkesi eklemek sorun çıkarıyor …
İşte böyle. Çok fazla şey yokmuş zaten : )
Sinemaya gittim yazdım, elimden geldiğince bilgilendirdim,konsere gittim yazdım,mutluluğumu yazdım, bazen sıkıntımı yazdım, Blog yazarları toplantılarına gittim yine yazdım,enteresan olaylar yaşadım yine yazdım, gezdim tozdum sizleri de beraberimde götürdüm resimler ekledim tanıtmaya çalıştım, herşeyi her zaman sizler için yaptım ve yapmaya da devam edeceğim. Her zaman yanımda sizler vardınız, herşey için hepinize ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM …
Aşağıda bloguma eklediğim yazıların başlıkları yer alıyor yapılan yorum sayısı ile birlikte . Ordan istyenler nostalji yapabilirler… DEVAMINI OKU –>
Güzel bir tatil geçirmem dolayısıyla gündemden bayağı bir uzun kaldım bu yüzden de böyle bir karma yazı yazma gereği duydum.
1- 2008 öss sonuçları : Bu sene ösym çok hızlı davranıp 2008 öss puanlarını erkenden açıkalayacakmış. Bunu sonuçları heycanla bekleyen arkadaşlarımdan duydum ve baktım ki yarın (12 Temmuz 2008) her zaman olduğu gibi sabah 10 da sonuçlar açıklanacakmış. Ben de bu heycanı geçtiğimiz yıl yaşadığım için ne demek olduğunu biliyorum, arkdaşlarım için heycanlanıyorum ve umuyorum ki her biri istedikleri gibi bir SIRALAMA yakalarlar. Sıralama diyorum çünkü bu sene de sistem değişikliği yapıldığı için puanlar pek de önemli olmayacak. Sıralamaya bakılarak tercihler yapılacak, en azından öyle olması gerektiğini söylüyorum. Şimdiden herkese başarılar diliyorum… DEVAMINI OKU –>
Adıyaman da olduğumu önceki yazıda belirtmiştim. İşte o şirin kentimiz Adıyaman’ın Nemrut Dağından başka güzellikleride bulunuyor. Bunlardan biri de Pirin de bulunan Perre Antik Kentidir. Burda eski çağlardan kalma bir çok anıt mezar bulunmaktadır. Anıt mezarlar dışında el emeği göz nuru mağaralar da yer almaktadır…
Burayı görmemde en büyük etken üniversiteden sınıf arkdaşım olan Bayram Kılınç. Gözünü sevdiğim üniversite hemen de işe yaradı
Onun ile beraber Adıyaman’ı gezip dolaştık, tabi onu da bekliyoruz memleketimize, çünkü bizim memleketimizde de güzelim Hasankeyf bulunuyor ve Perre’den daha iyi olduğunu düşünüyorum. Tabi perre de muhteşem bir yer. Beraber birde Hasankeyf turu yapıp sizlere resimlerle Hasankeyfi de tanıtmak isterim …
Resimler de bildiğiniz gibi beyaz tişörtlü olan ben diğeri de Bayram arkdaşımız. En çok hoşuma giden yer ise kazılar sonucu bulunan ve yerin 41 basamak (valla saydım) altına inen bir şey vardı. İşte o şeyin ne olduğuna bir karar veremedim ama sığınak olduğunu düşünüyorum. Gerçekten enteresan bir yerdi…
(Bir çok resim çektim ama en güzellerinden 15 tanesini aşağıya ekledim. Resimlere de tıklarsanız büyüyor
) DEVAMINI OKU –>
Bu yıl sağ olsun akrabalarımın bir çoğunun evlilik, nişan gibi düşünceleri olması sayesinde iyi bir tatile
başladım. Bu yüzden uzun zamandır yazamyordum ve çok sık yazamıyacağım da. İşte bu ara sıra yazacağım yazılarda da gezgiğim yerleri, fırsat buldukça çektiğim fotoğrafları sizlere aktaracağım.
Tatilin ilk durağı Mersin olmuştu. Orda çok güzel vakit geçirdim. Güzel bir kaç fotoğrafta çektim. Bu fotoğrafları yakında yayınlarım.
Şu anda ise Nemrut Dağı ile ünlü şirin kentimiz Adıyaman dan yazıyorum. Yeni geldim saylır. Şehri gezdim ama asıl gezmeyi istediğim yer olan Nemrut Dağına çıktığım zaman bir çok fotoğraf çekip ekleyeceğim. Burda da iyi bir tatil yapacağımı umut ediyorum. Adıyaman’ın bir güzel yanı da üniversiteden sınıf arkdaşım olan Bayram Klınç ile görüşebilmem oldu. O da Adıyaman’lı ve gezmemde çok işe yarayacak
Neyse işte böyle güzel güzel geziyorum. Daha gezeceğim yerlerin arasında sırasıyla Şanlıurfa, Hatay, ve tekrar Mersin var.
Çok güzel bir tatil olacak çoook …
Euro 2008 yarı final maçına kadar geldik. Nasıl geldiğimiz önemli değil. Yarı finalde ise çok iyi bir performans ile Almanya‘ya elendik. Yine sakatlıklarımız, kart cezalarımız, hatta hakem hataları bile hiç önemli değil çünkü biz orda maç oynadık. Ama şans bu defa bizim yanımızda değildi. Herşeye rağmen ;
- TÜRKİYE SİZİNLE GURUR DUYUYOR -

Önce dünya kupasından İsviçre ile yaptığımız eleme maçlarından 2-0 yenik ayrılarak dünya kupasına veda etmiştik. Bu eleme sonrasında tüm hayallerimiz suya düşmüştü ve ilk hedefimiz Avrupa kupası diyerek euro 2008 e hazırlanmaya başlamıştık.
Euro 2008 de milli takıma o kadar inanmıştık ki onlarca reklam filmi ile destekler gelmeye başladı. Her bir reklam filmi milli takıma olan inancın bir göstergesiydi.
Elemelerden sonra Türkiye’nin ilk maçı gelip çatmıştı bile. Euro 2008 başladı ve ben yazdım.
- Euro 2008 bu gece başlıyor
Sonra ilk grup maçımızı yaptık. Portekiz gibi dev bir takım karşısında etkisiz kalıp yenilmiştik. Yine ben yazdım… DEVAMINI OKU –>
Evet ayın 21 inde ama gece 12 olduğu için 22 si görünüyordu. Ben otogarda otobüs bekliyorum gece
24.30 da otobüs geldi ve Mersin‘e doğru yol almaya başladım. Daha önceleri aileme süpriz için bilet almıştım ama son anda onlarında Mersin’e gelecek olmaları bileti iplat ettirmeme neden oldu. Neyse yola koyuldum zaten hazır olan bavullarımla beraber otobüse bindim ve çok rahat bir yolculuk geçirdim. Neoplan marka otobüs olduğu için çok rahat olsa gerek…
Mersin de canım halam beni bekliyordu. Çocukluğumun çoğu yaz tatilini onlarda geçirmiştim. Uzun zaman olmuştu Mersin’e gelmeyeli, ve heycanlıydım. Neyse otogradan beni almaya geldiler. Hasret giderme sarılma derken eve yetiştik. İlk gün yorgunluğundan olsa gerek biraz kahvaltı yapıp (sabah 12′de yetiştim) tv başına oturdum, dinlendim, gece İspanya-İtalya maçını heycanla izledim. Gerçekten çok heycanlı bir maçtı, bu maç sonucun da İspanya yarı finalde Rusya Karşısında savaş verecek. Bence FİNAL RAKİBİMİZ DE İSPANYA OLACAK. 
Sonrası ise zaten gece saat 1.00 ve halacığımın şeker oğlu (Şafak) ile uyuduk. İlk gün bile çok hoştu, bakalım geçireceğim diğer 20 gün nasıl olacak.
Bu arada adaşım Henster‘da (burak) mersine gelecekti ama o çabucak dönmüş. İlerleyen günlerde tekrar gelirse ufak bir blog yazarları buluşması yaparız
.
Fırsat bulurda fotoğraf çekersem yayınlarım.
Hepinize iyi tatiller ve iyi bloglamalar…
Evet TÜRKİYE yine yaptı yapacağını. Bu defa bir şey söylemiyeceğim. Çünkü bu yaşadığım büyük mutluluk anlatılmaz yaşanır. İşte bu yüzden maç sonrası sevinç gösterilerinin yapıldığı İzmit’ten 4 adet resim yayınlıyorum. Bunları ben telefonum ile çektiğim için görüntü kalitesi iyi değil (2mega pixels) Ama amacım bu mutluluğu az da olsa size de yaşatmak.
Beni görmeyenler için de bir fırsat ! Resimlerin altında bir resim var dev bayrağın altında bir süper yakışıklı karizmatik bir genç var. İşte o zat-ı muhterem ben oluyorum, görmeyenler de görmüş olur…
Neyse fazla söze gerek yok zaten BU MUTLULUK BAŞKA NASIL ANLATILABİLİR Kİ ! DEVAMINI OKU –>