Röportaj: Orkun Tekin ve İnternet Reklamcılığı

Türkiye’nin İnternet Reklamcılığı alanında uzmanlaşmış girişimcilerinden Orkun Tekin comTalks röportajı.

Bu hafta Türkiye’de internet reklamcılığının önde gelen şirketlerinin; Reklamz, Linkz, SEM, Vidyoda, Fizy ve Mobilz gibi işletmelerin yönetim kurulu başkanı Orkun Tekin ile bir röportaj gerçekleştirdik. Girişimcilik ve internet reklamcılığı temalı röportajımızı aşağıda bulabilirsiniz. Röportaja geçmeden önce comTalks olarak internet reklamcılığı alanındaki röportajlarımızın devam edeceğinin müjdesini vermiş olalım.

Burak Budak: Merhaba Orkun Bey, sizi pek çok yazıdan, etkinlikten ve girişimlerinizden kısmen tanıyoruz. Ancak birde sizin ağzınızdan dinleyelim. Orkun Tekin kimdir?

Orkun Tekin: 1976 İstanbul doğumlu, eğitim hayatını İstanbul’un kıymetli eğitim kurumlarında tamamlamış, 3 senelik bir profesyonel iş hayatı sonucunda 9 senedir girişimci kimliğini iyice benimsemiş bir girişimci, katılımcı, yatırımcı iş adamı.

Burak Budak: Tüm şirketlerinizde toplam kaç çalışma arkadaşınız var?

Orkun Tekin: Toplam 8 işletme çerçevesinde 100’ü aşkın takım arkadaşı ile yolumuza devam ediyoruz. Beklentilerimize paralel gitmemiz halinde bu istihdam rakamının 2011’de 140 civarına erişeceğini tahmin ediyorum.

Burak Budak: Reklamz’nin kuruluş hikayesinden kısaca bahseder misiniz?

Orkun Tekin: 2001 senesinde sektörü oluşturan ve reklam alabilen sitelerin sayısının bir elin parmağını geçemediğini, halbuki 1000’lerce içeriği ile kıymetli web sitesinin bu potansiyele sahip olduğunu görür görmez Reklamz’yi bu amaca yönelik olarak kurduk ve bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Özellikle yaratıcı çalışmaları ön planda tutan çalışma tarzımızla da pazardaki yerimizi aldık ve yıllardır aynı misyon ile devam ediyoruz.

Burak Budak: Şirketlerinizle internet reklamcılığında çok önemli bir konuma sahipsiniz. İştiraklerinizin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Orkun Tekin: Herbir şirket internet reklamcılığı alanında aynı amaca farklı yöntemler ile ulaşılmasını sağlayan bir bakış açısı ile kurgulandı. Bunda da amaç farklı ürün, hizmet ve pazarlama stratejilerine sahip olan tüm  kitle erişimi hedefli kurumlara servis verebilmekti ve bunu da başardığımızı düşünüyorum. Gelecek ise dijital tabanlı tüm sektörlerin gelişeceği öngörüsü ile bizim heyecanla baktığımız ve katmadeğerlerimizi sürekli artıracağımız bir süreç olacak.

Sürekli olarak dijital medya pazarlama alanındaki yenilikleri pazara ilk süren bir kurum misyonu üzerimize yapışmış durumda, biz de bu rekabetçi pazarda her zaman yaptığımız gibi olmayanı yaratmak sureti ile çeşitli yenilikleri pazar sunmaya devam edeceğiz. Vidyoda ve Mobilz isimli iştiraklerimiz ile devam eden bu süreçte 2011 sonunda internet reklamcılığında dengeleri değiştirecek bambaşka bir yenilik için de hazırlıklarımızı yapıyoruz.

Burak Budak: Biraz da rakamlardan konuşalım. Yüzeysel de olsa Reklamz, Linkz ve SEM’in finansal değerlerinden bahsedebilir miyiz? Vidyoda ve Mobilz çalışmalarının ticari anlamda henüz yeni olduğunu biliyoruz.

Orkun Tekin: 2010 rakamlarına değinmem mümkün olmasada 2011 senesinde toplam 40 milyon TL’ye yakın bir işlem hacmini hedeflediğimizi söyleyebilirim.

Burak Budak: Sizce internet reklamcılığının geleceğinde neler var?

Orkun Tekin: Artık hedef kitle yönetimi var , bundan sonra mecraların kendileri değil taşıdıkları ve yönlendirdikleri kitle ve bu kullanıcı kitlesine ait datalar çok daha önemli bir konuma gelecek. Vizyonunu ise buna gore kurgulamış olan oyuncuların daha da güçleneceğini öngörüyoruz.

Burak Budak: Son zamanlarda herkesin severek kullandığı fizy.com’un başarısını neye borçluyuz? Sizce fizy neden başarılı oldu? Mashable Awards sürecinin çok iyi gittiğini biliyoruz. Ödül töreninin yapılacağı yere, Las Vegas’a biletinizi aldınız mı? 🙂

etohum Ankara kampında Orkun Tekin'in kullandığı, tarihlerine göre girişimlerini gösteren görsel. Büyütmek için üzerine tıklayınız.

Orkun Tekin: fizy, kullanım kolaylığı ve içeriğe süratli erişim yetkinlikleri ile bugünlere geldi, bundan sonrasında ise yolu çok daha açık. Uluslararası çeşitli büyük mecralarda haber olabilmiş ender Türk girişimleri arasında olmasının haricinde son dönemde yapılmış olan Mashable Awards’da da finalist olması doğru yolda olduğumuzu bize gösteriyor. Ancak şu an çok daha ağır bir sorumluluk sırtımızda, artık daha kaliteli ve sürekli yenilenen bir servis olmak durumundayız, zira tüm dünyanın gözü artık üzerimizde.

Burak Budak: “Orkun Tekin” Fizy.com yatırımı ile internet sektöründe farklı alanlara da yatırım yapabileceğini göstermiş oldu. Yakın zamanda yatırım planlarınız var mı? “Orkun Tekin” ne tür projelere ve neden yatırım yapar?

Orkun Tekin: Girişimin tadını almış bir iş adamı olarak tabiki bunu devam ettiriyor olacağım. 2011 senesinde 3 farklı girişimim daha olacak bunlardan 2 tanesi internet 3.sü ise parekende sektörü ile ilgili olacak. 2011 senesinde kurumsal ve yapısal anlamda  bu şirketlerin sağlam bir zemine oturduğuna emin olana kadar alternatif bir girişim planlamıyorum. Ama reddedemeyeceğim bir fırsat çıkarsa karşıma bunu da değerlendirebilirim.

Burak Budak: Sosyal ağları aktif olarak kullandığınızı görüyoruz, sosyal ağların gerçekten dünyayı değiştirebileceğine inanıyor musunuz? Yoksa “Sosyal Medya” da geçici bir balon mu?

Orkun Tekin: Sosyal medya, insan-insan iletişiminden insan-kitle iletişimine geçtiğimiz bir devrim bence. Artık haber servislerinden daha önce bu kaynaklardan bilgi alabiliyor veya kendi tecrübe , hissiyat ya da düşüncelerimizi o anda belli bir zümre ile paylaşabiliyoruz. Bu yeni imkanın tüketim alışkanlığının henüz oturmadığını düşünüyorum. Dolayısı ile bir değişim ya da balon ihtimallerinden bahsetmektense aslında bir dönüşümün başlangıcından bahsetmek mümkün. Zira artık herkesin sesi çıkıyor ve herkes konuştuğunu iletebiliyor.Bunun da internet üzerinden pazarlama gücü anlamında doğru kullanıldığında önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

Burak Budak: Google ve Facebook son zamanlarda sık sık “rakip” olarak adlandırılıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce Facebook Google’a rakip olabilir mi?

Orkun Tekin: Google içeriğin ‘’tüketimini ‘’, Facebook’un ise ‘’kitlesel iletişimi’’ yönlendirdiği aşikar bu iki dev kuvvet , finansal denklemde bir rakip olabilir ancak hedefleri ve iş modelleri bana kalırsa farklılıklar gösteriyor ve ikisi de kuvvetlenerek büyüyecektir.

Burak Budak: Sektördeki 10 yılı aşkın tecrübeniz ve başarılı girişimleriniz ortada. Başarı için comTalks okurlarına ne öneriyorsunuz?

Orkun Tekin: Bu evrenin kuvvetlerine inanın ve güvenin. Dijital dünya genç nesilin zaman içerisinde daha kuvvetli posizyonlara gelmesi ile birlikte çok daha hızlı büyüyecek ve hayatımızın artık bariz bir parçası olacak.Daha planlı , daha çok çalışan ve kendini yenileyebilen için başarı kaçınılmaz olacaktır.

Artık devir, genç Türk internet girişimcilerinin devri.

Burak Budak: Bize vakit ayırdığınız için teşekkürler.

Orkun Tekin: Doğru konulara parmak bastığınız ve çağa uygun bir yayın anlayışında olduğunuz için ben de sizlere bir sektör temsilcisi olarak teşekkür ederim.

Röportaj: Türkiye’nin En Büyük Sanal Dünyası Sanalika

Türkiye’nin en büyük sanal dünyası Sanalika’nın Pazarlama Müdürü Semin Özmoralı comTalks yazarı Enes Kul’un sorularını cevaplıyor.

Geçtiğimiz yazılarımda da belirttiğim gibi, bu hafta Türkiye’nin en büyük “sanal dünya” geliştiricisi olan OyunStüdyosu’nun Pazarlama Müdürü Semin Özmoralı ile bir röportaj yaptık. Semin hanım ile Sanal Dünyalar ve Sanalika hakkında yaptığımız bu röportajı aşağıda bulabilirsiniz..

Enes Kul: Semin Hanım, Oyun Stüdyosu tam olarak ne yapıyor?

Semin Özmoralı: Oyun Stüdyosu, 2008 yılında kurulmuş bir sanal dünya ve oyun geliştirme firmasıdır. 10 milyona yakın kullanıcısıyla Türkiye’nin en büyük ve en popüler online sanal eğlence ve paylaşım dünyası olan Sanalika da dahil olmak üzere beğenilen platformlar yaratmaktadır.

E.K.: Oyun Stüdyosu’nda kaç kişisiniz?

S.Ö.: Şu anda 45’in üzerinde ama hızla büyüyen bir ekibiz.

E.K.: Şu an kaç oyununuz var ve kullanıcı sayıları neler?

S.Ö.: Bizim için oyunlardan ziyade sanal dünya ve benzeri online platformlarından söz etmek daha doğru olur. Sanal dünyalarımızın içinde pong, dart, okey, tavla gibi çeşitli oyunlarımız var ama tüm bunlar dev bir paltformun tamamlayıcı zenginlikleri… Şu anda Türkiye için hem www.Sanalika.com üzerinden hem de Facebook’tan ulaşılan Türkçe
sanal dünya platformumuz var. Ek olarak Sanalika İspanya, Facebook üzerinde Sanalika
Global, Myspace üzerinde Sanalika Music ve Sroups isimli platformlarımız bulunuyor.

Sanalika Türkiye’nin önümüzdeki haftalarda 10 milyonuncu avatarına hoşgeldin demesini
bekliyoruz. Bir-iki hafta önce Myspace üzerinde açılan Sanalika Music ise 3 bin avatara
yaklaştı.

E.K.: Sanalika’nın gelir modellerinden bahseder misiniz?

S.Ö.: Sanalika, ücretsiz üye olunan ve içinde eğlenceli zaman geçirilen, yaşanan bir sanal
dünyadır ancak benzer sanal dünyalar ve sosyal oyunlarda olduğu gibi bu deneyiminizi
zenginleştirmek, ek özellikler edinmek istediğinizde mikro ödeme yöntemleriyle sanal
ürünler satın alabilirsiniz. Dolayısıyla gelir modelimizin önemli bir kısmını, yine gelişmiş
pazarlardaki örneklerinde olduğu gibi sanal ekonomi oluşturmaktadır. Buna ek olarak
sanal dünya içi, reklam kanalları açısından yaratıcılığa çok açık ve interaktif alanlardır.
Dünya için özel projeler ve özel reklam araçları da bizim gibi sanal dünyalar için önemli
gelir kalemleridir.

E.K.: Oyun içerisinde en çok hangi ürünler satılıyor?

S.Ö.: 1300’den fazla ürün çeşidimiz içinde en çok satan ürünlerimiz arasında ise sakız ve
şeker, kot pantolon ve t-shirt gibi giyim ürünlerini, çeşitli saç modelleri, takımlara ait
spor ürünlerini ve mobilya çeşitlerini sayabiliriz.

E.K.: Oyundaki cafe, ev ve dükkan gibi özelliklere kullanıcıların interaksiyon
oranları nedir?

S.Ö.: Sanalika içinde ev sahibi olma sayılarınıa baktığımızda 2009 sonunda 300 binlerdeki rakamların, bu yıl sonunda %150’den fazla arttığını görüyoruz. Aralık ayına girerken bu sayı 750 binin üzerine çıktı. Sadece birkaç ay önce başladığımız, çok daha yeni bir konsept olan kafe sahibi olma ve işletme etkinliği ise çok büyük ilgi gördü. Geçtiğimiz Kasım ayı sonunda 260 binden fazla kişi Sanalika içinde kafe işletmeye başladı. Burada sözünü ettiğim kafe işletme konseptinin, sosyal oyunlardan tanıdığımız “işletmecilik”ten belki de en farklı ve bu nedenle de en heyecan verici yanı, kafe sahiplerinin gerçek zamanlı olarak kafesinde arkadaşlarını, müşterilerini ağırlayabilmesi ve o mekandaki tüm iletişimin, hareketin gerçek zamanlı yaşanması…

E.K.: Sosyal oyunlar içerisinde Türkiye’deki üstünlüğünüz tartışılmaz. Global pazardaki aktiviteleriniz nedir?

S.Ö.: Sanalika, ilk günden itibaren global vizyonla doğdu. Bu konuda Türkiye’deki boşluğu doldurmak ilk hedefti ancak beraberinde de global adımların alt yapı hazırlıkları devam etti. Nitekim bu yılın ikinci çeyreğinde Sanalika İspanya’yı açarak İspanyolca
konuşan ülkelere yönelik kendimizi geliştirmeye başladık. Bizim başarı hikayemizin
bana göre çok önemli bir parçası da Sanalika’nın yurtdışına ihraç edilen ilk sanal dünya
olmasıdır. Bunun için sanal dünyamızı sadece İspanyolcaya çevirmekle kalmadık, son
derece özenli ve kapsamlı şekilde kültürel ve mimari lokalizasyonunu da tamamladık;
yani Türk kültürünü yansıtan Sanalika’yı, İspanya sokaklarına ve kültürüne uyarladık. Bu
adımın hemen ardından kolları İngilizce Sanalika için sıvadık. İngilizce konuşan ülkelerin
ortak kültürel paydasına uygun lokalize ettiğimiz, Facebook’a taşıdığımız Sanalika Global
da çok yakında global pazarda yerini alacak.

E.K.: Global pazarın büyük bir bölümü Zynga, Playfish gibi “devlere” ait,
Sanalika’yı global pazarda bu “devlerden” ayıran şey nedir?

S.Ö.: Sanalika’nın, gerçek zamanlı iletişimin ve hareketin yaşandığı bir sanal dünya olması, en büyük yapısal farkıdır. Öte yandan grafiklerindeki kültürel zenginlik ve detaylar, sosyal oyunlarla sanal dünyaların başarısı kanıtlanmış modellerini harmanlaması ve üzerine sürekli olarak, Türkiye gibi dinamik bir pazarda istikrarla büyüyen bir başarının deneyimini eklemesi, irili ufaklı tüm global rakiplerimiz karşısında çok büyük rekabet avantajı ve ayrıştırıcı faktördür.

E.K.: Bilindiği üzere Sanalika Facebook üzerinden de oynanabiliyor. Bizimle Facebook istatisiklerinizi paylaşır mısınız?

S.Ö.: Facebook’ta 480 binden fazla aktif aylık kullanıcımız var. Sanalika Facebook sayfasını beğenenlerin sayısı 130 bini aştı. Burada bana göre en çarpıcı istatistiklerden biri, Sanalika sayfasında yaşanan hareketliliktir. Sanalika içinde olup bitenleri, gelişmeleri, haberleri duyurduğumuz paylaşımlara gelen yorumların ortalama ikiyüzlere ulaştığını görüyoruz ki bu Sanalika kullanıcıları ile aramızdaki canlı iletişimin ve bağın çok güzel bir göstergesidir.

E.K.: Son olarak; Myspace ile ne tür bir iş birliği yaptınız?

S.Ö.: Yeni ürünümüz Sanalika Music ile müzik teması etrafında bir sanal dünya yarattık
ve işbirliğimiz çerçevesinde Myspace üzerinde yayına açtık. Bu platformun en çarpıcı
özelliklerinden biri, Myspace üzerindeki tek Türkçe uygulama olması… Müzik temalı bir
sanal dünya olması ise, kaçınılmaz olarak platforma çok daha enteresan ve yaratıcı
bir hava katıyor. Nitekim Myspace üzerinden erişilen Sanalika Music’te amatör müzik
gruplarının çalışmalarını sergileyebilecekleri özel mekânlar, müzikseverlere yönelik çok
çeşitli uygulama ve aktiviteler yer alıyor. Sanalika music’in sokaklarını, müzik konsepti
etrafında şekillendirilmiş caddeler, kulüpler, apartman daireleri, cafeler, mağaza ve
stüdyolar oluşturuyor. Ayrıca interaktiviteyi, kullanıcıların ilgisini ve kalış sürelerini
arttıran eğlenceli özel görevler ve sürprizler de bulunuyor.

Vakit ayırıp bize bu bilgileri sunduğu için Semin Özmoralı’ya teşekkür ederiz. İlerideki yazılarımda yine röportajlar ve Sosyal Oyunlar hakkında değerli olduğunu düşündüğüm bilgiler paylaşacağım.