Baş Örtüsü tartışmaları altında Türkiye !

Yok diyorum yapma diyorum siyaset adamı küçültür sakın bulaşma diyorum kendi kendime ama yapamıyorum. Çünkü bu günlerde herkes siyasetçi olup çıkmış başımıza. Her yerde bir gereksiz (çünkü tartışılması bile saçma) türban tartışmasıdır sürüyor. Bu güne kadar siyasete el atmadım. Siyaset saçmalıktır. Yalan dolan işidir diye hiç bir yazı bile yazmadım ama bu kadar da olmaz…
Dün gece iki tane program izledim. Biri 32. gün (konu türban) bir diğeri ise Siyaset meydanı (konu yine türban) önce bu iki programı eleştirmek istiyorum. İkisi de aynı konuyu tartışmalarına rağmen M. Ali Birand beyin sunduğu 32. gün tamamen bir kavga ortamıydı. Çok seviyesiz tartışmalara sahne oldu. Sanki bilerek yapılmış gibi her derneğin en azimli (!?) sabit görüşlü kişilerini çağırmış ve önlerinde 3-5 tane (çoğunluk olmaları gerekirken) türbanlı genç bayan ve aynı konuyu savunan bey koymuş. Tabi bunların hepsi üniversiteli ve ya bir nedenden dolayı üniversiteden atılmış kişiler. Bunların karşısında da iki millet vekili (Akp-Chp) bir öğretim üyesi ve bu konuda çok güzel yazılarının olduğunu düşündüğüm Emre Aköz adlı sabah gazetesi köşe yazarı. Bunca kişi içinde herkes hararetli bir şekilde konuşurken bir türban savunucusu genç ani bir çıkış ile chp li millet vekiline patladı (kesinlikle yapmamalıydı) ordakileri haklı olduklarına dair bir ispat durumuna düştü (her ne kadar öyle olmasalarda). Ordakilerin amacı zaten buydu muhafazakar kesimi kızdırıp kendi amaçları doğrultusunda kullanmak. Malesef ki bu genç yüzünden de bu başarıldı. Diğer genç bayanlar harika konuşarak özgürlüklerini savundular ve ordakilere gereken cevabı verdiler. Tabi ordakiler sabit görüşlü olduğu için bir işe yaramadı…
Nahnu da bu programı izlemiş ve buna bir yazı yazmış onun da dediği gibi biz ordakiler gibi üniversite öğrencileri değiliz. Aslında üniversite öğrencisi olmuş ise o gençler seviyeli tartışmayı görüşleri dinlemeyi bilmeliydiler. Ama malesef ki tam dediğim gibi sırf provakasyon amacı güden gençler vardı onlar. Yazık ki onlar da üniversiteliydiler …İnanın bu üniversiteli gençlik onlar DEĞİLDİR!!

Bir diğer program show tv de yayınlanan Siyaset Meydanı. Orda çok daha tertip düzen vardı. Çok güzel herkesin rahatlıkla düşüncelerini aktarabildiği seviyeli bir tartışma ortamı vardı ki bir çok siyasetçi ve hukuk adamı da ordaydı. Orda hiç bir türbanlı genç olmamasına rağmen yapılan tartışmalar ve konuşmalar türbanın özgür bırakılmansının aslında sanıldığı gibi bir sonuca varmayacağını yani başı açık olanların (bu sonuç olarak özgürlüktür) hiç bir korkusunun olmadığını da gösterdi.
İşte ben bu doğrultuda bunca insanın neden bu kadar korktuğunu anlayamıyorum. Her zaman bir açık yanında bir kapalı ile rahatlıkla dolaşabiliyor istediği yerde.(Kamu alanı dışında) . O zaman bir sorun olmuyor da aynı arkadaşlar okulda da aynı şekilde dolaşınca mı sorun çıkacak. Bakın lütfen yapmayın ! O gençlerin sözde Özgürlük hakkına sahip bir ülkede dini inançlarını yaşamamaları onların özgürlüklerini kısıtlama değilmidir ? Sorarım bunu ?
Laiklik elden gidiyor deniliyor. Ama nedense bunu söyleyen malesef ki okumuş cahiller daha laikliğin anlamını bile bilmiyorlar.
Laiklik nedir ?
Önce kısaca söyleyelim laiklik din ve devlet işlerinin bir birinden ayrılmasıdır. Bunu okul hayatımızın hemen hemen her yılında duyar görür okuruz.
Vikipedi (özgür kullanıcılar tarafından oluşturulan ansiklopedi) de de laikliğin anlamına bakalım .
Laiklik, devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir…
İşte laiklik budur. İnanmayan daha da araştırabilir. Yani yapmayın etmeyin lailklik elden gitmiyor. Aksine özgürlikler (ki özgürlük başkasının hakkı kısıtlanmadığı sürece belli kurallar çerçevesinde dilediğini yapabilmesidir
)Verildiği sürece laiklik de güçlenir o kadar çok istenilen AB sistemine de uyum artar. Anlamıyorum o kadar avrupa örnek alınıyor peki orda serbest olan (orası müslüman bir ülke ve ya topluluk bile değil) baş örtüsü neden MÜSLÜMAN olan bir ülkede serbest değil. Hemen herkesin bir türbanlı arkadaşı varken ve şu anda dışarda ve ya başka yerde herhangi bir sorun yaşamıyorken neden tamamen özgür bırakıldığında bir çatışma çıkacağı düşünülüyor ki. Çıkmaz!!! Hepiniz psikoloji ne denli önemlidir bilirsiniz. –Türban serbest bırakıldığında çatışmalar çıkacak mı-? diye bir önyargı ile yaklaşırsanız tabiki de insanlar –çıkacağı ihtimali varki söylüyorlar– diye düşünerek karşı çıkar.Halbuki yok böyle bir şey …

Ne diyeceğimi bilemiyorum. Sonuç olarak özgür ve müslüman bir ülkede yaşıyorsak (ki öyle) üniversitelerde herkes istediği gibi giyinmelidir. Bunu başka yönlere çekleyelelim. Çünkü inanın bu baş örtüsünü takan insanarın hepsi olmasa bile (%99 u) dini inancı gereği takıyor. O temiz yüreklerinde bir siyasi amaç yatmıyor. Bunu böyle göstermeye çalışanlar UTANSIN diyorum…

Dipnot: Siyaset Meydanı programında konuklar arasında Zekeriya Beyaz adlı şahıs (!) da vardı ve kendisi sözde ilahiyatçı olmasına rağmen o kadar çok saçma konuşuyordu ki inanamadım. Asıl bunun gibi herkesin kullandığı her tür işte sözde dini karıştıran (laikliği çarpıtıp emellerine alet eden) insanlar var oldukça bu tür sorunlar hep olacaktır …

“Baş Örtüsü tartışmaları altında Türkiye !” için 17 yorum

  1. Kardeş süper yazmışsın zaten türban meselesinden bi tartışma programında konu alması çok saçma çünkü tartışılacak bişey yok biz islami ve demokratik bi ülkede yaşıyoruz bu tür konuları tartışma programına taşıyanlar utansın bence….

  2. “Yok diyorum yapma diyorum siyaset adamı küçültür sakın bulaşma diyorum kendi kendime ama yapamıyorum. “…
    Tam tersine siyasi yazılar adamı küçültmez, tavrını belli eder. Bu tarz yazıları daha çok görmek dileği ile…
    🙂

  3. hocam o kadar kafa şişirdiler ki tv yi açmıyorum yanlış anlamayın ama bu türban konusu artık b.ka sardı… Laiklik insanların yaşam tarzlarına müdahale etmek değildir. Her kişi kendisinden sorumludur. Böyle bir ülkede bunları yaşıyor olmak utanç verici sanki memlekette hiç başka sorun kalmadı…

  4. @Serdar Durmaz : katılıyorum sana kardeşim ama gelde bunu ordakilere anlat …

    @Hussoloji : Ben yapım gereği siyaseti sevmem zaten o dediklerim de beim için geçerli yani siyaset konuşmak istemediğimden öyle dedim …

    @Otopsi Raporu : Malesef öyle işin cırkını çıkardılar adamlar …

  5. laik bir devlette bu tarz konuların tartışılması tabi ki çok saçma tartışılması gereken daha mühim konular varken ama umarım türkiye olmayan sorunu aşar…

  6. ALLAH RAZI OLSUN SIZDEN BEN BU SAYFAYA TESADÜFEN GİRDİM AMA ÇOK MEMNUN AYRILIYORUM.BENCE SİZİN GİBİ DİN KARDEŞLERMİZİN O GENÇLERİN YANINDA PROGRAMDA OLMANIZI İSTERDİM BEN SİYASET MEYDANINI İZLEDİGİMDE 2 GÜN SİNİRİNDEN DELİRDİM ŞUAN NE DİYECEĞMİ BİLEMİYORUM SADECE SİZE VE O DEGERLİ DÜŞÜNCELERİNİZE BÜYÜK SAYGI DUYUYORUM.BENCE YERİ GELDİGİNDE ÇIKIP KONUŞMALISINIZ

  7. çok yerinde bi konuşma olmuş. sanki analarının karnından laik doğmuşlar. daha anlamını bile bilmiyolar kendilerine göre anlamsız tanımlıyolar. bence bunu değil; ülkenin neden bu hale geldiğini tartışmalıyız. bunu yapmaz laikçiler gider atalarına şikayet edrler anca…

  8. kardeşim bu ülke müslüman ülke deme bence müslüman lıkla uzaktan yakında alakası yok onun için başörtüsü takan kızlarımız okumak için yaban cı ülkelere gidiyorlar yazık size acıyorum bide müslüman ülkeymiş gibi davranıyoruz başörtüsü kalkmadığı sürede asla biz müslüman olamayız o genç kızları düşünen yok tabi onlar burda harab oluyolar onların bu ülkede hiçmi hakları yok mine etek de giyilmasin allahalla bide gericiymisizzzzzzzzzzzz neyse fazla konuşmaya gerek yok siz zaten en haklısınız maşallah burnuzun dikine gidiyorsunuz

  9. Bakınız sizlere ne diyecegim;
    Basörtüsü tartısmaları yeni bir boyut almaya baslandı kisisel hak ve ozgurluklerin evden cıkıldıgı anda basladıgıdır. Sunu herkes kabul etmelidirki kisisel hak ve ozgurlukler bır digerinin hak ve ozgurluklerinin basladıgı yerde bitmektedir yani buda devletin resmi olarak temsil edildiği yerlerdirki buralara kamusal alanlar deniyor iste bu noktada kisisel hak ve ozgurlukler tukenir burada artık devletin isleyis noktaları soz sahibidir. Devlet sana demıyorkı camıye gıtme evde ve sokakta yurur iken basını ac kapatma demiyoır. sadece benimle isbirligi icinde calısmak ve okumak istiyor isen benim koydugum kurallara uyacaksın.
    Yada soyle dusunun TSK’da sac ,Sakal ve bıyık uzatmak ve TSK nın ongordugu kılık kıyafetin haricinde bir uygulama yapılamaz. O zaman turbanı savunanlara gore TSK nın uygulaması da kisisel hak ve ozgurlukleri sınırlamak olmuyormu.? Iste bu arkadasların kisisel hak ve ozgurluk anlayısları boyle bır sey.Boyle bır sey degil hatta tıpatıp ısteklerinin aynısı.
    Bence bu tartısmalar en son yargı kararı ile gerektigi noktaya oturtulmustur ve Avrupa insan hakları mahkemesi de onaylar nıtelikte karar almıstır.
    Basortusunu savunan kisler cogunlugun istegi falan deyip durmasınlar onlar cogunlugu temsil etmiyorlar mesela ben ve benim gibi dusunen milyonlarca insanı temsil etmiyorlar.
    Bu yüzdende kabul edilebilirlikleri yoktur. Son nokta yargıtayın haklı kararı ile konulmustur.

  10. @ Kenan GÜRLER : Her ne kadar size katılmasam da yorumu yayınılıyorum .
    size bir de sorum olacak bir baş örtülü bana kamusal alandaki diğer insanların haklarına nasıl engel olmuş oluyor bunu bana açıklar mısınız ? Lütfen !

  11. Burak bana istediğiniz kadar katılmayabilirsiniz ama bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün devrimlerinden bir tanesi olan kılık ve kıyafet kararnamesine karşı çıkmaktır bu birincisi.ikincisine gelince kamusal alan diye nitelendirilen alanlar açıkladığım gibi devletin işleyiş mekanizmasının bulunduğu yerlerdirki oralardada kılık ve kıyafet belli bir düzen içine kararnameler ile oturtulmuştur. Tıpkı TSK örneğinde verdiğim gibi.
    Diğer bir deyişle sayın başbakanın avrupada yapmış olduğu toplantıda “velevki sisyasi bir simgedir” demesidirki türban ve başörtüsü kullanımının gerçek amacının müslümanlığın öngördüğü ve nur suresi 31. Ayette açıkça belirttiği şeklin anlamını taşımadığıdır.Günümüz Türkiye’sinde yıllar önce analarımızın ve nenelerimizin başörtüsü değildir tartışılan tartışılan dayatmacı siyaset AKP diktatörlüğünün bir simgesidir. Benim Annem başı kapalı bir insandır ama o bile demektedirki bizim başörtümüzü alıp siyasi emellerine alet ettiler.
    Mesela şöyle ele alalım ben bikinili yada mayo ile üniversite kampüsüne derse giriyorum ve beni engelliyorlar bende isyan ediyorum ve diyorumki Kişisel hak ve özgürlüklerim kısıtlanıyor.olay bununla özdeş basit bir kuramsal kargaşadan başka bir şey değil.
    Bu olayın sadece üniversiteler ile sınırlımı kalacağını sanıyorsunuz,merve kavakçı gibi meclise girmeye çalışacaklar,özel arap milliyetçiliğini güden hastanelerdeki gibi devlet hastanelerinde ve araştırma hastanelerindede kişisel hak ve özgürlükler deyip kullanmak istiyecekler.Tsk’dada bayan subay ve astsubaylar kişisel hak ve özgürlük deyip türban yada başörtüsü üzerine kep giyecekler ne kadar yakışacak ama.
    Birde sizin savunduğunuz Türban tamamı ile islami örtünme dışı olup hiristiyan Rahibelerin kapnış şekilleridir ki bunun öncülüğünü eski bir sanatçı Audrey HEPBURN uygulamıştır.Sonrada bu bağlama şekli tamamı ile önce refah arkasından fazilet sonrada AKP tarafından siyasi bir başkaldırı olarak uygulamaya konulmuştur. Camiler ve islam siyasetin oyuncağı değildir. Gerçekten inanaları engellediğinizin bile farkında değilsiniz. onlara bile bazı kesimin kötü gözle gerici bağnaz gözü ile bakmasına sebep oluyorsunuz.
    Burada açıklayamayacağım bazı sebepler varki her türban takanın kuran-ı
    kerimin emirlerini yerine getirmediğini çok iyi bilen birisiyim.
    eğer bunların ne olduğunu bilmek isterseniz bir gün özelden gelin size açıklayayım. belki ozaman daha çok hak vereceksiniz.

  12. @ Kenan Gürler : Ben de baş örtüsünün siyasi simge olarak kullanılmasına karşıyım. Ak partiyi savunmuyorum bu yaptıklarından dolayı. ama bu olay siyasileştirilmeden önce de baş örtüsü yasaktı peki o zaman neden neydi ? …
    ben pek siyaseti sevmeyen birisiyimdir eğer baktıysanız yazının başlarında da bunu belirttim ve bu yazdığım tek siyaset ayzısı .
    ben sadece özgür bir ülke de yaşıyorsak herkes kullanması gereken yere kadar özgürlüklerini kullanmalıdır diyorum …

  13. Burak, Özgürlük özgürlük bir zamanlar nasıl başörtülü zihniyet Mahir’i ve onun arkadaşlarını astı peki bu özgürlüğün elden alınması değilmiydi..Her şey bir kenara bırakılıpta Nuray Canan Bezirgan başörtüsünü savunurken eğer kurtuluş savaşı olmasaydı ve bizler ingili,z mangası altında yaşasaydık daha özgür olurduk dinimizi daha iyi yaşardık diyorken şimdi Irak’a bir yönelip bakın o bahsedilen ingilizler camileri bombalıyor namaz kılanları birbirine tecavüze zorluyor bumu yani onların özgürlük anlayışı.
    Gelelim diğer sorunuza benim yaşım 46 ve 1980 senesine kadar kesinlikle hiç bir yerde hiç bir şekilde baş örtüsü yasaklanmış değildir. Hatta onların TSK namaz kılmaz dinsizdir söylevlerine rağmen TSK birliklerinde mescitler vardı ve oralarda cuma namazları ifşa edilirdi. ama bu namazlar görevleri aksatmaya başlamıştı Yunanistan hava sahamızı işgal ederken Uçakların kalkışından sorumlu olan personel cuma namazında olduğu için gecikmeli kalkışlar oluyordu. Vatan savunmasımıdır yada namazmıdır sizce.
    Hala TSK da oruç tutulur ve sahurda oruç tutan mehmetçiklere karavana çıkarılır.
    Yani sizlere anlatılanlar yada sizin duyduklarınız yanlış hiç bnir zaman hiç kimsenin özgürlüğü kısıtlanmamıştır. Taki ne zamana kadar Şevki YILMAZ’lar ve bunun gibi düşünenler çıkıpta Atatürk’e küfredip keşke kurtuluş savaşını başlatmasaydı diyene kadar ve bağlam şeklini bir siyasi simgenin yani hizbullah simgesinin sınırları ile hareket edene kadar. bunada kusura bakmayın özgürlük istemek değil vatanı bölmeye çalışmak denir. Bunun PKK’dan ne farkı var peki. Ha onlar Ha PKK. İkiside vatanı bölmeye çalışan grup militanları..
    Sizce özgürlük Vatan topraklarının satılması yada bölünmesimidir. O zaman dedelerimin kurtarmak için akıttıkları kanların hakkı nerede.

  14. @ Kenan Gürler : Bakın o kadın büyük ihtimalle bir provakasyon yapmak amacıyla oraya çıkarılmıştır. Yazıda da söylediğim gibi o tartışma gecesin de de birand denen şahıs hep uç noktalardaki insanları getirmişti , orda bağırıp şeriat getirilecek gibi sözler sarf eden genç provokatör değilde nedir ? yani bu televizyonda olanlar sadece halkız sizin benim gibi insanları bir birine düşürmektr. o yüzden onların sözlerini sakın halkın söylemek istedikelridir diye anlamayın (anlamasınlar)
    Bakın tekrar söylüyorum burda benim söylediklerim ile sizin söyledikleriniz bir değil aynı şey değil !
    ben diyorum ki BİR İNSAN GİYİMİ DOLAYISIYLA HAKARINDAN MAHRUM EDİLEMEZ EDİLMEMELİDİR. Bu kadar basit !
    Yaşca zaten benden büyük olduğunuzu da belirtmişsiniz hürmet ederim ama taaa o zamanlardan beri üniversitelerde yasak değil mi? işte benim demek istediğim o yani tsk da namaz falan olayları zaten benim bilgim içinde olamaz çünkü daha askerlik bile yapmış değilim (yaşım 19) .
    Tekrar söylüyorum insanlar giyim ve ya başka insanların haklarını kısıtlamayacak nedenlerden dolayı haklarından mahrum edilmemelidir…

    Peki ben de size soruyorum !
    Üniversitenin kapısına kadar el ele kol kola giren biri örtlü biri açık (bu tabirler ayırım için kullanılıyor yoksa ikiside insan ! ve aynı değere sahip) iki genç kız oraya kadar her şey normalken okulun kapısından içeri girdiğinde mi sorun çıkacak ? Dışarda değil de içerde mi sorun lacak. Eğer öyle bir şey olsaydı dışarda da bu insanlar bir birinden ayrı olurdu ve ayırımcılık o zaman ortaya çıkardı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir