Tico’lu Balıkçı ve Wall Street Analizcisi

Hayatta ne istediğimizi iyi bilip ona göre hareket etmemiz lazım. Hırs kısmen iyi bir şey olabilir, bir yerden sonra gözlerimizi kör ederse ne istediğimizi unutup amaçsızca yaşamamıza neden olur. “Ne istediğin, ne için çalıştığın ve ne için yaşadığına” ilişkin çok beğendiğim bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim. Gerçekten çıkarılması gereken çok fazla ders olduğuna inanıyorum.

Amrikalı bir işadamı kıyıdaki bir Kosta Rika köyünün rıhtımındayken küçük teknesiyle bir balıkçı yanaşıyormuş. Teknenin içinde birkaç iri ton balığı varmış.

Amerikalı, balıkçıya balıklarının kalitesinden dolayı iltifat etmiş ve onları tutmasının ne kadar sürdüğünü sormuş.

Balıkçı “az vaktimi aldı” demiş. Amerikalı neden daha fazla denizde kalıp daha fazla balık tutmadığını sormuş. Balıkçı ailesinin şimdiki ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek kadar balık tuttuğunu söylemiş.

Amerikalı sormuş, “Peki zamanının geri kalanını ne yapıyorsun?”

Balıkçı cevap vermiş, “Geç saate kadar uyuyorum, biraz balık tutuyorum çocuklarımla oynuyorum, karım Maria’yla siesta yapıyorum, her akşam köye gidip şarap içiyorum ve arkadaşlarımla gitar çalıyorum. Çok yoğun ve dolu bir hayatım var senor.

Amerikalı dudak bükmüş, “Ben bir Wall Street  yöneticisiyim ve sana yardım edebilirim. Balık avlamaya daha fazla zaman ayırmalısın, daha büyük bir tekne almalısın ve bir de internet sitesi açmalısın. Ulaşılabilir bir ilerleme planı birkaç tekne için sermaye kazandırır. Sonunda balıkçı teknelerinden bir filon olur. Tuttuğun balıkları aracıya satmanktansa, onları işleyenlere doğrudan satarsın ve sonunda kendi konserve fabrikanı açarsın. Ürünü, işlenmesini ve dağıtımını kontorol edersin. Bu sahil kasabasından ayrılıp San Jose, Kosta Rika ve sonrada Los Angeles, en sonunda da New York’a taşınman gerekir. Burada işlerin bir kısmını üçüncü parti müşterilere yaptırman gerekir ki genişleyen işletmeni dikey pazarda yönetebilesin.”

Balıkçı sormuş, “Ama senor tüm bunlar ne kadar zaman alacak?”

“15-20 sene.”
“Ya ondan sonra senor?”

Amerikalı gülmüş ve demiş ki, “Bu en iyi tarafı. Doğru zaman geldiğinde şirketini halka arz edersin ve şirket hisselerini halka satıp çok zengin olursun. Milyonlar kazanırsın.”

“Milyonlar mı, senor? Peki ondan sonra?”

Amerikalı şöyle demiş, “Sonra emekli olursun, geç saatlere kadar uyuyabileceğin, çocuklarınla oynayabileceğin, karınla siesta yapabileceğin şarap içerken arkadaşlarınla gitar çalabileceğin bir köye yerleşirsin.

Alıntı: “Büyük Markalar, Büyük Hatalar – Jack Trout – (Sayfa: 195-196)

“Tico’lu Balıkçı ve Wall Street Analizcisi” için 6 yorum

  1. Hikayenin devamı da var ben devamını getireyim isterseniz :);

    Balıkçı şöyle cevap vermiş;
    madem yine aynı hayata geri döneceğim neden bu kadar zaman kendimi yıpratayım ki, ben zaten şu an sizin hedefinizdeki şeyi yapıyorum. 😀

  2. Güzel yazı olmuş. Bloğunuzdaki diğer yazılara da bakıp okuyacağım şimdi. Vakit ayırıp yazdığınız için teşekkür ederim. İyi çalışmalar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir