Siyasilerimizin, seçimlere 1-2 ay kala Mustafa Sarıgül ile başlayan sosyal medyada da söz sahibi olma çabası vardı. Siyasetçilerimiz internet âlemini de gerçek hayat gibi kolay kandırılabilir sandılar diye düşünüyorum. Daha önce “Siyasetçiler Sosyal Medyada” diye bir yazı ile sosyal hayatımıza da girmeye kalkıştıklarını belirtmiştim. Peki, ne kadar başarılı oldular?

Mustafa Sarıgül ile başlayalım: Twitter’ı ilk kullanan siyasetçi diyebilirim. Hatta hala kullanıyor. Barrack Obama‘nın twitter hesabının olduğu medyada çıkınca hemen birini bilgisayar başına oturtmuş twitter hesabı açtırıp herkesi eklemesini söylemiş. Durum böyle olunca 1703 kişiyi eklemiş ama bu eklediği kişilerden sadece 268 tanesi onu takibe almış. Kabul edenlerin çoğu da meraktan kabul etmiştir diye düşünüyorum. Sarıgül, hesabı açtığından beri 93 adet mesaj yollamış. Bu mesajları ilk başta başkası yazıyormuş gibi gösterdiler ama son mesajlara bakılınca sanki Sarıgül kendi yazıyormuş gibi kullanılıyor. “Şuradayım, buradayım, yapıyorum…” gibi ifadeler ile daha samimi olmaya çalışmışlar ama maalesef başarılı olamadılar. Hatta sosyal medya da konuşuluyoruz gibisinden mesajları da yer alıyor. Sarıgül Türkiye de twitter kadar popüler olmayan Friendfeed hesabı da açmış ama sadece diğer hesaplarını (facebook, twitter vs.) oraya yönlendirmiş.

Bir ara Deniz Baykal da bu işe soyundu ama nedendir bilinmez hemen hesabını kapattı.

Murat Karayalçın da bu dalgaya kapılanlardan. Facebook, twitter ve friendfeed hesaplarını hemen internet ekibine açtırmış. En azından internet ekibinin bunu yapacağını belirtmiş. Ekibi iyi çalışmadığından mı bilinmez ama profillerinde kimseyi eklememiş (bu da bir strateji olabilir) ve kimsede onu takibe almamış. Bu yüzden anlamsız bir çalışma yapmış oldular ve tabi ki %100 başarısız oldular. Bu saatten sonra da pek yapabilecekleri bir şey de yok.

Kemal Kılıçdaroğlu da bu dalgayı kaçırmadı tabi. Biraz daha fazla çalışarak, blog açmaktan flickr hesabına, video siteleri hesabından bloggerlara özel rozete kadar birçok farklı yol izledi. Twitter de 802 kişiyi eklemesine karşın 193 kişi geri dönüş yaptı. Çok çalıştı ama maalesef sosyal medyada yine yer edinemedi. Başarısız oldu ama yine de diğerlerinden daha iyi çalıştığını belirtmek isterim.

Bu kadar kişi sosyal medyaya girmeye çalıştı ama neden Akp’den birileri de bu olaya kalkışmadı çok merak ediyorum. Akkanal adı altına bir video sitesi oluşturdular ama sosyal medyaya giriş için bir şey yapmadılar. Bu şaşırtıcı ve düşündürücü. Acaba kime danıştılar da yapmamaya karar verdiler…

Bu kadar çok çalışmalarına rağmen neden hiçbiri başarılı olamadı? Bunun tek nedeni sosyal medyanın gerçek kişilerle muhatap olmayı istemesidir diye düşünüyorum. Onlar da bunu yapamayacakları için buna hiç kalkışmamalıydılar. Bu hareketleri çok konuşuldu ama iyi yönde değil maalesef. Tabi reklamın iyisi kötüsü olmaz diye düşünenlerdenseler bir şey diyemem.

Bunun yanında seçtikleri internet ekiplerini de çok merak ediyorum. Bir iş yapılacaksa bunu işin içinden insanlara danışarak yapmak her zaman başarıya yaklaştırır. Ama kendisi bile sosyal medyada olmayan bir ekip nasıl olurda birilerinin sosyal medyada yer almasını sağlar anlamıyorum.

Yaklaşan seçimlerde tüm parti adaylarına başarılar dilerken bizim için iyi olan kazansın diyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir