Işınlanma Hayali 3D Yazıcılar Sayesinde Mi Gerçekleşecek?

Daha önce 3 Boyutlu yazıcılar (3D Printer) hakkında kısa bir şeyler yazmıştım. Daha öncesinde de “Kişisel Robotlar” hakkında bir hikaye paylaşmıştım ve sadece hikaye olması bile beni çok heyecanlandırıyordu. Şimdi paylaşacağım şey ise hikaye değil tamamen gerçek ve bence 2014 yılının en önemli gelişmesi. Diğer iki yazıyı önce okuyup sonra bu yazıyı okursanız kafanızda çok daha farklı şeyler canlanacağından emin olabilirsiniz.

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) özetle; üzerinde yaşanabilen ve dünya yörüngesinde bulunan en büyük yapay uydudur. Bu uyduda 6 astronot yaşıyor ve bu kişilerin teçhizat ihtiyaçları 25 Kasım 2014’e kadar dünyadan belli zamanlarda kalkan roketler sayesinde sağlanıyordu.

xl-2016-3d-printing-space-1

17 Kasım’da dünyadan gönderilen bir 3D printer sayesinde artık bu ihtiyaçları için aylarca beklemelerine gerek kalmadı. “Made in space” isimli şirketin tasarladığı özel 3 boyutlu yazıcı, 25 kasımda duyulan bir ingiliz anahtarı ihtiyacı sonucu kullanıldı. Bunu 2 yıl önce birisi size ve bana söylese muhtemelen gülerdik ama ihtiyaç tam olarak şöyle giderildi:

– Uluslararası uzay istasyonundan ingiliz anahtarı ihtiyacı olduğuna dair mesaj gönderildi.
– Mesaj, NASA tarafından alındı ve hızlıca bir ingiliz anahtarı modellemesi hazırlandı.
– Hazırlanan 3 boyutlu model, email aracılığıyla ISS’e gönderildi.
– 3 Boyutlu modeli mailinden indiren ISS astronotu “Berry Wilmore” 3 Boyutlu tarayıcıdan bu modeli bastı!

Yukarıdaki 4 madde şu anda gözünüze çok önemli gelmeyebilir ama bir de geleceği düşünün. (Gelecek derken 10-15 yıl sonrası) Neler yapılabilir, hayal bile edemezsiniz.

Uzayda bulunan bir uydunun içerisinde dünyadan aldığınız modeller ve yönlendirmeler ile parçalarını basarak daha büyük farklı cihazlar üretebilirsiniz.

Ben bu olayı ışınlanma olarak hayal ediyorum. Filimlerde gördüğümüz ışınlanma nasıl oluyordu bir düşünün. Bir cihaz içerisinden girip, diğer yerde genelde aşağıdan yukarı tekrar oluşuyordu. Dünyadan gönderilen bir modelin de uzayda aşağıdan yukarı oluşması nerden baksanız basit ışınlanma gibi düşünülebilir. (Olmadığınız biliyoruz tabi ki!)

Bakalım daha neler göreceğiz. Birileri neler hayal edecek ve başkaları gerçekleştirecek…

Ayak Uydur, Ayakta Kal!

netflix-feet-up

Gelişmelere karşı direnmek veya kayıtsız kalmak herkes için oldukça kötü sonuçlar doğuran bir eylemdir. Şahıs, şirket veya devlet olmanız hiç bir anlam ifade etmiyor. Tabiri caiz ise gelişmelere karşı direniyorsanız kaybedenlerdensiniz.

Kişi olarak direndiğiniz zaman, bireysel gelişiminiz durur ve hatta gerilemeye başlar. Gerileme nedeni de zamanla doğru bildiğiniz şeylerin bile bazı gelişmeler karşısında değişebileceğindendir. Yani durduğunuz yerde (en sevdiğimiz şey) gerilersiniz. Ne kadar harika değil mi?

Şirket olarak direndiğinizde gelişmeler artık birilerini rahatsız etmeye başlar. Gelişmelere karşı direnerek iş yapmaya çalışmak size zaman kaybının yanında artık büyük bir eksi olarak döner. Çalışanlarınız huzursuz ve mutsuz olur. Yaptığınız iş belki çoktan şekil değiştirmiştir, gelişmeler farklı ihtiyaçlara neden olmuştur ama siz hala yerinizde sayıyorsunuzdur. Tahmin ettiğiniz gibi bu durum sizin sonunuz anlamına geliyor. (Nokia?)

Plak şirketleri radyolara karşı ne kadar direndi?

Yaşımdan dolayı plak dünyasında yaşamadım ama her dönemin olduğu gibi o döneminde teknolojik gelişmeleri vardı. Radyo! Radyo yayınları başladığı dönemlerde acaba plak şirketleri satışlarında meydana gelen düşüşten dolayı radyocuları suçladı mı? Onları egale edebilmek için çabaladı mı? Yoksa radyoyu güzel bir dağıtım kanalı olarak görüp oradan da para kazanmaya mı çalıştılar? Bu konuda net bir bilgi bulamadım ama tahminimce sürece ayak uydurdular.

İhtiyaçlar değişti ve plaklar tek başına bu ihtiyaçları karşılamaya yetmeyince artık devir değişti ve kasetler ve hemen ardından CD’ler çıktı ve sonrası hepimizin bildiği gibi iTunes, Spotify vs…

Konuyu asıl getirmek istediğim nokta tabi ki internet dünyası ve bu dünyaya karşı uzun yıllar verilmiş anlamsız savaşlar. Müzik dünyası neden interneti bir dağıtım kanalı olarak görmek yerine savaştı? Harcanan onca savaş sonucu iTunes ve Spotify gibi hizmetler müzik dünyasını istemese de dijitalleştirdi ve şu anda herkes memnun. İnternet gibi bir gelişmeyi faydaya çevirmek yerine direnmek tabi ki müzik endüstrisine büyük kayıplara neden oldu.

Televizyon dünyası (sinema, dizi bir arada düşünelim) için de durum pek farklı olmadı. İnterneti alternatif bir dağıtım kanalı olarak kullanmadılar ve sonuç Netflix. Netflix ve benzeri platformlar şu anda televizyon kanallarının izlenme sayılarını düşürmekle kalmıyor DVD satışlarını yerlere indiriyor. Artık sadece internet için yapılan diziler takip edilmeye başlanıyor ve tabi televizyonda yayınlanan diziler de çoğunlukla internetten takip ediliyor. Dizi firmalarını Youtube üzerinden kazandıkları paralar için Google’da basit bir arama yapmanız yeterli.

Gazetelerin içler acısı durumunu artık konuşmaya bile gerek yok. Sadece tıklatma odaklı galeriler, ve otomatik sayfa yenilemerinden başka bir şey değiller. Bunun yerine zamanında ve tabi ki kaliteli iyi işler yaparak online dünyada da “gazete” olarak kalabilirlerdi.

Şirketler, sosyal medyada yer almamak için ne kadar direndi ve ne kadar geç kaldı hepimiz yakından takip ettik. Sonucu her zamanki gibi yeniliğe ayak uydurmakla sonuçlandı.

Sonuç olarak yeniliklere karşı direnmemeyi bunun yerine en hızlı şekilde adapte olmayı öğrenmemiz ve başarmamız gerekiyor. Bunu en iyi şekilde yapanlar ayakta kalacaktır, yapamayanlar ise 3. sayfa haberleri gibi bir haber ile uğurlanmaya mahkumdur.

Peki 2015 ve sonrası yenilikler hakkında neler yapıyorsunuz? Takip ediyor musunuz?

Giyilebilir Teknolojiler ve 3 Boyutlu (3D) Yazıcılar

Akıllı saatler - Smart watchTeknoloji ile iç içe olan herkesin son zamanlarda en çok duyduğu iki şey “giyilebilir teknolojiler” ve “3 boyutlu yazıcılar” hakkındaki gelişmeler. Her iki teknoloji de geleceğe yön verecek teknolojilerden olarak görünüyor.

Giyilebilir Cihazlar

Giyilebilir cihazlar teknolojik gelişmelerin hızlandığı 1980’lerden beri hayatımızda diyebiliriz. Casio Databank saat modeli ile belki de ilk giyilebilir teknolojiye sahip cihazı üretti diyebiliriz. Tabi ki bu teknolojinin doğuşu ile bugünü arasındaki fark inanılmaz. Artık Google Glass sayesinde sadece ses komutlarıyla kontrol edilebilen cihazlardan söz edebiliyoruz. Tüm bu teknolojilerin cep telefonlarının ilk çıktığı yıllarda olduğunu düşünebilirsiniz. Yani 20 yıl sonrasında bu cihazların da ne kadar gelişebileceğini hayal edebilirsiniz.

Giyilebilir teknolojiler içerisinde en merak uyandıran teknolojiler (Google Glass’ı emekleme aşamasında sayalım) akıllı saatler. Google ve Apple’ın bu konuda yapacağı ataklar teknoloji dünyasının merakla beklediği birşey. Apple ve Google’dan 2015 yılı içinde beklenen şey akıllı saatlerini piyasaya sürmeleri ve bu sektörün nereye gideceğini bize göstermeleri. Şu anda piyasada bulunan akıllı saatler ilk ürünler olduğu halde oldukça kullanışlı görünüyor. Tabi ki çok fazla eksikleri var ama mazur görmek ve geribildirimlerle gelişmelerini sağlamak lazım. Serdar Kuzuloğlu’nun da dediği gibi, telefonları geliştirerek kollarımızdan saatleri çıkarttılar ve şimdi ise saatleri tekrar kolumuza taktırmak için uğraşıyorlar. Giyilebilir teknolojilerin temelini oluşturacakları için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Akıllı saat pazarının hakimi Apple mı olur Google’mi bilemem ama şu anda Google’nin çıkarması beklenen ürün çok iyi görünüyor. Apple sever olarak Google’nin önde olduğunu düşünüyorum.

3 boyutlu yazıcılar 3d printer

3 Boyutlu Yazıcılar

Giyilebilir teknolojiler ne kadar geleceğe yön verecek teknolojilerden biri olsa da beni asıl heyecanlandıran şey 3 boyutlu yazıcılardır. Son zamanlarda o kadar çok farklı şey görüyoruz ki bu kadar hızlı gelişen 3 boyutlu yazıcı teknolojisi insanlık tarihindeki en önemli gelişmelerden biri olabilir.

3 Boyutlı yazıcılar ile neler yapılabileceği konusunda henüz bir fikriniz yoksa yapılmış bir kaç örneğini sizlerle paylaşayım:

– 3 boyutlu yazıcılarla silah yapıldı

– 3 boyutlu yazıcılarla araba yapıldı

– 3 boyutlu yazıcılarla organ yapıldı

– 3 boyutlu yazıcılarla gitar yapıldı

Bu yapılanlar, yapılabilecek şeylerden sadece bazıları. 3 boyutlu yazıcılarla yapılabileceklerin sınırı şu anda yok gibi. 3 boyutlu ürünlerden oluşan bir bu  fuarın videosunu da izlemenizde fayda var. Neler yapılabileceğini siz hayal edin.

3 boyutlu yazıcı teknolojisi de aslında 1984 yılından beri kullanılan bir teknoloji fakat bu teknolojinin şu anki haline gelmesi ve son kullanıcının daha fazla görebileceği bir hale 2012 yılında geldi diyebiliriz. Çok büyük maliyetleri olmayan küçük ürünler basabileceğiniz 3 boyutlu yazıcıları sizde alabilir, kullanabilirsiniz.

3 Boyutlu Yazıcılar Giyilebilir Teknolojilerle Birleşirse?

3 boyutlu yazıcılarla organ bile üretiliyorsa artık sinema perdesinde gördüğümüz insansı robotların geliştirilmesi, hayatımıza girmesi o kadar da uzak olmasa gerek. Her yanı kablo olmayan, insanlara çok benzeyen ve hareket kabiliyeti kısıtlaması olmayan robotlar 3 boyutlu teknolojilerin giyilebilir cihazlarla birleşmesiyle hayatımıza girecektir diye düşünüyorum.

3 boyutlu yazıcılarla üretilen insansı robotlar, microchipler ile birleştirilirse yapılabileceklerin sınırı kalmıyor. Önümüzdeki yıllar bize gelişmeleri gösterecek ama 3 boyutlu yazıcılarla basılmış olan bir ayakkabının internete bağlanması, taktığınız 3 boyutlu yazıcı ürünü gözlüğün Glass kadar çirkin olmadığı ve daha fazla fonksiyonel olması, bir kaza sonucu kaybettiğiniz kolunuzun artık hem fonksiyon olarak eskisine yakın olması hem de daha teknolojik olması hiç de hayal değil!

Merakla izliyor ve bekliyorum, 3 boyutlu yazıcıyla üretilen bir ürünün (herhangi bir ürün) başka bir cihazla kablosuz bir şekilde hareket ettirilmesi haberi ne zaman gündeme düşecek…