Mobil uygulamalarınız için fenomen pazarlaması

Mobil uygulama sahibi girişimciler için en önemli konu uygulamanın daha fazla indirilmesi. Bu konu tabi ki başlı başına bir iş kolu ve bir çok farklı çalışma modeli bulunuyor. Eğer yeni bir girişimciyseniz ve pazarlama bütçeniz az ise bu bütçeyi en etkili şekilde harcamak için farklı teknikler düşünmeniz gerekiyor.

Growth Hacking teknikleri dışında sonuç alabileceğiniz tek şey tabi ki para harcayarak reklam yapmak. (Growth tekniklerinin maliyetsiz olduğu anlamı çıkmasın sakın, detaylara girmemek için böyle tanımladım. Bunu ayrı bir yazıda detaylandıracağım.) Reklam yaparken de kullanabileceğiniz bir kaç model bulunuyor.

Reklam modellerine geçmeden önce bu yazıyı tamamen başarılı bir mobil uygulama, başarılı bir metin ve görsel/video ile reklam yaptığınızı varsayarak yazdığımı belirtmek istiyorum. Onlar iyi olmadığı zaman istediğiniz modeli deneyin, zaten başarı gelmez.

  • Google app install reklamları
  • Facebook app install reklamları
  • Instagram app install reklamları
  • Twitter app install reklamları
  • Youtube app install reklamları
  • Fenomen & influencer kullanarak reklam yapmak

En temel haliyle sınıflandırmamızı bu şekilde yapabiliriz. Twitter reklamlarını hiç bir zaman efektif bulmadım çünkü bütün deneyimlerimde hüsran ile karşılaştım. Büyük markalar dışında kullanılması çok doğru bir karar gibi gelmiyor bana. Onların kullanım amaçları da tartışılır. Instagram reklamları ise oldukça etkili olabilir ama bu konuda da daha önce Sosyalmedya.co’da bir yazı yazmıştım. Güven kazanmanız sıkıntı yaratabilir.

Bu mecraların her biri, kendi dinamikleri doğrultusunda farklı sonuçlar elde etmenizi sağlıyor. Bu mecralar ve performansları konusunda deneyimlerim doğrultusunda oldukça ilginç sonuçlarla karşılaştım.

Şu anda uygulama indirme odaklı (App install) reklamlar için en sık kullanılan reklam modellerinden biri fenomen kullanımı. Bu konuyu rahatlıkla televizyon reklamlarında ünlü kullanımı ile bir tutabilirsiniz. Artık yeni nesil için ünlü demek sosyal medya ünlüsü anlamına geliyor bu nedenle onların paylaşımları gerçekten değerli oluyor. (BBC’de yayınlanan makaleyi okumanızı tavsiye ederim.)

Ben uygulamalarım için 3 model denedim. Google Adwords, Facebook Ads ve sosyal medya fenomen kullanımını (Youtube, Instagram, Vine, Facebook, Twitter) test ettim ve sonuçlar oldukça şaşırtıcı. (Facebook’da Startup Turkey grubunda bir konu sonrası blog yazısı olarak yazmaya karar verdim.)

Fiyat performans olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki ünlü kullanımı tüm reklam modellerinden daha etkili. Yaptığınız uygulamanın türüne göre mecra ve kişi seçmeniz gerektiğini zaten tahmin ediyorsunuzdur. Yani kalkıp da bir futbol oyunun bir makyaj odaklı fenomen ile anlaşarak yaymak pek mantıklı olmayacaktır.

Fiyat performans olarak Fenomen kullanımı > Facebook > Google olarak sıralayabiliriz. Google’a para harcayarak iyi bir sonuç elde etmek artık çok zor ve çok büyük bütçeler gerektiriyor. Facebook ise maliyet olarak Google’dan daha uygun ve etkili fakat burda da gelen kişilerin hemen gitme oranları (uygulamanıza da bağlı olarak) daha fazla oluyor. Fenomenlerin tavsiyeleri, videoları, paylaşımları ise en büyük ve kalıcı etkiyi sağlıyor. Uygulamanız da başarılı ve kendini gösteren bir uygulama ise zaten devamı geliyor.

Son oyunumuz olan “Yuh” için Türkiye’de ve yurt dışından birer Youtube fenomeni ile anlaştık. Fenomen olmak için milyonlara hitap etmeleri gerekmiyor, takipçileri ile ilişkilerini takip etmeniz (özellikle yorumlar) oldukça fikir veriyor. Her video farklı bir tarzda hazırlandı birinde tamamen deneyim paylaşımı odaklıydık ve diğerinde de normal tanıtım yapıldı. Deneyim paylaşımı beklendiği gibi çok daha fazla etkili oldu. Türkiye’den çalıştığımız arkadaşımızın takipçi kitlesi ile olan ilişkisini de göz önüne alınca inanılmaz bir dönüş sağladık. (Her ikisi de bütçelerini çok kısa sürede amorti etti)

Türkiye’den Oyunbros kanalı ile yaptığımız çalışma:

Yurt dışı kitlesine hitap eden How To Man kanalı ile yaptığımız çalışma:

Özetleyecek olursak 10k ve altı bir medya planlama bütçeniz varsa ve hedef lokal pazar ise fenomenler en iyisi. 50k – 100k ve üzeri bir bütçe ile global hedefliyorsanız Facebook ve Google daha fazla etkili olabilir tabi eğer hedef ülkelerde fenomenlere erişip reklam yaptırabilirseniz o zaman kral sizsiniz. Yüksek bütçelerde reklam networklerinin etkili olma nedeni, bütçe arttıkça uzun vadede maliyetlerin oldukça düşmesi. Google’de kitlenin sevebileceği bir reklam ile büyük bütçeniz varsa maliyetleriniz oldukça düşebiliyor ve bu da sizi store’larda öne çıkan uygulamalar arasına yerleştirebiliyor ve böylece oldukça iyi geri dönüşler elde edebiliyorsunuz.

Edit: İstenmesi durumunda bazıları fatura ayarlayabiliyor. 🙂

Oldukça detaylı ve deneme-yanılma yapılarak çok fazla şey öğrenilebilecek bir iş kolu diyebilirim. Kısa tutmaya çalıştım. Eğer sorularınız veya eklemek istedikleriniz varsa lütfen yorum kısmını kullanarak paylaşın, cevap bulalım veya daha geniş bir paylaşıma çevirlim.

Mobil Site VS Mobil Uygulama!

Geçtiğimiz aylarda telefonumdan, abonesi olmadığım bir GSM operatörünün internet sitesine girip bazı tarifelere bakıp bir tanıdığım için bir kaç işlem yapacaktım. Yanımızda bilgisayar olmadığı için telefondan kolaylıkla yaparım diye düşünüyordum. Fakat öyle olmadı, Appstore’da birden fazla uygulaması olan bu operatörün maalesef bir mobil sitesi bulunmuyordu. Mobil uyumlu bir site olmadığı için de oldukça zorlanarak işlemleri yapmaya çalıştık.

Geniş bir açıdan bakacak olursak bu operatör, mobil dünyayı oldukça önemseyen bir firma diyebiliriz çünkü tüm mobil platformlar için özenle hazırlanmış uygulamaları bulunuyor. Ama unutulan bir nokta var ki her akıllı telefon kullanıcısının bu uygulamaları indirmesi gerekmiyor. Benim gibi abone olmayan ve herhangi bir konuda bilgi almak için gelen ziyaretçileri düşünerek mobil siteler de hazırlamalıydırlar.   Okumaya devam et “Mobil Site VS Mobil Uygulama!”

“Oyuna” Geldik! – 1

Insanlar kendilerine yeni bir dünya yarattılar. Bit ve Byte’lardan, 1 ve 0 rakamlarından oluşan bir dünya. Tabiki bizlerde bu oluşan dünyanın getirdiklerini istesek de, istemesek de kullanıyor ve faydalanıyoruz. Bir cep telefonu ile birbirimize ulaşıyor, bir navigasyon sistemi ile aradığımız evin kapısına kadar gidiyor veya internet bankacılığı ile hiç vakit kaybetmeden işlemler gerçekleştirebiliyoruz. Okumaya devam et ““Oyuna” Geldik! – 1″

Online ve Mobil Alışveriş Trendi

Bu arada 5 Ocak günü saat 15.00’de comTalks ekibi olarak Blog Ödülleri ödül töreni için Point Otel Barbarosda olacağız. Halk oylaması sonucu ilk 10 blog arasına girmeyi başaran blogumuzun bugün aldığımız güzel haberle jüri oylaması sonucunda da ilk 3′ e kaldığını öğrendik. Kaçıncı olduğumuzu ise sizinle beraber ödül töreninde öğreneceğiz.

Bu hafta İAB-Türkiye‘nin “Online ve Mobil Alışveriş Trendi” konusunda yaptığı araştırmanın sonuçlarına değineceğim. Bu araştırma, zaten 2011 yılının en gözde iş kolu olan e-ticaret dünyasıyla ilgili detaylı bilgi veriyor. Bu araştırmada Türkiye’de yer alan 12 yaş üzeri 24.773.323 internet kullanıcısının %86’sı yer alıyor.

Arştırmaya dahil olan kullanıcıların %45’i lise ve üstü eğitim seviyesine sahip. Online alışveriş yapanların %40’dan fazlası AB ses grubuna dahil, lise ve üzeri eğitim seviyesine sahip kişilerden oluşuyor. Bu kişilerin daha çok 25-34 yaş aralığında olmasını ise ben kuşak farkına ve ailelerin çocuklarına kredi kartı vermemek için mümkün olduğunca direnmelerine bağlıyorum.

Online alışveriş yaparken en çok kullanılan ödeme sistemi ise %77.28 ile kredi kartı oluyor. Hem kolay kullanılabiliyor olması hem de gerçek hayatımızda da önemli bir yeri olan kredi kartları bu alanda da ilk sırada yer alıyor. Kredi kartlarını %19.31 ile kapıda ödeme, %16.92 ile havale/eft takip ediyor. Ödeme sistemlerinden en çok dikkatimi çeken mobil ödeme sistemleri oldu. 2012 yılında ciddi bir artış beklenen mobil ödeme sistemleri şimdiden %3.34 gibi bir orana sahip olmayı başarmış.

Mobil olarak yapılan alışverişlerde de en çok kullanılan ödeme sistemi %64.09 ile kredi kartı. Mobil alışverişte en önemli değişiklik ise mobil ödeme sisteminin de 3 kart artarak %9.39 gibi bir orana yükselmesi 2012 yılı için heyecanımızı arttırmaya yetiyor. Raporun detaylarını mutlaka inceleyin.

Daha önce de dediğim gibi, e-ticaret dünyası kadınların da katılması ile birlikte çok hızlı bir şekilde büyüdü. Bu büyüme 2012 yılında da hızla devam edecek. Bu büyümeye eğitim seviyesinin artması da ciddi bir katkı sağlayacaktır. Hala internette yapacakları alışveriş sonrası dolandırılacaklarına inanan insanların sayısı azımsanmayacak kadar az. Aslında korkmakta pek haksız da sayılmazlar çünkü bu amaçlarla kurulan sitelerin sayısı da maalesef fazla. Bu nedenle bu alanda da verilen eğitimlerin artması gerekiyor.

E-ticaret de satış sayılarının artmasını sağlayacak en büyük etkenlerden biri de bildiğiniz gibi kullanılabilirlik. Ödeme sistemlerinin daha kolaylaştırılması (Bankalar burada çok önemli bir rol oynuyor) alışveriş sitelerinin ödeme sayfalarını daha da basitleştirilmesi bu trendin büyümesini hılandıracaktır. 2012’nin de yaklaştığı bu günlerde yılbaşının etkisini de ölçebilmek adına büyük alışveriş sitelerinin birer rapor yayınlamasını isterdim. 2012’nin e-ticaret sektörüne neler getireceğini hep beraber göreceğiz.

İndirimlerden Yararlanma Motivasyonunuz Nedir?

Trend Watching Kasım 2011 tarihli raporunda İnternet kullanıcılarının indirimlerden yararlanma motivasyonunu detaylı bir şekilde ele aldı. Online alışveriş, kişisel fırsatlar ve kullanıcı alışkanlıkları konusunda yakın zamanda daha fazla paylaşımda bulunacağım için çok beğendiğim bu yazının ilk bölümünü sizinle paylaşmak istiyorum. Yazının tamamını, örnekleri mutlaka okuyun.

Tüketiciler için fırsatlardan yararlanmak neden bir yaşam tarzı, gurur duyulacak bir şey haline geldi.

PRICING PANDEMONIUM (FİYAT CURCUNASI) fenomenine daha önceki trend bültenlerimizde kısaca değinmiştik. Ancak markaların her geçen gün tüketicilere promosyon ve fırsat teklifleri sunmanın daha yeni ve inovatif yöntemlerini keşfettiği ve tüketicilerin de bu fırsatlara karşı tutum ve tepkilerinin farklılaşmaya başladığı şu günlerde bu konuya tam bir bülten ayırmanın tam zamanı.

Her geçen gün daha da yaygınlaşmakta olan bu fırsat teklifleri ekonomik krizin kısa dönemli bir göstergesi falan değil. Biz tam aksine DEALER-CHIC’in daha uzun süreler geçerliliğini koruyacak bir fenomen olduğunu düşünüyoruz:

DEALER-CHIC | Tüketiciler fiyat indirimi ya da hediye gibi avantajlardan her zaman hoşlanmışlardır. Eskisinden farklı olan şey şu, artık indirim peşinde koşmak veya pazarlık yapmak saklanacak bir şey olmaktan çıkıp, toplum tarafından onaylanan, neredeyse takdir edilen bir davranış haline geldi. Fırsatları takip etmek tüketicilerin gelecekte de günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürecek gibi görünüyor. Zira tüketiciler için fırsatları takip etmek salt ekonomi yapmanın ötesinde, heyecan, kovalamaca, kontrolde olmak, zeki görünmek ve bu sayede statü elde etmek gibi amaçlara da hizmet etmekte.

Yakın gelecekte tüketimin tamamının indirimli ürün ve hizmetlerden oluşacağını iddia etmiyoruz elbette. Ancak, statü odaklı tüketiciler (yani tüm tüketiciler 😉 için, indirim ve fırsatlardan sonuna kadar yararlanmak artık kaba saba veye utanılacak bir şey olmaktan çıkıp gayet akıllıca bir davranış olarak algılanmaya başlamış durumda.

Aslında, DEALER-CHIC trendi tüketim alanındaki uzun dönemli büyük değişimlerin yansımalarından sadece bir tanesi: Bir yanda uyanık tüketicilerin daha fazla seçenek istemeleri, daha yüksek beklentilere sahip olmaları ve artan kontrol talepleri, diğer yanda deneyimli tüketicilerin markalarla olan ilişkilerindeki hayranlık ve bağlılık unsurlarının azalmaya başlaması fenomeni var.

DEALER-CHIC trendinin önümüzdeki yıllarda giderek daha da önem kazanacak olmasını açıklayan nedenlerden sadece üçü şunlar:

  1. DAHA AZ PARAYA DAHA ÇOK DENEYİM: Gelişmiş ülkelerdeki nüfusun harcamak için şu anda geçmişe kıyasla daha az parası olabilir, ama bu durum, dünyanın neresinde olursa olsun tüketicilerin daha fazla deneyim peşinde koşmaya devam edeceği gerçeğini değiştirmiyor.
  2. KULLANILAN ARAÇLARIN YARATTIĞI MOTIVASYON: Tüketiciler şu anda fırsatlardan haberdar olmak, fırsatlardan yararlanmak ve fırsatları diğerleriyle paylaşmak için yeni (dolayısıyla onlara sonsuz derecede heyecan verici ve çekici gelen) teknolojileri kullanmaktalar.
  3. İYİNİN DE İYİSİ: Mobil veya online ulaşım sayesinde tüketiciler anlık olarak sadece fırsatların kendisine değil, söz konusu ürün ve hizmetlerden daha önce yararlanmış tüketicilerin değerlendirmelerine de ulaşabiliyor. Bu sayede tüketiciler ödedikleri paranın karşılığında iyinin de iyisi ürün veya hizmet almayı garantilemiş oluyorlar.

Artık kullanıcılar sadece indirimli bir şeyler almakla motive olmuyor, kullanıcılara farklı deneyimler sunmak, diğer insanlardan farklılaşmalarını sağlamak indirimli alışveriş dünyasının çok farklı bir boyuta gelmesine neden oluyor. Yazının devamını (http://trendwatching.com/tr/trends/dealerchic/) mutlaka okuyun.

E-Ticarette Sosyalleşmenin Önemi

E-ticaret bildiginiz gibi Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de yükselen bir sektör. Geçtiğimiz yıl bu zamanlara oranla e-ticaret işlem hacmi %40 büyüme sağlamış. http://bit.ly/Eticaret2011 Bu çok büyük bir oran ve artmaya da devam edecektir. Tükiye’de internet kullanımı arttıkça artacak olan bu e-ticaret hacminde farklışaşma artık daha fazla önem taşır hale geliyor. Bu farklılığı sağlamanın yollarından biri de e-ticaret işlemini sosyalleştirmek.

Günlük yaşantımızda alışveriş yaparken birilerinin mutlaka yanımızda olmasını isteriz, alışveriş yaparken danışmadan almamaya özen gösteririz. E-ticareti sosyalleştirirken en fazla yararlanacağımız konu bu olmalı. Kullanıcıları tek başına alışveriş yapıyormuş hissinden kurtarmak.

Evet, her site artık like butonu koyuyor, twitter’da paylaşmamızı sağlıyor fakat burada paylaşılan ürünler beğeniden öteye gidemiyor, anlık olarak aldığımız geribildirimler hala çok yetersiz. Bu nedenle farklı yöntemler izlememiz gerekiyor. Bunların en başında yine Facebook geliyor fakat 2. önemli unsur da mobil.

Bir kaç önerimi sizlerle paylaşmak istiyorum:

Müşterilerinizin Facebook ile sisteminize giriş yapmalarını sağlayın. Bunu sağladığınız zaman hem onun hem de arkadaşlarının aktivitelerini görebileceksiniz. Sisteminiz her profile özel öneriler geliştirmeye başladığı zaman değişimi göreceksiniz.

Facebook ile login olan kullanıcıların online arkadaşlarını görebileceksiniz. Siz göremiyorsanız bile bırakın onlar da görsün, online olan arkadaşlarına ulaşarak soru sorabilsin, paylaşımları için anlık geribildirim alsın. Bu, onları yanlız alışveriş yapıyormuş hissinden kurtaracak, alışverişi tamamlama oranlarını arttıracaktır. (Bu yazıda Facebook Krediler konusuna hiç girmiyorum bile.)

Tek cevap veren ben olsam da olayı açıklamaya yetiyor. (:

WhatsApp’ veya Blip.me’yi bilmeyen mobil kullanıcı neredeyse yoktur. Mobil uygulamalarınızda kullanıcılar bu servislerde olduğu gibi birbiriyle veya telefon rehberindeki akıllı telefon sahibi kişiler ile iletişime geçebilsin. Bunu yaparken yine kullanıcıyı yanlız alışveriş yapma hissinden kurtarmış olacaksınız. Evet, WhatsApp üzerinden alışveriş sırasında üzerindekini çerekek nasıl olduğunu soran insanlar var ve bu olay e-ticaretin geleceği için çok değerli. Mobil uygulamalarınızı sosyalleştirmek en temel hedefiniz olsun. Uygulamalarınız sosyalleştikçe satışlarınıza olumlu yansımalarını göreceksiniz.

Kullanıcılarınız sırf arkadaşlarına danışabilsin diye sistemler geliştirebilirsiniz, sitenizin bir bölümünde, “arkadaşına sor, dönüş yaptığı zaman satışa devam et” gibi bir seçenek eklenebilir. Dışarıda alışverişe çıktığımız zaman bile aklımızdakilerin hepsini tek seferde alıp gelmiyoruz. Bunu bilerek hareket etmek lazım.

Genel olarak demek istediğim şey şu; gerçek hayattaki alışveriş keyfini kullanıcılara sunabilmeniz çok yararlı olacaktır. İnsanlar gerçek dünyada olduğu gibi online dünyada da birlikte hareket etmeyi her zaman daha çok sever. Birilerine danışarak hareket birlikte bir sonuca varmak her zaman daha cazip gelmiştir. Bu durumu  mutlaka değerlendirmek gerekir.

Türkiye İnternet Kullanıcısı Değişiyor!

6 aydır Türkiye’de bulunan internet kullanıcılarına yönelik detaylı infografikler, raporlar sunan IAB-Türkiye, bu süre zarfında internet kullanıcılarının alışkanlıklarında meydana gelen değişimleri de çok güzel bir şekilde inceleme imkanı elde etmiş. Her zaman olduğu gibi bu değerli verileri de takipçileri ile paylaşmaktan geri durmamışlar.

Ocak 2011 – Haziran 2011 tarihleri arasında internet kullanıcılarının alışkanlıklarında meydana gelen değişimleri paylaşan IAB-Türkiye, yine girişimciler ve reklam verenler için çok değerli sonuçlar ortaya çıkardı.

Bu araştırma 12 yaşın üstünde bulunan aktif internet kullanıcılarının %84’ünü kapsamaktadır. Bunu göz önünde alarak bu değerli sonuçları madde madde sizlerle paylaşıyorum:

1- Ocak 2011’de online alışveriş yapan internet kullanıcı sayısı 875.297 iken bu rakam Haziran 2011’de %6 artarak 2.5 milyon kişiye ulaştı. Bu artışta grup alışveriş siteleri ve kapalı alışveriş sitelerinin etkisinin çok fazla olduğunu da belirtmek lazım. Artık online alışverişte “korkulan” dönemden çıkıp “rahat” döneme geçmiş olduğumuzu düşünüyorum.

2- Ocak 2011’de cep telefonundan internete giren kullanıcı sayısı 6.5 milyon iken bu rakam Haziran 2011’de %2 artarak 8.2 milyona ulaştı. Mobil internetin, mobil yaşamın giderek artan öneminin her geçen gün daha da arttığı bu dönemde bu rakamların hızla artacağını düşünüyorum. İnternet, artık bilgisayarlarda kullanılan bir şey olmaktan çıktı, artık internet demek mobil hayat demek…

3- Ocak 2011’de üniversite ve daha üstü eğitim seviyesinde bulunan internet kullanıcı sayısı 1.1 milyon kişi iken bu rakam Haziran 2011’de %9 artarak 3.5 milyona ulaştı. Bu olayın üniversiteden mezun olan kişi sayısından veya eğitim seviyesinin yükseldiğinden olmadığını belirtmek lazım. Bu büyük artışın tek nedeni internet kullanımında yaş ortalamasının artması, akademisyenlerin, üniversite mezunu büyüklerimizin artık internetten daha fazla yararlanmasıdır. İnternet artık her kesimde kullanılıyor, bu da bunun net bir örneği diye düşünüyorum.

4- Ocak 2011’de alışverişten sorumlu yani 25 yaş üstü kitle sayısı 6.6 milyon kişi iken bu rakam %8 artarak 10.2 milyon kişiye ulaştı. Bu artış, yine internet kullanan kitlenin yaş ortalamasının yükseldiğinin göstergesi diye düşünüyorum.

İleriye yönelik tahminler yapmak artık çok zor. İnternet kullanımı hızla artarken ivmenin de artıyor olması bu rakamların hızla değişeceğini ve bu değişimin tahmin ettiğimizden kısa sürede gerçekleşeceğinin göstergesi. Bakalım zaman bize neler gösterecek.

Mobil Uygulama Dünyası Büyüyor

Ufuk’un dün yazdığı Global Mobil Tüketici Araştırması raporundan sonra karşılaştığım, Flurry’in yayınladığı, mobil uygulamaların kullanım oranı ile ilgili raporu paylaşmak yerinde olacaktır.

Öncelikle Ufuk’un yazısını okumanızı tavsiye ediyorum. Flurry’nin raporuna göre, ABD’de mobil uygulamalarda geçirilen zaman ilk defa web tarayıcılarında geçirilen zamanı geçti. İnternet sektörü ile ilgili yapılan her konuşmada önemle vurgulanan konulardan biri mobil internet kullanımının arttığı ve gelecekte çok daha büyük önem kazanacağı yönündeydi. ABD’de yapılan bu araştırma da bu konunun önemini bir daha gözler önüne serdi.

Yayınlanan raporun devamında mobil uygulamaları aktif kullanan kitlenin hangi uygulamalarda zaman harcadığı da açıkça belirtilmiş. Tahmin ettiğiniz gibi en çok zaman harcanan uygulamaların başında %47 oranıyla oyunlar bulunuyor. Oyunları %32 ile sosyal ağlar (sosyal ağların büyük bölümünü Facebook ve twitter oluşturuyordur) ve %9 ile haberler takip ediyor.

Bu raporun bir benzerini 2012 yılı içinde Türkiye için de göreceğimizi düşünüyorum. 2012 yılında Türkiye’de mobil uygulamalarda geçirilen zaman web tabanlı tarayıcılarda geçirilen zamanı geçecektir. Bu da yeni bir devrin başlaması anlamına geliyor.

Özellikle pazarlama alanı için çok radikal değişimlere neden olacak olan mobil internet kullanımındaki artış bir çok yeni yaratıcı fikri de beraberinde getirecek gibi görünüyor.

Yine tüm bu verilerin ışında, aktif internet kullanıcılarının severek kullandığı Foursquare uygulamasının 2 yıl gibi kısa bir sürede 10 milyon kullanıcıya ulaştığı haberi de çok güzel oldu. 10 milyon mobil internet kullanıcısının verileri ile hazırladıkları güzel bir de infografik bulunuyor, mutlaka inceleyin.

Dijital Yaşam: Bugün & Yarın – 2015 Yılına Genel Bakış

Bu video 2015 yılı için dijital dünya hakkında tahminlerde bulunuyor.
Bu tahminlerden bazılarını aşağıda bulabilirsiniz.

  • 2014 yılında mobil internet kullanımı normal Desktoplara nazaran daha fazla olacak.
  • 2015 yılı sonuna kadar mobil internet kullanıcılarının sayısı 788 milyona ulaşacak.
  • 2015 yılında mobil cihazların sayısı diğerlerini geçecek
  • 2015 yılında mobil uygulamalardan elde edilecek kazanç: 40 Trilyon Amerikan Doları.
  • 20 evden oluşan internet trafiği, 1995 yılının toplam trafiğinden daha fazla olacak.
  • Sosyal ağların kazançları 4 kat artacak
  • 2015 yılına kadar 500 milyon kullanıcı cep telefonlarını tren ve otobüs bileti yerine kullanacak.
  • Beklenilene göre 2015 yılında kullanıcı başına düşen internet bağlantılı cihaz sayısının ortalaması 2,5 olacak.

Infografik: Mobil Internet Büyüyor, Pazarlama Nasıl Devam Edecek?

Microsoft yayınladığı ilgi çekici bir Infografik ile durumu göz önüne sermiş. İçeriğinde çeşitli örneklere yer verilmiş. Örneğin; Lokal aramaların %50’si mobil cihazlardan yapıldığı bildiriliyor.

Kısaca infografik açıklaması:
Mobil Internetin hızla büyüdüğü ortada – Lokal aramalar, Oyunlar, Videolar ve birçok içerik artık her türlü mobil cihazdan ulaşılabiliyor – Mobil Internetin en sık kullanıldığı alanlar ise Sosyal ağlar olarak belirtiliyor.

Dilerseniz buradan sunum haline ulaşabilirsiniz.