Türkiye’de E-ticaret Şirketlerinin Dikkat Etmesi Gereken Önemli Noktalar

4 Ekim Perşembe günü Türkiye internet sektörü için oldukça önemli bir gündü. Webrazzi ekibinin düzenlediği ve sanırım Türkiye’de, internet odaklı şu ana kadar yapılmış en büyük organizasyona imza atıldı.

Katılımın oldukça yoğun olduğu bu organizasyonda comTalks ekibi olarak bizde yer aldık ve oturumları yakından takip etme imkanı bulduk.

Benim takip ettiğim oturumlar e-ticaret odaklı oturumlar oldu. En keyif aldığım oturum ise Accel Partners’a bir kaç önce katılan Philipper Botteri’nin Türkiye için hazırladığı sunum oldu.  Okumaya devam et “Türkiye’de E-ticaret Şirketlerinin Dikkat Etmesi Gereken Önemli Noktalar”

İnternet Şirketlerinin Televizyon Reklamı Vermesi!

Türkiye’de internet sitelerinin televizyon reklamı vermeleri 2005 yılına dayanıyor. Ebay gibi bir devi örnek alarak ilerleyen Gitti Gidiyor, 2005 yılında ilk televizyon reklamlarını yayına alıyor. Zaten bilindiği gibi 2007 yılında da Ebay, Gitti Gidiyor ile ortaklık imzaladı.

2000 yılından beri medya devi Doğan Holding’e bağlı olan Hepsiburada ise 2007 yılında reklam çalışmalarına başlayarak düşük maliyetli reklamlar sayesinde büyük bir avantaj elde etmiştir. Sonrasında da Sahibinden.com gibi büyük şirketler de reklam çalışmalarına başladı ve böylece internet şirketlerinin televizyon reklamı harcamaları büyük boyutlara ulaştı. Bu durum, tüm dünyada bu şekilde ilerlediği için olması gerekenler oldu diyebiliriz.

Google gibi büyük internet devleri bile televizyon reklamı harcamalarından kaçınmıyorlar. Google, televizyon reklamlarına, 2009 yılında 6 Milyon dolar gibi bir bütçe ayırırken bu rakam 2010 yılında 70 Milyon dolar civarında olmuş. Yani 1 yılda televizyon bütçesi 10 kattan daha fazla artırılmış.

E-ticaret siteleri ve büyük şirketler için durum bu iken 2009 yılından beridir Türkiye’de inanılmaz bir hızla büyüyen private shoping sitelerinin televizyon konusunda yapacaklarını merak edip duruyorduk. Çok büyük dijital medya planlama bütçeleri bulunan Markafoni, Trendyol, Morhipo, Limango gibi şirketler televizyon konusunda uzunca bir süre sessiz kalmayı tercih etti. Bu sessizliği ise 19 Eylül 2011 tarihinde ilk televizyon reklamını yayınlayan Markafoni oldu.

Okumaya devam et “İnternet Şirketlerinin Televizyon Reklamı Vermesi!”

E-Ticaret Sektöründe Başarılı Olmak için 8 Önemli Nokta

E – Ticaret sektörü, genel olarak tüm hizmet sektörlerinde olduğu gibi müşterileri memnun etme temeline dayanan bir sektördür. Bu nedenle tüm odağı “müşteri memnuniyeti” olan şirketler başarıya ulaşmaktadırlar. Peki bu başarıyı yakalamak için nelere dikkat etmek gerekir?

Aktif bir e – ticaret müşterisi olarak benim için en önemli maddeleri sıralıyorum:

  • Fiyat: Bir e – ticaret sitesinin müşterilerini memnun edebilmesi için en öncelikli konu fiyattır. Fiyatlar, diğer e – ticaret sitelerinden daha uygun ise bu çok ciddi bir geri dönüş sağlayacaktır, müşteri bağlılığını da arttıracaktır.
  • Güvenlik: Ülkemizde, internet sektöründe hala beklenen güven ortamı sağlanabilmiş değil. Bunun en büyük nedeni ise e – ticaret sektörünün Türkiye’de olgunlaşmaya başladığı dönemde ortaya çıkan dolandırıcılar. Zaten sanal bir ortamda gerçekleşen bu alışveriş olayında güven sağlamak zor bir şeydi, artık çok daha zor. Son 2 yılda güven ortamı sağlanmış olsa bile hala çok büyük tedirginlikler yaşandığına şahit oluyorum. Okumaya devam et “E-Ticaret Sektöründe Başarılı Olmak için 8 Önemli Nokta”

Facebook Reklamı Vermek ve Satışlar

Dijital medya planlamanın en önemli ayağının Google reklamları olduğunu düşünenlerdenim. İnternet dünyasında yapılacak olan reklamlarda mantıklı ve iyi analiz edilmiş reklamlar verildiği zaman en iyi geri dönüşler Google reklamlarından kazanılır. Çünkü o mecrada zaten ne istediğini bilen insanlara hitap ediyorsunuzdur, o kişiler zaten sizi bulmaya gelmişlerdir. Siz, bir adım atan kişiye bir adım atarak işini kolaylaştırmış olursunuz. Bu nedenle de Google reklamları başarılı sonuçlar elde edilme oranı yüksek reklamlardır. Google’da zaten gelirinin büyük bir kısmını bu reklamlardan sağlamaktadır. Okumaya devam et “Facebook Reklamı Vermek ve Satışlar”

Türkiye E-Ticaret Pazarı Burada Buluştu

Bilindiği gibi Webrazzi E-Ticaret’12 ülkemizde E-Ticaret alanında yapılan en büyük etkinlik. Bu etkinliğe dünyanın her tarafından başarılı iş adamları ve yöneticilerinin katılımı ve tecrübe paylaşımı sektörün gelişimine katkı sağladı.

comTalks yazarı olarak bende başarılı geçen E-Ticaret’12’ye katılma fırsatı buldum. Yurtiçi ve yurtışından pek çok tecrübeli isiminde katıldığı bu etkinlikte katılımcılar networkunu geliştirme şansını yakaladı. Okumaya devam et “Türkiye E-Ticaret Pazarı Burada Buluştu”

Pinterest Üzerine

  • Pinterest, 2010 yılı başında kurulmuş bir internet girişimidir.
  • 2011’in 9. ayından itibaren zaten arktan kullanıcı sayısı, artan bir ivmeyle 2011’in son aylarında 7 milyona ulaşmıştır.

Bu internet sitesinin popülerleşmesinde ki en büyük etken daha önce de bir çok internet projesinde gördüğümüz gibi davetiye usulü ile yayına başlamış olması diye düşünüyorum. Tabi bu şekilde yayına başlayıp da başarısız olan bir çok girişim de yok değil! Burada en önemli konunun davetiye sistemi yani davetiyelerin bulunma zorluğu diyebiliriz. Benzer bir sisteme sahip Fffoud’un bu derece popülerleşememesinin en büyük nedenlerinden biri de budur diyebiliriz.

Okumaya devam et “Pinterest Üzerine”

İnternet Reklamları Yapın Ama Önce Kullanılabilirlik!

İnsan ile etkileşimin olduğu her sektör artık internetten faydalanıyor. “internetin yaygınlaşmasıyla…” diye başlayan cümleler kurmaktan uzaklaşıyoruz. Şirketler, kurumlar, kişiler, bir şekilde “insan” ile iletişimde olması gereken, etkileşimde olması gereken herkes internete para harcıyor. Çünkü, insanlar artık her şeye internetten ulaşmaya çalışıyor. “Düğün fotoğrafçısını internetten araştırarak seçiyor, yemek yiyeceği lokantayı internette yer alan yorumlar doğrultusunda belirliyor, kıyafetlerini internetten alıyor, yola çıkmadan önce internete bakıyor, her türlü biletini internetten satın alıyor…” Uzattıkça uzatabiliriz bu listeyi. İkili etkileşimin olduğu her alana ikinci kişi olarak interneti koyabiliriz. Bu her iki taraf için de geçerli.

Durum bu kadar etkili, bu kadar büyük bir hale geldiği için de internete harcanan paralarda artmaya başlıyor. Bu rakamlar sektörden sektöre çok değişiklik gösterebilir ama hemen her sektör artık internete yatırım yapıyor. Bu yatırımların en temel iki nedeni olduğunu düşünüyorum.

1- Bilinirliği arttırarak gelir elde etmek.

2- Direkt olarak satış rakamlarını arttırarak gelir elde etmek.

Her iki durumda da ana amaç doğal olarak para kazanmak. Fakat ikisi arasında önemli bir fark bulunuyor. Bilinirliği arttırarak gelir elde etmek için çok ciddi bir efor harcamaya gerek yok. Basit bir internet sitesi, blog sayfası ile kendinizi anlatabilir ve gerekli bilinirliği sağlayabilirsiniz. Ama direkt olarak siteniz üzerinde işlem yaptırarak gelir elde ediyorsanız reklam harcamalarından önce yapmanız gereken daha önemli şeylerin olduğunu bilmeniz lazım.

Kullanıcı Dostu Siteler

-Kullanıcıların bir siteye girdikten sonra hemen çıkma oranı 10 sn bile sürmeyebiliyor. Bu nedenle potansiyel müşterilerinizi ilk önce sitenizde tutmanız gerekiyor. Bunu yapabilmek içinde şık bir tasarıma sahip bir internet sitenizin olması gerekiyor.

-Şık bir internet sitesi yaptınız ama o kadar jan janlı yaptınız ki site açılmıyor! Bu da kullanıcıların kaçması için önemli bir neden. Sitenizin hızlı açılmasını sağlayın. Şık bir şey yaparken sadeliğinizi de korumaya çalışın.

-Çok şık ve sade bir siteye sahip oldunuz. Çok da hızlı açılıyor fakat kullanıcılara hala mesaj veremiyorsunuz! Sitenizi veya sisteminizi kullanıcıların dikkatini çekebilecek şekilde 1-2 cümle ile hatta yapabiliyorsanız daha kısa bir şekilde yapın. Bu sayede ziyaretçi doğru  yere geldiğini anlar ve hemen çıkmak yerine biraz daha dolanmak ister.

-Her şey güzel gidiyor, kullanıcılar siteye giriyor, doğru yerde olduğunu anladığı için gezmeye devam ediyor hatta artık sona yaklaştı ve aksiyon alacak. (Sitenizin dinamiğine göre size kazanç sağlayacak olan işlemi yapacak) Ama bir anda siteden çıktı gitti! Evet, en önemli kısım bu. Çünkü e-ticaret sitelerinden yola çıkacak olursak sepeti doldurup, alışverişi tamamlamadan çıkan kullanıcı oranı oldukça fazla. Bu nedenle, bu kullanıcıların neden çıktığını, tamamlaması için neler yapmanız gerektiğini araştırmanız gerekiyor. Burada en önemli şeylerden biri ödeme sayfasının kullanılabilirliği. İnternetten alışveriş yapmamızın en önemli nedeninin “rahatlık” olduğunu düşünecek olursak kullanıcıyı zora sokan, kötü bir ödeme sayfası, o kullanıcıyı kaçırmamız için çok önemli bir nedendir. Bu nedenle ödeme sayfanız mümkün olduğunca basit, kullanışlı ve açıklayıcı olmalıdır. Kullanıcıların kafasında herhangi bir soru işareti kalmadan işlemi tamamlamalarını sağlamanız gerekir.

-Ödeme sayfanıza gelene kadar kullanıcılarınızın adımlarını takip edin, kim nerede neden çıkmış tespit etmeniz için çok yararlı olacaktır. Hatta sepeti doldurduktan sonra giden kullanıcılara ulaşma imkanınız varsa ulaşın (arayın, mail atın…) nedenini sorun, yardımcı olmaya çalışın. Bu hareketiniz kullanıcıyı kazanmak adına çok yararlı olacaktır.

Artık sade, açıklayıcı, kullanıcı dostu bir arayüze sahip bir internet siteniz var. Bu site üzerinden elde ettiğiniz gelir oranını arttırmak için reklam harcamalarına başlayabilirsiniz. Bu reklam harcamaları, yukarıdaki düzenlemeleri yapmadan yapacağınız harcamalardan çok daha fazla getiri sağlayacaktır. Bunu çok net görebilirsiniz. WordStream‘in yayınladığı, Google’ın reklam verenleri ile ilgili raporu mutlaka inceleyin. Bu raporda, her yıl internet reklamlarına milyonlar harcayan markaların nasıl internet sitelerine sahip olduklarını inceleyin. İnternet sektörüne meraklıysanız zaten bu şirketlerin kullanıcılarına yönelik yaptığı çalışmaları, başarı öykülerini de zaten biliyorsunuzdur.

Hepinize bol kazançlar!

Online ve Mobil Alışveriş Trendi

Bu arada 5 Ocak günü saat 15.00’de comTalks ekibi olarak Blog Ödülleri ödül töreni için Point Otel Barbarosda olacağız. Halk oylaması sonucu ilk 10 blog arasına girmeyi başaran blogumuzun bugün aldığımız güzel haberle jüri oylaması sonucunda da ilk 3′ e kaldığını öğrendik. Kaçıncı olduğumuzu ise sizinle beraber ödül töreninde öğreneceğiz.

Bu hafta İAB-Türkiye‘nin “Online ve Mobil Alışveriş Trendi” konusunda yaptığı araştırmanın sonuçlarına değineceğim. Bu araştırma, zaten 2011 yılının en gözde iş kolu olan e-ticaret dünyasıyla ilgili detaylı bilgi veriyor. Bu araştırmada Türkiye’de yer alan 12 yaş üzeri 24.773.323 internet kullanıcısının %86’sı yer alıyor.

Arştırmaya dahil olan kullanıcıların %45’i lise ve üstü eğitim seviyesine sahip. Online alışveriş yapanların %40’dan fazlası AB ses grubuna dahil, lise ve üzeri eğitim seviyesine sahip kişilerden oluşuyor. Bu kişilerin daha çok 25-34 yaş aralığında olmasını ise ben kuşak farkına ve ailelerin çocuklarına kredi kartı vermemek için mümkün olduğunca direnmelerine bağlıyorum.

Online alışveriş yaparken en çok kullanılan ödeme sistemi ise %77.28 ile kredi kartı oluyor. Hem kolay kullanılabiliyor olması hem de gerçek hayatımızda da önemli bir yeri olan kredi kartları bu alanda da ilk sırada yer alıyor. Kredi kartlarını %19.31 ile kapıda ödeme, %16.92 ile havale/eft takip ediyor. Ödeme sistemlerinden en çok dikkatimi çeken mobil ödeme sistemleri oldu. 2012 yılında ciddi bir artış beklenen mobil ödeme sistemleri şimdiden %3.34 gibi bir orana sahip olmayı başarmış.

Mobil olarak yapılan alışverişlerde de en çok kullanılan ödeme sistemi %64.09 ile kredi kartı. Mobil alışverişte en önemli değişiklik ise mobil ödeme sisteminin de 3 kart artarak %9.39 gibi bir orana yükselmesi 2012 yılı için heyecanımızı arttırmaya yetiyor. Raporun detaylarını mutlaka inceleyin.

Daha önce de dediğim gibi, e-ticaret dünyası kadınların da katılması ile birlikte çok hızlı bir şekilde büyüdü. Bu büyüme 2012 yılında da hızla devam edecek. Bu büyümeye eğitim seviyesinin artması da ciddi bir katkı sağlayacaktır. Hala internette yapacakları alışveriş sonrası dolandırılacaklarına inanan insanların sayısı azımsanmayacak kadar az. Aslında korkmakta pek haksız da sayılmazlar çünkü bu amaçlarla kurulan sitelerin sayısı da maalesef fazla. Bu nedenle bu alanda da verilen eğitimlerin artması gerekiyor.

E-ticaret de satış sayılarının artmasını sağlayacak en büyük etkenlerden biri de bildiğiniz gibi kullanılabilirlik. Ödeme sistemlerinin daha kolaylaştırılması (Bankalar burada çok önemli bir rol oynuyor) alışveriş sitelerinin ödeme sayfalarını daha da basitleştirilmesi bu trendin büyümesini hılandıracaktır. 2012’nin de yaklaştığı bu günlerde yılbaşının etkisini de ölçebilmek adına büyük alışveriş sitelerinin birer rapor yayınlamasını isterdim. 2012’nin e-ticaret sektörüne neler getireceğini hep beraber göreceğiz.

#2012tahminleri – 2012 Yılı Beklentilerim

Twitter’da, 2012 yılı için beklenen #2012tahminleri etiketi bugün patladı ve popüler konularda en üst sıraya yerleşti. Her kullanıcı ilgilendiği konularda tweet’ler atmaya başladı. Ben de 2012 yılı ile ilgili bir kaç tahminde bulundum. Bu tahminlerin sadece tweet olarak kalmasına gönlüm razı olmadı ve bu nedenle bu tahminlerimi bir blog yazısına dönüştürmeye karar verdim.

2012 yılı tahminlerim tabi ki içinde bulunduğum internet sektörüne yönelik. 2012 yılının bizlere neler getireceği konusunda 5 paylaşımda bulundum.

1- Yeni girişim modellerinden çok (grup, özel alıveriş gibi) e-ticaret hacminde meydana gelecek artışı konusacağız.

2010 ve 2011 yılı özellikle e-ticaret alanında bir çok yeni girişime ve bu girişimlerin inanılmaz bir şekilde büyümesine sahne olmuştu. 2012 yılında ise bu yeni girişimlerin de etkisiyle e-ticaret hacminde inanılmaz bir büyüme meydana gelecek. Yani 2011 yılı sonunda netleşecek olan e-ticaret istatistiklerini, özellikle satış anlamında ikiye katlayacağımız bir yıl olacak. Böyle düşünmemde ki en büyük etken kadınların e-ticaret alanına girmesiyle meydana gelen hızlı yükseliş. Bu yükseliş bu sene rakamlara yansımış olsa da önümüzdeki yıl yansımalarını çok daha net göreceğimize inanıyorum.

2- 2012’nin yıldız kişileri, e-ticaret ödeme sistemleri konusunda gerçek inovasyon yapacak kisiler olacak.

E-ticaret’in daha hızlı büyümesinin önünde ki en büyük engelin ödeme sistemlerinde ki zorluklar olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz günlerde takipçilerim, ödeme sayfalarını en çok beğendiğiniz e-ticaret siteleri hangileri diye sormuştum ve gelen cevaplarda yer alan sitelerin bile yeteri kadar kullanışlı ödeme sayfalarına sahip olmadığını gördüm. 2012 yılında bankalar ile ortak yapılacak çalışmalar sonucu bu sayfaların daha da kolaylaştırılması sağlanacak diye düşünüyorum. Bunu yapanlar büyük alışveriş siteleri de olabileceği gibi girişimciler de olabilir. PayPal, ülkemizde bir türlü yaygınlaşamasa da iPara’nın da sektöre dahil olmasıyla birlikte bu tarz ödeme sistemlerinin ve getirecekleri kolaylıkların daha fazla duyulacağına inanıyorum. Ödeme yapıları kolaylaştığı takdirde e-ticaret hacminde gözle görülür bir artış meydana geleceğine eminim. Umarım 2012 yılı, bu problemin çözüldüğü yıl olur.

Okumaya devam et “#2012tahminleri – 2012 Yılı Beklentilerim”

İndirimlerden Yararlanma Motivasyonunuz Nedir?

Trend Watching Kasım 2011 tarihli raporunda İnternet kullanıcılarının indirimlerden yararlanma motivasyonunu detaylı bir şekilde ele aldı. Online alışveriş, kişisel fırsatlar ve kullanıcı alışkanlıkları konusunda yakın zamanda daha fazla paylaşımda bulunacağım için çok beğendiğim bu yazının ilk bölümünü sizinle paylaşmak istiyorum. Yazının tamamını, örnekleri mutlaka okuyun.

Tüketiciler için fırsatlardan yararlanmak neden bir yaşam tarzı, gurur duyulacak bir şey haline geldi.

PRICING PANDEMONIUM (FİYAT CURCUNASI) fenomenine daha önceki trend bültenlerimizde kısaca değinmiştik. Ancak markaların her geçen gün tüketicilere promosyon ve fırsat teklifleri sunmanın daha yeni ve inovatif yöntemlerini keşfettiği ve tüketicilerin de bu fırsatlara karşı tutum ve tepkilerinin farklılaşmaya başladığı şu günlerde bu konuya tam bir bülten ayırmanın tam zamanı.

Her geçen gün daha da yaygınlaşmakta olan bu fırsat teklifleri ekonomik krizin kısa dönemli bir göstergesi falan değil. Biz tam aksine DEALER-CHIC’in daha uzun süreler geçerliliğini koruyacak bir fenomen olduğunu düşünüyoruz:

DEALER-CHIC | Tüketiciler fiyat indirimi ya da hediye gibi avantajlardan her zaman hoşlanmışlardır. Eskisinden farklı olan şey şu, artık indirim peşinde koşmak veya pazarlık yapmak saklanacak bir şey olmaktan çıkıp, toplum tarafından onaylanan, neredeyse takdir edilen bir davranış haline geldi. Fırsatları takip etmek tüketicilerin gelecekte de günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürecek gibi görünüyor. Zira tüketiciler için fırsatları takip etmek salt ekonomi yapmanın ötesinde, heyecan, kovalamaca, kontrolde olmak, zeki görünmek ve bu sayede statü elde etmek gibi amaçlara da hizmet etmekte.

Yakın gelecekte tüketimin tamamının indirimli ürün ve hizmetlerden oluşacağını iddia etmiyoruz elbette. Ancak, statü odaklı tüketiciler (yani tüm tüketiciler 😉 için, indirim ve fırsatlardan sonuna kadar yararlanmak artık kaba saba veye utanılacak bir şey olmaktan çıkıp gayet akıllıca bir davranış olarak algılanmaya başlamış durumda.

Aslında, DEALER-CHIC trendi tüketim alanındaki uzun dönemli büyük değişimlerin yansımalarından sadece bir tanesi: Bir yanda uyanık tüketicilerin daha fazla seçenek istemeleri, daha yüksek beklentilere sahip olmaları ve artan kontrol talepleri, diğer yanda deneyimli tüketicilerin markalarla olan ilişkilerindeki hayranlık ve bağlılık unsurlarının azalmaya başlaması fenomeni var.

DEALER-CHIC trendinin önümüzdeki yıllarda giderek daha da önem kazanacak olmasını açıklayan nedenlerden sadece üçü şunlar:

  1. DAHA AZ PARAYA DAHA ÇOK DENEYİM: Gelişmiş ülkelerdeki nüfusun harcamak için şu anda geçmişe kıyasla daha az parası olabilir, ama bu durum, dünyanın neresinde olursa olsun tüketicilerin daha fazla deneyim peşinde koşmaya devam edeceği gerçeğini değiştirmiyor.
  2. KULLANILAN ARAÇLARIN YARATTIĞI MOTIVASYON: Tüketiciler şu anda fırsatlardan haberdar olmak, fırsatlardan yararlanmak ve fırsatları diğerleriyle paylaşmak için yeni (dolayısıyla onlara sonsuz derecede heyecan verici ve çekici gelen) teknolojileri kullanmaktalar.
  3. İYİNİN DE İYİSİ: Mobil veya online ulaşım sayesinde tüketiciler anlık olarak sadece fırsatların kendisine değil, söz konusu ürün ve hizmetlerden daha önce yararlanmış tüketicilerin değerlendirmelerine de ulaşabiliyor. Bu sayede tüketiciler ödedikleri paranın karşılığında iyinin de iyisi ürün veya hizmet almayı garantilemiş oluyorlar.

Artık kullanıcılar sadece indirimli bir şeyler almakla motive olmuyor, kullanıcılara farklı deneyimler sunmak, diğer insanlardan farklılaşmalarını sağlamak indirimli alışveriş dünyasının çok farklı bir boyuta gelmesine neden oluyor. Yazının devamını (http://trendwatching.com/tr/trends/dealerchic/) mutlaka okuyun.