Bildiğiniz gibi neredeyse 20 gündür memlekette keyif yapıyordum.İlk hafta üniversiteyi ekelim ne olacak diye keyif yapıyordum. Bu keyif bittikten sonra Kocaeli Üniversitesinde okuyan arkadaşım Metin Özhan ile yola çıkmak için bilet aldık. Buralar çok iyi güzel ama tv de haberleri ve hava durumunu izledikten sonra bu güzel görüntü biraz değişti.Her ne kadar ben ciddiye almasam da (hiç yolda kalmamışım ki!) içimde bir şeyler oldu. Ya yolda kalırsak? . Neyse güzel bir veda ile yola çıktık. Hiçte korktuğum gibi bir şey yoktu ! Yollar tertemiz hava açık bir şekilde ilerliyorduk….
İşte ne olduysa yolculuktan 10 saat sonra başladı. Saat gece 2 civarı Aksaray‘ın çıkışında dinlenme tesisinde (zorunlu) mola vermemiz ile başladı. Yani meğerse zorunluymuş.(polisler yollar çok buzlu diye izin vermemişler).
Orda her mola yerinde durduğumuz gibi ortalama 30 dk. durup yola devam ederiz diye beklerken etraftaki konuşmalar kulağımıza gelmeye başladı.
Sabaha kadar burda mı kalacaz?
Artık sabah yola çıkarız … gibi konuşmaları duyunca şok oduk. Ve tesiste turlamaya başladık.
Yani uzatmaya gerek yok tam 8 saat tesiste kaldık !!! .
Bunun yarısını tesisi turlayarak diğer yarısını da otobüste uyumaya çalışarak! geçirdik.
Neyseki sonunda yola çıkabildik. Çıktık ama 2 saat sonra tekrar trafik sıkışılığı (Tabi neden yine buzlanma ve kar) nedeniyle yolda kalacağımız kimin aklına gelirdi ki! Bu defa tesis yok sadece buz gibi hava ve otobüs var. İşte o sıkışıklığkta 2.5 saatte tam olarak 9 km. ilerleyebildik. Dayanamayıp arkadaş ile berabner otobüsten indik karda yürümeye başladık. (Amaç yolu açmak 🙂 ) 1 km’ye yakın yürüdük ki bu önümüzdeki kuyruktu. Trafiğin aşına yetişince yavaş yavaş yollar açıldı (bizim sayemizde 🙂 ) hemen geri otobüse doğru koşmaya başladık.Otobüse yetişip mutlu haberi verdikten sonra yola koyulduk. Buzlu yol nedeniyle yavaş yavaş gitsekte yinede gidiyorduk.Yolda gördüğümüz kazalarda korkumuzu daha fazla arttırdı. Yani çarpışanlar mı desem , takla atanlar mı desem bilemiyorum ! Çok korktuk diyebilirim…
 Neyse yol tıkana-açıla Ankara’ya kadar gitti tabiki de başkent farkı ile yollar açık trafik yok. Burda rahatlıkla ilerledik. En tehlikeli yerlerden biri olan Bolu yolundan da sağ salim çıktık. Ve kocaeli’ye yetiştik. Tabi yolcuların çoğu İstanbul’a kadar bu çileye devam edeceklerdi.
İşte bunca olaydan onra 19-20 saatlik yolu 36 saatte geldik. Hayatımın en uzun yolculuğunu yapmış oldum böylece. 🙂 . Ama oturmaktan neredeyse koltuğa yapışacaktık.
Sağ salim yetiştik sonuç olarak…

9 thoughts on “36 Saat yol mu ?

  • 19 Şubat 2008 at 22:20
    Permalink

    Valla böyle zamanlarda tehlikeli otobüsle yolculuk falan. Neyse ucuz atlatmışsın, yine de geçmiş olsun.

  • 20 Şubat 2008 at 21:24
    Permalink

    Kazasız belasız varmışsınız ya ona da şükretmek lazım :))

    Benim böyle bir otobüs maceram ne yazık ki hiç olmadı 😛

    Bir tren maceram var ama o da sadece 18 saatlik 🙂

    Rekor sende sanırım 😉

  • 22 Şubat 2008 at 00:15
    Permalink

    Ço sağolun arkadaşlar. Sonunda sağ salim dönebilmem en güzeli 🙂 ..
    Evet Ümit abi rekor bende galiba hehe 🙂 …

  • 22 Şubat 2008 at 23:51
    Permalink

    gecmıs olsun burak abi…

  • Pingback: Günlük, Güncel, Teknolojik » 1 Yıl olmuş, Pek de iyi olmuş »

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir