Habertürk Gazetesi

Bugün her yerde Habertürk gazetesini aradım. Birçok yerde gazetenin ilk günü olmasından dolayı kalmamıştı. “Türkiye’nin tek değişik gazetesi” sloganı ile yola çıkan gazete diğer gazeteler ile aynı stant da yer almıyordu. Gazeteyle beraber reklamlı bir Habertürk standı gelmiş, gazeteler de onun içindeydi.

Neyse gazeteyi elime aldım, gidip 75 kuruş verecekken adam 50 kuruş diyerek beni sevindirdi Her yerde 75 kuruş olacağı söyleniyordu ama 50 kuruş ile iyi bir başlangıç yaptı. Tabi yine de pahalı olduğunu düşünüyorum.

Gazete kuşe kâğıt (farklılık 1) olduğu için biraz farklı geldi ilk olarak. Tabi her bölümü ayrı ayrı sayfalandırdıklarını bilmediğim için gazetenin diğer parçaları içinden düştü, bunda kuşe kâğıt olduğu için eklenen kayganlık fazlasıyla etkindi.

Benim gördüğüm diğer gazetelerden en büyük farkı da gazetenin eklere ayrılmış şekilde olmasıydı (farklılık 2). Yani şöyle söyleyebilirim. Ana haber sayfası, spor, magazin, ekonomi ve bulmaca olmak üzere 5 ayrı gazete şekline getirilmişti. Diğerlerine göre büyük bir farklılık diye görebiliriz.

Gazetenin kuşe kâğıda basılacak olması çok konuşuldu, büyük farklılık olarak görüldü ama gördüğüm kadarıyla biraz kandırıldık. Çünkü gazetenin ilk sayfaları dışındaki sayfaları normal gazete kâğıdı ile aynı. Ve bulmaca gazetesi de yazılması kolay olsun diye (!) normal gazete kâğıdına basılmıştı. Yani ilk sayfaların kuşe kâğıt olması, diğerlerinin farklı olması biraz kandırıldık hissi verdi bana.

Bunlar dışında içerik, tasarım, yazılar hiç farklı değildi. İçerik olarak tek farklılık içten açılan reklam ve çeyrek sayfaya katlanan reklamlar olmuş. Yani demek istediğim o kadar farklılık yarattık diye konuşuldu ama çokta farklı bir şey yoktu.

O kadar reklamdan sonra ne kadar sattığını çok merak ediyorum. Nede olsa Ciner grubuna ait bir gazete, Sabah gazetesine yetişebilecek mi merak ediyorum. Fatih Altaylı köşe yazıları yazıyor, hata bu gün kendisi için çok duygusal bir konudan bahsetmişti. Yazının hepsini eklemeye niyetim yok sadece şu sözlerini yazmak istiyorum “Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu gün benim için 2 Nisan“. Evet, onun için 2 Nisan çünkü 1 Nisanda Sabah gazetesi satılmış ve kendisi gazetesiz kalmıştı. O yüzden “acaba Sabah gazetesine yetişebilecek mi?” diyorum.

Fazla umudum yok ama umarım onlar için en güzeli olur. Amaçlarına ulaşabilirler de farklılık yaratırlar. Benim gözlemlediklerim bunlar. Yazar kadrosu falan internetten gazete okuyan biri olduğum için pek umurumda değil, nasıl olsa online istediğimi okuyorum.

Belki bir daha bu gazeteyi hiç almayacağım ama sizde alıp deneyebilirsiniz, yargısız infaz yapmak yakışmaz.

Görüşmek üzere…