İstanbul’u Seviyorum

3 yıldır her ay bir kaç defa gittiğim, Haydarpaşa tren garına her girişimde aynı mutluluğu hissettiğim bir şehir İstanbul. İstanbul milyonlarca insan için çok farklı anlamlar taşıyor fakat aslına bakarsanız benim için öyle olağan üstü bir özel anlamı bulunmuyor. Olmasına da gerek yok zaten.

İstanbul’da ki hayatın hızı, içinde barındırdığı harika tarihi, martısı, köprüleri, sahilleri her şeyi ile zaten özel bir yer. Ayrıca özel bir şey yaşamak farklı olabilirdi belki ama bunlar bile benim İstanbul’a olan hayranlığımı arttırmaya yetiyor.

Fotoğraf bana aittir.

Öyle ki İstanbul’a adımımı atar atmaz ayrı bir dünyaya ayak bastığımı düşünüp hızına ayak uydurmaya, çevreyi izleyerek hızla hareket etmeye başlıyorum ve bu bana inanılmaz bir zevk veriyor.

Hayatımın geri kalanını İstanbul’da geçirmeyi istemem de hayranlığımın ayrı bir boyutu. Orada ki fırsatlar, değerlendirebilenler için gerçekten “taşı toprağı altın” deyimi ile örtüşüyor. En azından ben öyle görüyorum. Bu yüzden de İstanbul’u kazanmak için çalışıyorum.

Kolay kolay söyleyemem bunu ama şimdi çok rahat söylüyorum, evet İSTANBUL seni seviyorum…

Disko Kralı

Eğlenmeye otobüste başlamıştık. İzmit merkezden hareket eden otobüste önce Recep İvedik 2 izlemeye başlamıştık ama müzik isteyenler daha çok olunca müzik çalmaya başladı. İsmail Yk çalmaya başlayınca isyan etmeye başladılar. Müzik de kapatıldı ve kızlardan biri sahneye atladı, eline aldığı mikrofon ile şarkı söylemeye başladı. Mikrofon bozuk olduğu için olsa gerek ses kötü çıkıyordu ama gayet iyi eğlendik. Ne de olsa parasını vermiştik eğlenmeye çalışıyorduk (:

Kanal D binasının önünde otobüs durdu. Hep beraber medyayı eline alan Doğan grubunun araçlarını saymaya başladık (star tv, cnn türk, milliyet, kanald, posta…). Sonra güvenliğin yanına gidip Tc kimlik numaralarımız ile beraber sıra beklemeye başladık. Öğrencileri almadan şu sözleri söyledi “Programa zaten gireceksiniz bir sorun yok ama ne olur çişinizi yapın” direk olarak bunu söyledi. Herkes ilk şokunu burada yaşadı tabi. Sonra 2′li gruplar halinde içeri almaya başladılar. Ellerimize birer Disko Kralı davetiyesi verdiler, 2 kişilikti. Sonunda binaya girebildik. Güvenlik kemerimize kadar metalleri çıkarmamızı istedi ve güvenlikten sonra herkes tuvalete gidiyordu. Sonra salonda her üniversiteden öğrencinin beklediği salonda beklemeye başladık. Çok kalabalıktı herkes bir yerlerde oturmuş bekliyordu. Yavaş yavaş içeri almaya başladılar. Üniversite üniversite içeri giriyorduk ama neye göre üniversiteleri alıyorlar kimse bilmiyordu. İçeride rahat oturmak çok önemli olduğu için herkes erken girmeye çalışıyordu ama maalesef kayırma vardı gibi.

İçeri girdiğimiz zaman tribünler dolmuş bize yerdeki minderler kalmıştı. Minderlerde oturmak da tam bir işkenceydi. 2. kayırma da burada bayanlara yapıldı. Sahneye yakın rahat yerlere hep bayanlar alındı boş olan yerlere gitmek istediğimizde izin verilmedi. Çok kötü bir durumdu “hani eşitlik!“. İçerde sıkış tıkış oturmaya başladık. Her gelen öğrenciye yer bulabilmek için fazlasıyla sıkışmıştık ki küçücük salonda 750 kişi vardı. Oturma yerlerini düzenleyen adam da güvenlik görevlisi gibi ilk olarak çiş mevzusunu açtı. “Ne olur çişinizi yapın” diyordu (: …

Sahne bizim şansımıza değişik dizilmişti. Her zaman ki yuvarlak masa yoktu bu yüzden biraz kötü oldu konuklara uzak kaldık. Sahne görevlisi pankart getirenlerin pankartlarını kontrol etti neye göre bakılıyordu bilinmez ama bazı pankartları topladılar.

Program başlamadan önce Okan Bayülgen geldi. Bazı açıklamalar yapmaya başladı. Sahnede konuklar hazır başlayacakları için bizden “sakın yeni gördüğünü belli etmeyin vuuuuv falan yapmayın” dedi. Sonra program gidişatını anlatmaya başladı, kim gelecek ne olacak falan dedi. Program Yusuf Hayaloğlu vefat ettiği için duygusal olacaktı, Okan da “program duygusal bir program olacak” deyince herkes “aaaa” yaptı. Bunun üzerine Okan “tamam merak etmeyin ben her 15 dakika da bir size pipimi göstereceğim” diye bir espri patlattı ki ortalık yıkıldı. Sonra minderlerde oturanlar için “ayaklarınız kıçınıza kaçabilir ama bir şey yapamayacaksınız ona göre” diye uyarıda bulundu ve maalesef haklıydı. Tabi bunlar sahne arkası siz bilmezsiniz (: … Okumaya devam et “Disko Kralı”

Nemrut Dağı Resimlerim – Adıyaman

Bildiğiniz gibi bu yaz tatilim çok hareketliydi. Bir çok ili gezdim, blogcularla buluştum, motor kazası geçirdim falan filan… İşte bu geziler sırasında Adıyaman gibi şirin bir ilimiz de gezme imkanı buldum. Bu güzel yerde Perre antik kenti ve Nemrut dağı ünlüdür. Perre antik kentini duymayanlar için resimlerle destekli bir yazı yazarak duyurdum. Çok da güzel oldu. Nemrut Dağını ise bilmeyen yoktur. Ama ben yine de bilmeyenlerin olduğunu varsayarak bir ufak tanıtım yazısı ve kendi çektiğim resimleri yayınlayacağım. Orda güneşin doğuşu bir harika oluyormuş ama malesef ben sadece batışını izleyebildim, tabi o da ayrı bir güzel. Fırsatı olan herkese tavsiye ederim mutlaka gezilmesi gereken bir yer…    Okumaya devam et “Nemrut Dağı Resimlerim – Adıyaman”

Adana da blog yazarları toplandık

Arkadaşlar çokgüzel bir şekilde Adana da toplandık. Bu yazıyı sadece haberiniz olsun diye yazıyorum. Fırsat bulduğum ilk anda hemen ayrıntılarıyla toplantıyı anlatıp, resimleri ekleyeceğim. Henster organizasyonu yaptı ben de sans eseri katıldım ama iyi ki katılmışım …
AYRINTILAR ÇOK YAKINDA ….
Evet işte o yakın zaman geldi çattı. Benim o muhteşem tatil planımda hiç olmayan bir şey oldu ve yolum 1 gece 2 günlüğüne Adana’ya düştü. İşte bende bunu fırsat bilip hemen Henster ile görüşmek için araştırma yaptım ve onun telefon numarasına ulaştım. Neyse işte mesaj yolladım buluşalım dedim daha güzel ir cevap aldım. Zaten Adanalı blog yazarları olarak onlar pazar günü buluşmayı düşünüyorlarmış. Benim konuştuğum gün ise cuma günüydü. Neyse işte ben cuma günü yola çıkıp Mersine gittim ondan sonra düşünüp kaşınıp bir karar verdim. Pazar günü adanaya gidiyordum… Okumaya devam et “Adana da blog yazarları toplandık”

Motor kazası ve Düğün

…Ve sonunda Hatay/Dörtyol’dayım…
Hatay’a gideceğimi zaten belirtmiştim. Düğün yaklaştıkça biz de yola koyulduk ve Hatay’a ulaştuk. Tüm teyzelerim de geleceklerdi. Çünkü düğün teyzemin oğlunun düğünüydü ve hepsinin orda olması gerkirdi. Parça parça bile olsak sonunda hepimiz aynı evde buluştuk. (7 teyze bir sürü çocuk) Sıkışarak da olsa çok güzel günler geçirdik beraber. Derken düğün günü geldi çattı. Teyzemin oğlu Dörtyol da çok iyi bir fotoğrafçı (Foto Rüya) ben de fotoğraf çekmeyi çok seviyorum o yüzden bol bol fotoğraf çekme imkanım oldu hemde profesyonel makina ile. (Nikon D80, süper bir makina) Düğün hazırlıkları yoğun bir şekilde sürerken ben ve kuzenlerim fotoğraf çekiyoruz stüdyoda bekliyoruz. Akşam oldu düğün başladı, zamanında halk oyunları eğitimi de aldığım için iyi oynarım ve hünerlerimi elimden geldiğince gösterdim kurtlarımı döktüm. Adetler biraz farklı olduğu için 2. gün öğleden sonra gelin getirildi ve yemekler yendi, tekrar halaylar çekildi düğün sona erdi. Düğünde de yine aynı makina ile bir sürü fütüğraf çektim. Resmek profesyonel fotoğrafçı oldum ya … Okumaya devam et “Motor kazası ve Düğün”

Adıyaman Perre antik kenti resimlerim

Adıyaman da olduğumu önceki yazıda belirtmiştim. İşte o şirin kentimiz Adıyaman’ın Nemrut Dağından başka güzellikleride bulunuyor. Bunlardan biri de Pirin de bulunan Perre Antik Kentidir. Burda eski çağlardan kalma bir çok anıt mezar bulunmaktadır. Anıt mezarlar dışında el emeği göz nuru mağaralar da yer almaktadır…
Burayı görmemde en büyük etken üniversiteden sınıf arkdaşım olan Bayram Kılınç. Gözünü sevdiğim üniversite hemen de işe yaradı 🙂 Onun ile beraber Adıyaman’ı gezip dolaştık, tabi onu da bekliyoruz memleketimize, çünkü bizim memleketimizde de güzelim Hasankeyf bulunuyor ve Perre’den daha iyi olduğunu düşünüyorum. Tabi perre de muhteşem bir yer. Beraber birde Hasankeyf turu yapıp sizlere resimlerle Hasankeyfi de tanıtmak isterim …
Resimler de bildiğiniz gibi beyaz tişörtlü olan ben diğeri de Bayram arkdaşımız. En çok hoşuma giden yer ise kazılar sonucu bulunan ve yerin 41 basamak (valla saydım) altına inen bir şey vardı. İşte o şeyin ne olduğuna bir karar veremedim ama sığınak olduğunu düşünüyorum. Gerçekten enteresan bir yerdi…
(Bir çok resim çektim ama en güzellerinden 15 tanesini aşağıya ekledim. Resimlere de tıklarsanız büyüyor 🙂 ) Okumaya devam et “Adıyaman Perre antik kenti resimlerim”