Neler oluyor? (10. yıla çok az kala)

Blogum 10 yaşına girecek neredeyse ama ben 2016 yılında yeni bir yazı bile yazmamışım. Zaten yıllar içerisinde yazıların sayısı o kadar çok seyrekleşmişti ki eskiden her ay en azından bir kaç yazı yazarken şu anda “yıl” üzerinden düşünüyor olmam yeterince üzücü ama yıl bitmeden güzel bir şeyler yazmayı hedefliyorum.

13383770_10154177336268913_1826825568_o

Bu yazıyı kendime mi yazıyorum yoksa okuyacak kişilere mi emin değilim ama bir yerden tekrar başlamak lazım..

Neden Yazamıyorum? 

Beni yakından tanıyanlar bilirler aslında oldukça yoğun bir içerik tüketimim ve bir o kadar da üretimim var ama o kadar farklı platformlar için yazıyorum ki, kendi bloguma onlardan farklı ve benim açımdan “değerli” olacak şeyler yazmak gerçekten zor geliyor. Hele ki benim “değerli” kavramım çok farklı olduğu için yazmam daha da zor oluyor.

Peki Gerçekten Neler oluyor? 

Aslında bu tür bir başlıkla yazmak istemezdim ama durumu açıklayacak bundan iyi bir başlık bulamadım. Normalde blogun “hakkımda” bölümünü hayatımda olan bitenlerden özet başlıklarla güncelliyordum ve orası “neler oluyor?” tadında gelişiyordu fakat orayı da 2012 yılından beri güncellemediğim için burada yazı içerisinde bazı geçmiş gelişmeleri yazıp orayı da güncelleyebilirim. Böylece bir taşla iki kuş vurmuş olurum. 🙂

Peki gerçekten neler oluyor diye bakacak olursak son yıllarda hayatıma yönelik aldığım radikal kararlar göze çarpıyor. Aslında radikal karar demek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama şu anda hayatımın ilerlediği yol bu şekilde. En radikal kararım ise 4-5 yıldır mutlu bir şekilde yaşadığım İstanbul’u terketmem oldu. Artık sadece gerekli toplantılara ve gezmeye geliyorum. Siz de deneyin, çok güzel oluyor. Bir de “less is more” var.

Digital Nomad oldum! (Sanırım)

Ceyda Anıl’ın tam da bugün yayına aldığı yazıda sözünü ettiği kişilerden biri oldum. Artık müşterilerim ve yaptığım işler sayesinde dünyanın herhangi bir yerinde çalışabiliyorum ve bu durumu sürdürülebilir hale getirmek için elimden geldiğince çabalıyorum. Henüz tam olarak “dünyanın farklı bir yerinde” yaşayarak çalışıyorum diyemesem de onun için çabalıyorum. Dünya için biraz daha oturmaya başlayan bir kavram olsa da Türkiye’de bu şekilde çalışmak oldukça olağan dışı karşılanıyor ve haliyle sürekli müşteri bulmak oldukça zor oluyor.

Peki nasıl bu şekilde çalışıyorum diyenler için biraz geçmişe bakacak olursak ajans ve kurumsal hayat deneyimlerim sonrası artık kendi projelerimi geliştirdiğim ve bir kaç uzun soluklu müşteri ile sürekli çalıştığım bir işim var. Müşterilerim için içerik üretimi, dijital reklam çalışmaları, internet siteleri, mobil uygulamalar ve sosyal medya odaklı çalışmalar yapıyoruz. Her ne kadar bir ajans gibi görünse de aslında müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığımız bir model ve beraber çalıştığım kişiler ile aynı ofiste, veya şehirde değiliz. Bazen aynı kıtada bile olamayabiliyoruz.

Burada hem üretici hem de yönetici olarak çalışmaya çalışıyorum. Hem müşterilerimin işlerini ve taleplerini karşılıyor hem de bir yandan kendi projelerimi hayata geçirmeye çalışıyorum. (Bu konuyu daha açık bir şekilde yazabilmem için en az 4-5 sayfalık bir yazı yazmam gerekir. O nedenle devam ediyorum.)

Projeler? 

Son 4 yıl içerisinde gerçekten çok değerli kişilerle çok güzel projelere imza attık. (Kişiler burada çok değerli çünkü yaklaşık 10 yıllık dilimde bir o kadar da “değersiz” kişilerle çalışmak zorunda kaldım.) Bir çok güzel projeyi başarıyla yayına aldık. Başarıyla yayına aldık diyorum çünkü herhangi birinde tam anlamıyla “başarılı” olduk diyemeyeceğim. Ama internet dünyasında sadece hayal olarak başlayan bir fikrin tam da hayal edildiği gibi yayına alınması bence çok büyük bir başarı. Özellikle internet sektöründe çalışıyorsanız ne demek istediğimi çok iyi anlarsınız. Ne bütçelerle projeler hayata geçirilemiyor görseniz oturup ağlarsınız.

Projelerden paylaşmaya değer olanları aşağıda listeliyorum:

  • Twittermeclisi.com adında bir proje geliştirip Türkiye’de siyaset dünyasında aktif yer alan hemen herkesin tüm paylaşımlarını kayıt altına aldığımız ve bir çok farklı şekilde filtrelenmesine imkan veren bir servis geliştirdik. Sabit bir kitleye ulaşmayı başardı ama sonrasında kapatmaya karar verdik. Önümüzdeki dönemde farklı bir şekilde tekrar hayata dönebilir. (Umarım döner.)
  • Hap Haber, adından da anlaşıldığı gibi bir haber platformu fakat şu anda hepimizin isyan ettiği “tıklama haberciliğine karşı” doğmuş bir mobil uygulamaydı. Uygulamaydı diyorum çünkü yayına aldıktan 5-6 ay sonra kapatma kararı aldık çünkü bir çok destek ve download’a karşı aktif kullanıcı sayısında hedeflerimize ulaşamadık ve gördük ki tıklama haberciliğine karşı içten içe bir sempati de yok değil. Kimseyi suçlamıyoruz tabi bu konuda ve hala yayına devam eden güzel projeler (bkz. Nayn.co) var bu alanda ve umuyorum ki başarılı olacaklar.
  • Yuh Oyunu! Evet, mobil uygulama dünyasına hızlı girişimizi oyunlarla 2013 yılında yapmıştık. Sonra bir çok farklı deneyim elde ettik, farklı uygulamalar geliştirdik hem kendimize hem de müşterilerimize. Sonra oyun dünyasına tekrar döndük ve bağımlılık yapabileceğine inandığımız bir arcade oyun geliştirdik. Oyun zor olunca da adını “Yuh” koyduk. Şu anda yaklaşık 70k download ve milyonlarca oynanma ile iOS ve Android platformunda devam ediyor. Biz 120 bölümden sonra geliştirmelere ara verdik fakat oyun her haliyle 120 bölümlük bir oyun, denemediyseniz mutlaka deneyin. 😉
  • Back To Math! İlk göz ağrımız olan ama deneyimsizliklerimiz yüzünden defalarca yeniden yayına almak zorunda kaldığımız ve en sonunda sadece yayına alıp bıraktığımız bir matematik oyunu. Bir gün hak ettiği değeri bulacak ama nasıl bilmiyorum.
  • Yeni bir ürün: Henüz tanıtımını veya lansmanını yapmadığımız fakat 5-6 firmanın kullanmaya başladığı bir müşteri ilişkileri platformu geliştirdik. Bir ihtiyaç üzerine doğan ve şu anda Saas olması için geliştirmeye devam ettiğimiz bu proje de oldukça sevdiğim bir iş oldu. (Yayına aldıktan sonra güncelleyeceğim burayı.)

Bunlar dışında müşterilerimiz için bir çok internet projesi yayına aldık ve almaya devam edeceğiz. Ama özel bir teşekkürü Tüyap’tan Cemran Öder ve Çağdaş Güler’e iletmek istiyorum. Tüyap 35 yıldır yapıyor olsa da biz beraber 3 yıldır Türkiye’nin dört bir yanında onlarca kitap ve sanat fuarları gerçekleştirdik ve çalışma modelime uyum sağladıkları için gerçekten onlara teşekkürü bir borç bilirim. Nice güzel fuarlara…

Daha başka? 

Digital Nomad (sevdim bunu) olduktan sonra ilk olarak Amerika’ya gitme kararı almıştım ve gittim. Yaklaşık 8 ay boyunca Amerika’da yaşama fırsatım oldu. Hem dil eğitimi hem gezi olarak hayatımın en önemli 8 ayı oldu diyebilirim. (Zaman geçtikçe daha da etkisini görüyorum) San Francisco, New Jersey, New York ve Chicago’da geçirdiğim bu dönemi asla unutmayacağım çünkü bende bir gezi tutkusu uyandırdı.

Amerika’dan geldikten sonra iş hayatına atıldığımda ara verdiğim fotoğraf tutkum da tekrar canlandı ve tekrar fotoğraf makinası aldım.

Fotoğraf makinasını alınca durur muyum? Hemen Kamboçya ve Tayland arasında geçecek olan 1 aylık bir geziye çıktım. Amerika’dan sonra bu kadar zıt bir kültürü yaşamak da inanılmaz bir deneyim oldu ve zaten Instagram‘da bıktıracak kadar paylaştım ve paylaşmaya devam edeceğim. Tabi artık teknoloji blogları ve haberleri dışında bir de bireysel gezginleri takip ediyorum her platformda. İlham kaynağı arıyorsanız gezginlerin blogları, Instagram hesapları güzel bir adres. Bkz. icantravel, Rotasizseyyah bunlardan sadece ikisi.

Fotoğraf makinası ve gezi bir araya gelince haliyle Instagram’da da artık daha aktif olmaya başladım. Hatta itiraf etmem gerekir ki Instagram takıntım oluştu. (Ama güzel fotoğraflar paylaşıyorum. Takibe almazsanız darılırım.)

Friendfeed’den sonra bırakamam dediğim Twitter‘da da artık oldukça az paylaşım yapmaya başladım. Bunun akabinde yaşlandığımı düşünmeye başladım ve neden Snapchat kullanamıyorum diye düşünürken artık Snapchat’i daha aktif kullanmaya karar verdim. Tüm gençler bu platformu kullanıyorsa bu sektörde olan biri olarak mutlaka siz de orada olmalısınız. (Tabi ki beni de takibe almayı unutmayın.)

Daha fazla gezi, daha fazla fotoğraf! Bu aralar geliştirdiğimiz yeni projelere ek olarak tek düşünebildiğim şey bunlar. Daha fazla gezi, daha fazla fotoğraf! Barış Özcan’ın videolarından birinde de söylediği gibi “gezmek, bir çeşit dünyayı okuma eylemidir” ve ben giderek daha fazla bağımlısı oluyorum. (Hala takip etmiyorsanız Barış Özcan’ı da hemen takibe alın derim.)

Son olarak evet, gezilerim, notlarım, çektiğim fotoğraflar ve videolar ile beraber bir proje daha yapmak istiyorum. Uzun süredir düşünüyorum ama hala nasıl bir konsept yapacağıma karar vermedim. Umarım karar vermem daha uzun sürmez.

Uzun süre yazmayınca böyle çok şey birikiyor. En başta da değilim gibi bu yazıyı daha çok kendim için yazdım. En azından uzun süre görüşemediğim arkadaşlarım, merak edenlerin de merakı biraz da olsa giderilmiş oldu. Hakkımda bölümünü de biraz daha sadeleştirmiş olarak güncellemeliyim. 10. yıl yazısında görüşmek üzere.

Aaaaa 2 Yıl Olmuş

Zaman hızla akıyor diyoruz ya, gerçekten de öyle. Kendi domainimle yazmaya başlamamın üzerinden 2 yıl geçmiş. Yani 3. yaşından gül alacak yarından itibaren. Aslında 3. yaşı oluyor değil mi? Neyse bu yaş olayı her zaman karışık olmuştur zaten. (:

Geçtiğimiz yıl “1 Yıl Olmuş, Pek de İyi Olmuş” diye başlık atıp yazmışım. Ama bu sene o kadar hızlı geçti ki bir şey yazmak aklıma gelmemiş. Bu yüzden blogumdan özür diliyorum. Ama gönlünü almasını bilirim ben Güzel bir tema aramaya başlıyorum. Yeni yılda yeni bir tem hediyem olsun. (:

Neyse 2 haneli yıllarda da böyle güzel samimi yazabilme dileğiyle. Blogu okuyan okumayan ama en çok yorum bırakan arkadaşlara teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki yazıyorum. (:

Bu gün benim doğum günüm-2

Şimdi merak etmişsinizdir başlık neden “Bu gün benim doğum günüm-2” tabiki de bir nedeni var (: geçen sene de tam bu gün (ne tesadüf !? ) aynen bu saatlerde bilgisayar başında oturmuş doğum günüm ile ilgili yazı yazıyordum. İşte o yazının başlığı “Bu gün benim doğum günüm olmuştu. O zaman da aynen böyle ne yazsam diye düşünüyordum ki saçmalamışım bir şeyler. İşte bu yazıyı yazarken de o yazıyı okudum ve başlığın bundan böyle her doğum günüm için bir sayı artmasına karar verdim. Biraz karmaşık oldu gibi ama önemli değil, bu gün benim günüm (:     Okumaya devam et “Bu gün benim doğum günüm-2”

Adana da blog yazarları toplandık

Arkadaşlar çokgüzel bir şekilde Adana da toplandık. Bu yazıyı sadece haberiniz olsun diye yazıyorum. Fırsat bulduğum ilk anda hemen ayrıntılarıyla toplantıyı anlatıp, resimleri ekleyeceğim. Henster organizasyonu yaptı ben de sans eseri katıldım ama iyi ki katılmışım …
AYRINTILAR ÇOK YAKINDA ….
Evet işte o yakın zaman geldi çattı. Benim o muhteşem tatil planımda hiç olmayan bir şey oldu ve yolum 1 gece 2 günlüğüne Adana’ya düştü. İşte bende bunu fırsat bilip hemen Henster ile görüşmek için araştırma yaptım ve onun telefon numarasına ulaştım. Neyse işte mesaj yolladım buluşalım dedim daha güzel ir cevap aldım. Zaten Adanalı blog yazarları olarak onlar pazar günü buluşmayı düşünüyorlarmış. Benim konuştuğum gün ise cuma günüydü. Neyse işte ben cuma günü yola çıkıp Mersine gittim ondan sonra düşünüp kaşınıp bir karar verdim. Pazar günü adanaya gidiyordum… Okumaya devam et “Adana da blog yazarları toplandık”

Google 4. pagerank güncellemeleri başladı

Evet arkadaşlar merakla, heycanla beklediğimiz pagerank güncellemelerine bu mübarek cuma gününde başlamış bulunuyoruz. Bildiğiniz gibi pagerank demek googlenin sitenize verdiği değer demektir. Bu yıllarda pagerankin önemi sadece 5 ve üzerisi için kalmış durumda diğer sayılara kolaylıkla ulaşılabiliyor. Benim de güncellemeler sonraı pr değerim 4 olmuştu ve bu güncellemelerde değişmeyeceğini tahmin ediyorum. Her ne kadar gelecek pagerank (gpr) saçmalığına inanmasam da benim Gpr değerinin 6 olarak görünmesi benim 5 olma umudumu arttırmıyor değil. Son zamanlarda ilgilenmediğim için değişmeyeceğimi düşünüyorum ama …
Pagerank değerlerinize de bu gece bakmanızı öeriyorum büyük ihtimalle gece tam anlamıyla herşey belli olur yarına kadar da biter … (pr değerinize şuradan bakabilirsiniz)

Her neyse hadi herkes cuma namazına dua edelim ki pagerank değerlerimiz artsın …
Hayırlı cumalar …
İyi bloglamalar …

1 Yıl olmuş, Pek de iyi olmuş

Evet sevgili blog okurları, güzel insanlar. Tam 1 yıl olmuş. Yani www.burakbudak.com bir yıldır sizlerin başını ağrıtıyor, umuyorum ki daha çoook uzun yıllar da ağrıtmaya devam eder. Bu koca yıl içinde bir sürü güzel şey yaşadım, tecrübeler edindim. Hayat bu ya insan internette bile hayat tecrübeleri edinebiliyor bu çok güzel bir olay.
Daha blogun 1. yılı olduğu için istatistiklerle dolu bir yazı yazmam lazım, yoksa ilerki senelerde nasıl artistlik yapıp da “ben öyle istatistikleri falan yazıp sizi sıkmayacağım” diyebilirim ki !? 🙂  O yüzden :

-Bu koca yıl içinde bazı aylar fazla uğraş verdim çok yazdım bazı aylar uğraşamadım ilgilenemedim az yazı yazdım işte bunların tümünün toplamı tam olarak 259 yazı yazmışım ve bu yazıyla beraber 260 oluyor : )
-Yine bu koca yıl içinde yazdığım yazılara (çok şükür ki hemen hemen hepsini kendi parmaklarımla tuşladım) tam olarak 4.252 yorum geldi. Tabi bunların bir çoğu farklı amaçlarla yazdığım yazılara gelen saçma yorumlardı ama çok güzel fikir belirtilen yorumlarda az değil. Yorum yapan yapmayan herkese çok teşekkür ediyorum.
-Ne hikmetse tam tamına 36 kategori oluşturmuşum.
-Blogumuz öyle geniş, büyük bir şey değil zaten herkes biliyor bu yüzen Arşiv, iletişim ve Kim Bu Burak?  olmak üzere 3 sayfadan oluşuyor.
-Bu yazıyı yazarken baktığıma göre bu yıl içinde (ilk haftalar hariç) toplam 225.558 tekil kişi ziyaret etmiş. Çok daha iyi etmiş onlar olmasa ben ne yapardım. : )
-Wordpress sisteminin hala 2.5.1 sürümünü kullanmaktayım. İnşallah kısa bir sürede 2.6 ya geçerim. (Tatilden, gezmekten fırsat olmuyor ki!  )
-Bu koca yıl içinde (yine) blogumuzun pr değeri ilk başta 0 iken dostlar sağolsun onların sayesinde 3 olmuştur, son güncellemede de 4 olarak iyi bir yer almıştır. Önümüzdeki güncelleme ( çok yakında ) düşmemesini de temenni ederek 5 olmasını istiyorum. Çünkü inanmadığım “gelecek pagerank” denen şey 6 olacağını söylüyor, ben ise 5 istiyorum : ) …
-Yine yıl içinde ve yine ziyaretçiler sayesinde google den bir öğrenci için çok iyi denecek kadar kazandım, tekrar sağolun…
-Benim gerçekten ziyaret ettiğim, severek okuduğum tam 31 adet blog ile de link değişimi yapmışım. Bunlardan bazıları beni eklesede eklemesede ben oraya okuduğum blogları ekledğim için onlarda yer alıyor. Bana teklifte bulunan ama kabul etmediğim arkdaşlarımdan da özür diliyorum çünkü herkesi eklemek sorun çıkarıyor …

İşte böyle. Çok fazla şey yokmuş zaten : )
Sinemaya gittim yazdım, elimden geldiğince bilgilendirdim,konsere gittim yazdım,mutluluğumu yazdım, bazen sıkıntımı yazdım, Blog yazarları toplantılarına gittim yine yazdım,enteresan olaylar yaşadım yine yazdım, gezdim tozdum sizleri de beraberimde götürdüm resimler ekledim tanıtmaya çalıştım, herşeyi her zaman sizler için yaptım ve yapmaya da devam edeceğim. Her zaman yanımda sizler vardınız, herşey için hepinize ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM

Aşağıda bloguma eklediğim yazıların başlıkları yer alıyor yapılan yorum sayısı ile birlikte . Ordan istyenler nostalji yapabilirler… Okumaya devam et “1 Yıl olmuş, Pek de iyi olmuş”

Google pagerank -pr- güncellemeleri tamamlandı

Nihayet…
Evet sevgili blogcular yeni ve eski blogcuların hemen hepsinin merakla beklediği pagerank güncellemeleri geçtiğimiz gün içinde başlamış hatta bitmiştir. Ben daha önceden ücretsiz bloglarda yer aldığım için bilgim var  nedir ne değildir ne kadar önemlidir ne işe yarar ama sizin yoksa buradan öğrenebilirsiniz …
Ben www.burakbudak.com u açalı 4 ay da biraz fazla oldu ama dha önceleri baktığımda gelecek pagerank değeri 5 olarak görünüyordu. 🙂 Tab bu olmadı benim blogumun da pagerank değeri 3 oldu . Beklediğm gibi … Daha yüksek pagerank değerleriyle buluşmak dileğiyle …

Yeni Tasarım ve..

Merhaba,

Burak’ın günlüğüne hoşgeldiniz, Burak’ın diyorum çünkü ben İnşaat Bölümü‘nden Bilal.

Bir süre önce sunucuyu taşıma işlemini gerçekleştirmiştik.

Gel zaman git zaman Burak’ın wp kodlarıyla arası pek iyi olmadığından ve yazılardaki kod fazlalıklarından tasarım zarar görmüştü. Burak tasarımıda değiştirmek istiyordu fakat buna zamanı yoktu, ben hallederim dedim ve şuanda Qwilm! adlı wordpress temasına geçtik. Reklam kodları temaya uymadığı için kaldırdım, kısa sürede reklamlarıda ekleriz 🙂 Yazılarda birkaç düzenleme yaptıktan sonra burak’a buradan sevgilerimi ileterek hayırlı olsun diyorum.

Gözünüze çarpan tema/kodlama hataları ve yeni tema ile ilgili görüşlerinizi yazarsanız memnun oluruz.

Bu gün benim doğum günüm

Vay anasına bu gün benim doğum günüm…Lan yıllar ne çabuk geçiyor anlamadım gitti… Hemde bu çok önemli bir yaş tam tamına 18 yaşına giriyorum hatta girdim bile … Hani o herkesin olmak istediği yaş var ya işte bende ordayım artık oley be artık “internet cafelere gece girebilecem” gibi şeyler diyecektim ama zaten giriyordum 🙂 yani bir çok şeyi yapabilme hakkında sahibim ne güzel bir duygu hehe …
Neyse tam tamına 18 yıldır Burak olmak nasıl bir duygu diye sorarsanız valla hiç bir şey diyemem iyi bir duygudur her halde bu yıl üniversiteye gidince 18 yaşında olmak avantaj sağlar umarım bir işe yaramış olur en azından … Ya kim bu Burak kısmından benim hakkıdma bilgilere ulaşabilirsiniz az da olsa bir şeyler var orda … Ya ben bu blogu bu gün açmak istemiştim aslında ama daha önceden düzenleme falan yapmak için başlayayım dedim ama biraz erken bitince başlamadan edemedim ..
Blogumda bundan tam bir (1) ay önce yayın hayatına başladı umarım uzun yıllar (hata ölene kadar 🙂 ) yazmaya devam ederim. Blogumun da 1. ayını kutluyorum 🙂 her ay değil ama ilk ayı diye böyle hehe …

Efendim “Doğum Günüm Kutlu olsun” Nice 18 yıllara daha diyerek son noktayı koyuyorum .