Final haftası da geldi-gitti. Bu günlerde çevrede sürekli keplerle dolaşan öğrenciler görüyorum. Mezunlar…

Her biri ayrı bölümden ayrı zorluklarla (!) mezun olmuş, hayata atılmışlar. Artık gerçek hayat onları bekliyor. Mühendislik fakültesinde olduğum için mezun olanlar da mühendis adayları oluyorlar. Yani zamanında zorunlu stajlarını yapmış, iş tecrübesi edinmiş kişiler. (!)

Acaba, kaç tanesi okuldan sonrasını düşünerek erkenden iş hayatına atılmaya kalmış? Kaç tanesi stajı sadece yapmış olmak için yapmayıp, staj yaparken iş çevresi edinmiş, belki ilerisi için iş görüşmesi sözleri almış? Kaç tanesi bölümü ile ilgili çalışma alanlarını tam anlamıyla, gerçekleriyle araştırıp yapmak istediği şeye karar vermiş? Karar verdiği alanda kendini geliştirmiş?

Maalesef yakınımda ki mezunlar ve konuşmalarını duyduğum mezunların %80′i bu saydıklarımın (aslında herkesin bildiği şeyler) hiç birini yapmamış, sadece şu anda mezun olmuşlar. Ne yapacakları bir iş belli, ne bölümleri ile ilgili bir çevreleri oluşmuş ne de kendi alanlarını önceden belirleyip o alanda gelişme göstermişler. Yani albenileri olmayan kişiler olarak iş hayatına girmeye hazırlanıyorlar. Acaba ne kadar başarılı olacaklar?

Okurken yapmaları gerekenleri şimdi iş hayatında yapmaya başlayacaklar. Önce bir alan belirleyecekler, belki o alanda gelişmek için eğitimler, sertifika programlarına katılacaklar. Düşük ücretler ile iş yaşantısını öğrenip kendilerini kanıtlayacaklar. Çünkü daha önce bir tecrübeleri yok, karşıda ki kişiye bir şey veremiyorlar. Tüm bunları yaptıktan sonra gerçek birer mühendis olup iş yapmaya başlayacaklar. Yani okuldan sonra 1-2 yıl daha öğrencilik hayatı yaşamak zorunda kalacaklar.

Şu anda mezun arkadaşlarımız çok fazla. Ben daha 2. sınıfı bitirdim belki yanlış düşünüyorum ama öğrenci dediğin henüz okurken ilerisini düşünmeli, kendini iş yapmak istediği alanda (illa okuduğu bölüm olacak diye bir şey yok) geliştirmeli, diplomasını eline aldığı zaman hemen birileri ile görüşüp iş hayatına atılabilmelidir. Yoksa üniversiteden mezun olup bir de hayat üniversitesinden mezun olmak zorunda kalacaklar. Bu da tamamen zaman kaybı demek oluyor.

Üniversite okurken kendini geliştirme konusunda yapacaklarının sınırı yok. En büyük fırsatlar okurken eline geçer. Bir kaç bölüm hariç üniversite okumak gerçekten çocuk oyuncağı gibi bir şey. Öyle herkesin dediği gibi “okumak gerçekten zor” diye bir şey yok. Hem okulda başarılı olup hem de geleceğe hazırlanmak hiç ama hiç zor değil.

Bir yerden başlayıp artık hayata atılma vaktidir. Yoksa okulu bitirdikten sonra çevrenizdekiler “bilgisayar mühendisliği okudu ama hala boşta” gibi şeyler diyerek hem sizi hem de okuduğunuz bölümü küçümseyeceklerdir. Ama emin olun bilgisayar mühendisliği okuyup hala boşta olan “o” kişiye okul hayatında kaç sertifika programına katıldığını, kaç seminer de dinleyici olduğunu sorarsanız size aval aval bakacaktır. Bu konuda biraz daha fazla düşünüp erkenden karar vermenin zamanı geldi diye düşünüyorum. Lütfen biraz mantıklı düşünüp ona göre hareket edelim.

Tagged on:     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir