Kişisel Robotlar – Google Glass – Boston Dynamics

kisisel robotlar zamaniSabah saat 06:00, susmak bilmeyen bir alarm ile yine işe gitmeniz gerektiğini hatırlıyorsunuz. Günlerden salı. Yöneticilik çok zor, işe başladığınız ilk günlerden beri kurduğunuz yöneticilik hayalleri çok da gerçekçi değilmiş. Daha yoğun tempo ile çalışma, daha fazla sorumluluk daha fazla iş…

Sabahın ilk ışıklarında başlayacak olan toplantılar, dinlenmesi gereken direktörler, müdürler, çalışanlar. Verilmesi gereken onaylar, alınması gereken kararlar. Sonra bi anda tüm bu düşüncelerin geçmişte kaldığını hatırlıyorsunuz ve rahatlıyorsunuz. Teknoloji Skype toplantılarından, Google Hangouts’dan çok daha fazla gelişmişti. Her zaman hayalini kurduğumuz robotlar her yerdeydi, hem sadece iş gücü olarak kullanmakla kalmamış olayı çok farklı boyutlara taşımıştık.

Yanınızdan 1 metre bile ayıramadığınız, yatağımızın hemen yanında olan Google Glass gözlüğünüzü (Versiyonu 10.2) gözünüze takıyorsunuz ve maddi olarak çok iyi bir durumda olduğunuz için sizin yerinize kullanabildiğiniz kişisel robotunuzu da mekanik uykusundan uyandırıyorsunuz. Kabul, çok da size benzemiyor ama yine de fiziksel olarak bir insandan çok da farklı değil. Yatağınızdan çıkmadan Glass komutlarınız ile robotunuzu harekete geçirerek ofisinize doğru yol almasını sağlıyorsunuz. Aracınız zaten bir çok yönden geliştiği için robotunuzun kullanmaması için hiç bir sebep yok.

Ofisinize ulaşan kişsel robotunuz yönetim kurulu toplantısını sizin yönlendirmeleriniz ile (tabi ki sizin sesinizle) başlatıyor. Atmanız gereken imzaları da, yönlendirmeleri de yapıyor ve sonra o toplantıdan kalarak diğer toplantılara doğru yol alıyor. Bu sırada siz, gerektiği yerlerde ordaymışcasına onun gözünden bakıyor, onun ağzından konuşabiliyorsunuz. Olası teklikelerden uzak kalmış olmanız da ayrı bir konu.

Tüm bunların olması, hatta çok çok daha fazlasının olması artık çok da uzak değil. İlk sinyali aldık. Google, Robot Teknolojileri konusunda en önemli şirketlerden biri olan Boston Dynamics‘i satın aldı. Detayları mutlaka okuyun.

Google’ı biliyoruz ama Boston Dynamics neler mi yapıyor? İzleyelim…

Bir de şunu izleyin – Petman:

Facebook Reklamı Vermek ve Satışlar

Dijital medya planlamanın en önemli ayağının Google reklamları olduğunu düşünenlerdenim. İnternet dünyasında yapılacak olan reklamlarda mantıklı ve iyi analiz edilmiş reklamlar verildiği zaman en iyi geri dönüşler Google reklamlarından kazanılır. Çünkü o mecrada zaten ne istediğini bilen insanlara hitap ediyorsunuzdur, o kişiler zaten sizi bulmaya gelmişlerdir. Siz, bir adım atan kişiye bir adım atarak işini kolaylaştırmış olursunuz. Bu nedenle de Google reklamları başarılı sonuçlar elde edilme oranı yüksek reklamlardır. Google’da zaten gelirinin büyük bir kısmını bu reklamlardan sağlamaktadır. Okumaya devam et “Facebook Reklamı Vermek ve Satışlar”

İşi Uzmanına Bırakın!

Google, yıllardır yeni bir sosyal ağ hayali ile yaşıyor. Bu olay belki de çok gündemde olduğu için bu kadar göze batıyor ama google bu konuyla ilgili bıkmadan usanmadan yeni ürünler çıkararak, denemeler yaparak çabalıyor. Hemen hemen hepsinde başarısız oldukları ise bu olayın en acı gerçeği! Son zamanlarda Google+ ile yeni şeyler deniyor fakat buna rağmen çok iyi gelişmeler olduğu söylenemez. (Her ne kadar ümitli olsam da…)

Sadece bununla da kalmadı. Uzun zaman uğraştığı fakat satın alamadığı Groupon‘a rakip olması hayali ile Google Offers adında yeni ürününü duyurdu fakat orada da sonuç hüsrandı. Beklenen satış rakamlarının yanına bile yaklaşılmadı ve son olarak ana sayfasında reklam olarak bu konuya yer verdi, (Google, anasayfasına hiç bir zaman reklam almayacağını söylerdi) fakat yine olmadı. Muhtemelen başarısız projeler çöplüğünde yakın zamanda yerini alacaktır.

Facebook, dünyayı kasıp kavururken her dalda yer almak için de büyük bir çaba harcıyor. Daha önce yazılarımda yer verdiğim Places, Deals, Credits gibi bir çok uygulama ile tüm sosyal uygulamaları tek bir yerde toplamak, insanları Facebook’dan dışarı çıkarmamak için son sürat çalışıyor. Başarılı oldu mu? Pek sayılmaz.

Facebook, Foursquare’e rakip olması amacıyla Places’ı duyurdu. 500.000’den fazla kullanıcıyla hayata geçen bir uygulama olsa da henüz Foursquare’in popülerliğine ulaşmış değil. Foursquare kullanıcılarını Places’e kaydırma hayali ise büyük bir hüsran oldu.

Yine dünyayı kasıp kavuran modellerden biri olan grup alışverişi konusunda Facebook ciddi yatırımlar yapıyordu. İnternet sektörünün aktif takipçileri Facebook’un Deals hizmetini duyurmasını bekliyordu ki acı haber geldi. Facebook, Deals hizmetini başlatmadan bitirme kararı aldı. Bir çok kişi için çok büyük bir şok olmuştu çünkü gerçekten çok büyük işler yapılabilecek bir projeydi.

Yukarıda yer alan örneklerin her biri, dev şirketlerin başarısızlık hikayelerini oluşturuyor. Bu şirketlerin ortak noktaları şunlar:

Çok büyük şirketler, büyük kitlelere kolay ulaşma imkanları var, çok ciddi yatırım imkanları var ve kendi işleri dışında çok büyük işlerden pay çalmaya çalışıyorlar. En önemli ortak noktalarından biri de bu işlerinde diğer bir çok örnekte olduğu gibi başarısız olmaları.

Çünkü başarı getiren tek şey büyük olmak, para, hizmet, imkan sahibi olmak değil. İşinin uzmanı olmak.

Facebook, insanları çok iyi etkileşime geçirmeyi başardı, tabir-i caizse çok iyi sosyalleştirdi ama onlar fırsat satamaz, çünkü sosyal mecraları, dinamiklerini, kullanıcı alışkanlıklarını o alanda çok iyi biliyorlardı, o işin uzmanlarıydı. Grup alışverişin değil.

Google, arama, analiz ve reklam uzmanı. Bu işleri en başından beri en iyi şekilde yapıyor ve yapmaya da devam edecek. Fakat Google kullanıcı alışkanlıklarını, sosyal ağların dinamiklerini Facebook kadar iyi bilmiyor, bilemez. Çünkü yıllardır o işi yapmamış, uzmanlarına sahip değil.

Google ve Facebook sadece birer örnek, bunun gibi geçmişte başarısızlıkla sonuçlanan çok fazla proje, çok büyük şirketler var. Google’nin yapabileceği en mantıklı hareket Groupon’u satın almak olurdu ve ilk olarak denedi ama olmadı, satmadılar. Benzerini yapmaktan daha farklı yöntemlere başvurmalarını beklerdim…

Facebook, zamanında Friendfeed’i satın aldığı gibi Foursquare’i satın alma yoluna gidebilirdi. Öyle olsaydı çok daha başarılı işler çıkabilirdi fakar yapmadı ve başarısız oldu.

Büyük şirketlerin genelde yaptığı gibi kelle avcısı olmak lazım. Bazen dev şirketler daha ufak şirketleri alarak hemen kapatırlar. Burada tek amaç satın aldıkları şirketlerdeki kişileri kullanmak, onların beyinlerini daha değerli işlerde kullanmak. En iyi yöntem budur, insana yatırım yapmak genelde o insanın yaptığı işe yatırım yapmaktan daha değerlidir. Bu nedenle en iyisi siz işi uzmanına bırakın.

1 – 30 Haziran Arası İnternet Sektöründeki Gelişmeler

Geçtiğimiz her ay internet sektörü hızla büyümeye devam ediyor ve yenilikler arka arkaya, hız kesmeden çıkmaya devam ediyor. Bu gelişmelere tek bir alandan hızlıca ulaşabilmek bazen çok zor olabiliyor. Bu nedenle her ay gerçekleşen önemli gelişmeleri birer cümle ile açıklamaya çalışıp okuyucularımız ile paylaşmak istiyorum.

Bu sayede hem bizim elimizde güzel bir kaynak birikmiş olur, hem de okuyucularımız kaçırdıkları gelişmeleri görmüş olur.

1 HAZİRAN 2011

Google +1 Butonunu Duyurdu: Google, Facebook’un “Beğen” butonunda karşılık olabilecek, tüm sitelerin kullanabileceği ve adını +1 koydukları butonu duyurdu. Bu buton sayesinde kullanıcılar beğendikleri içerikler için +1 butonuna tıklayacak ve bu +1’ler genel arama sonuçlarında yani SEO konusunda, aynı kullanıcının diğer karşılaşacağı aramalarda ve arkadaşlarının arama sonuçlarında etkin bir rol oynayacak. Kullanıcılar Facebook’da sürekli çevirimiçi oldukları halde Google hesaplarında sürekli çevirimiçi olmadığı için şu anda kullanım sayısı çok fazla değil ama Google bunu da mutlaka düşünmüştür. (Aslına bakarsanız ilerleyen günlerde duyurduğu Google+ isimli sosyal ağın habercisi olmuş bu olay.) +1 ile ilgili detaylı bilgi için: http://www.google.com/webmasters/+1/button/

Linkedin Paylaş Butonunu Duyurdu: Google ile aynı gün, profesyonel iş ağı olan Linkedin’de bir paylaşım butonu yayınladı. Bu butonun, işlev olarak Facebook’un “Beğen” butonundan hiç bir farkı bulunmuyor fakat ziyaretçilerin paylaşım yapmak istedikleri alanlar farklılık gösterdiği ve ziyaretçi akışının da sosyal ağlara göre farklılık gösterdiği konuları göz önüne alınınca gayet güzel bir hareket olduğunu söyleyebiliriz. Linkedin butonu ile ilgili detaylı bilgi için: http://developer.linkedin.com/docs/DOC-1283

Twitter “Follow” butonunu duyurdu: Tüm şirketler sözleşmiş gibi aynı gün butonlarını duyurdular. Twitter’da yine sitelerin kullanabileceği fakat paylaşım yapmaktan ziyade takipçi kazanmak için kullanabileceği butonu olan “Follow” butonunu duyurdu. Daha önceleri sadece yazıların altında RT butonu bulunuyordu, kullanıcılar onu kullanıyordu. Artık, Facebook’un sitelere eklemeleri için hazırladığı eklentisinde olduğu gibi direkt olarak site üzerinden o sayfanın twitter hesabını takibe alabileceğiz. Follow butonu ile ilgili ayrıntılı bilgi için: http://blog.promoqube.com/2011/06/twittera-follow-butonu-geldi/

Google Offers Yayına başladı: Bildiğiniz gibi Google, Groupon’u çok ciddi paralar teklif ederek almaya çalıştı fakat bu konuda bir tülü istediğini elde edemedi. Sonunda vazgeçmiş olacak ki Google Offers isimli yeni servisini duyurdu. Ciddi bir lansman henüz yapılmasa da şu anda Google bugün ilk grup indirimini satmaya başladı. Bakalım ilerleyen zamanlarda neler olacak. Google offers ile ilgili ayrıntılı bilgi için: https://www.google.com/offers/

6 Haziran 2011

Apple iOS 5’i duyurdu: Apple’ın düzenlediği WWDC 2011 konferansında geliştirilmiş işletim sistemi olan iOS 5 duyuruldu. En çok ilgimi çeken kısmı Twitter entegrasyonu ve bildirimlerde meydana gelen değişiklikler oldu. Duyurunun önemli ayrıntıları için tıklayın: http://www.engadget.com/2011/06/06/apples-ios-5-all-the-details/

9 Haziran 2011

Türkiye’de internet sektörünün heyecanla beklediği 22 Ağustos günü ile ilgili enteresan bir gelişme yaşandı. Tüm dünyanın tanıdığı, son zamanlarda özellikle Sony firmasına verdikleri zarar ile bilinen Anonymous hacker grubu, 22 Ağustos’da Türkiye’de sansür olmasına karşı olduklarını belirttikleri bir bildiri yayınladılar ve bir çok devlet sitesine saldırıda bulunacaklarını söylediler. Bu saldırıların bazıları gerçekleşti, bazı devlet sitelerini geçici bir süre de olsa erişim sağlanamadı. Asıl enteresan olan şey ise bu saldırıya Türkiye’den destek veren 5’i çocuk 32 kişi farklı şehirlerden yakalanarak gözaltına alındı.

12 Haziran 2011

TTNET’in televizyon izleme servisi olan Tivibu Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. İlk defa sadece internet üzerinden yayınlanacak bir canlı yayın çalışması yapıldı. Bu çalışma Tivibu ve Cüneyt Özdemir işbirliği sayesinde gerçekleştirildi ve 12 Haziran günü seçim ysağından sonra gece 01.00’e kadar Seçim Online yayını yapıldı. Onlarca konuk katıldı ve bu sırada internetin nabzı da anlık olarak tutuldu, paylaşıldı. Tüm çevirimiçi kanallar kullanıldığı için Facebook üzerinden de canlı yayın takip edilirken Türkiye’de ilk defa youtube üzerinden de canlı yayın gerçekleşti. Seçim Online ile ilgili ayrıntılı bilgi için: http://secimonline.tivibu.com.tr/

15 Haziran 2011

Arama devi Google görsel arama özelliğinde güzel bir gelişme sağladı. Bu sayede artık görsel aramalarımızda daha anlamlı ve alakalı sonuçlara ulaşmamız sağlanacak. Yaptığımız bir görsel arama sonucunda sol tarafta “Konuya göre sıralama” özelliğini seçersek çıkan sonuçlar konularına göre kategorilendirilmiş halde karşımıza geliyor. Ayrıntılı bilgi için: http://images.google.com/landing/imagesorting/

20 Haziran 2011

Alan adları ile ilgili yetkili merci olan ICANN artık markaların da kendine özel alan adları alabileceklerini duyurdu. Bu sayede dünyaca büyük markalar kendi isimlerini taşına uzantılara sahip olabilecek. Yani burak.comtalks şeklinde bir alan adına sahip olabileceğiz. Webrazzi’de yazılanlara göre bu şekilde bir alan adına sahip olabilmek için 185 bin doları gözden çıkarmak gerekecek. Ayrıntılı bilgi için: http://www.webrazzi.com/2011/06/20/markalara-ozel-alan-adi/

21 Haziran 2011

Dünya’nın en büyük profesyonel iş sosyal ağı Linkedin Türkçe oldu. Türkiye’den zaten ciddi bir profesyonel kitleye hitap eden Linkedin Türkçe olduktan sonra çok daha büyük bir kitleyi pekşinden sürükleyeceğini söyleyebiliriz. Eğer hala profesyonel bir profiliniz bulunmuyorsa acele etmenizi öneririm. Bilgi için: http://blog.promoqube.com/2011/06/linkedin-turkce-oldu/

28 Haziran 2011

Google+ (Plus) Duyuruldu: Daha önce Buzz ve Wave ile sosyal ağ girişimlerinde bulunmuş olan Google 1 Haziran’da duyurduğu +1’in de gücünü alarak bu defa Google Plus isimli bir sosyal ağı duyurdu. Her zaman olduğu gibi yine “Facebook’a rakip sosyal ağ” diye haberler yapıldı ama şu aşamada Facebook’dan çok Friendfeed’e rakip bir ağ gibi duruyor. Çoklu görünülü konferans ve arkadaşları gruplara ayırma özelliğini öne çıkarmaya çalıştıkları Plus’ın başarılı olup olmayacağını bize yine zaman gösterecek. Ayrıntılı bilgi için: https://plus.google.com/

Haziran ayında öne çıkan, en azından benim dikkatimi çeken konular bunlar. Atladığımız düşündüğünüz, sizce gerçekten önemli konuları yorum olarak paylaşırsanız yazıya eklemeler yapabilirim.

Bakalım Temmuz ayı internet sektörü için neler getirecek.

Google +1 ve Geleceği

Google, Mart ayının sonlarında sosyal ürünlerinin en sonucusu olan +1‘i duyurdu. Bu ürün direkt olarak Facebook’un “Beğen” butonu ile karşılaştırıldı. Yapılan karşılaştırmalar çok daha haksız sayılmazdı. Daha önce Google’ın çıkardığı sosyal ürünlerin kötü sonuçlarla bitmesi bu karşılaştırmaların en büyük nedeniydi. Google’ın bu hareket ile yeni bir sosyal ağ oluşturmaktan vazgeçtiğini, artık tüm sistemlerini sosyal hale getirmeye başladığı sonucunu çıkarıyorum. Bu nedenle +1, bu noktada çok büyük bir adım.

Bu buton sayesinde artık arama sonuçları arkadaşlarımızın verdiği puanlar doğrultusunda şekillenecek. Kullanıcıların arama sonuçlarını değerlendiriyor olması Google’ın sonuç listeleme mantığını da değiştirecektir. Bu da en çok Seo’ya etki edecektir. Artık siteler, hile yaparak aramalarda üst sıralara çıkamayacak, sürekli değişen bu sonuç listeleme yapısı büyük bir değişime uğramış olacak.

Bunun dışında Adwords ve Adsense bu konudan büyük ölçüde etkilenecek ürünler arasında. Reklam verenlerin linklerine verilen +1’ler tıklanma oranları çok fazla değiştirecektir. Bunun yanında arkadaşlarımızın +1 verdiği reklamlara olan güven de daha fazla olacaktır. Reklamların da +1’lere göre yayınlanacak olması reklam yayınlayan sitelerin gelirlerinin artmasına da neden olacaktır.

Reklam modellerinin şekillenmesinde etkili olacaktır. “Sadece +1 veren kullanıcının arkadaşlarına göster” şeklinde bir model oluşacaktır. Facebook’da şu anda var olan “reklamı, sadece sayfayı beğenen kişilerin arkadaşlarına göster” modeli gibi.

+1 verdiğimiz bağlantıların Facebook beğen butonuna göre en büyük artısı ise profillerimizde +1 sekmesinde saklanacak olması. Dilediğimiz zaman ulaşabileceğiz. Facebook’da beğendiğimiz şeyleri henüz saklayan ve dilediğimiz zaman bize gösteren, profilinizde geriye doğru gitmekten başka, bir yöntem bulunmuyor.

İlk gördüğüm andan beri beni heyecanlandıran bu uygulama ile google, özellikle de arama sonuçları çok değişecektir. Bu da yavaş yavaş kullanım alışkanlıklarımıza olumlu etki edecektir.

Bu yeniliğin tüm kullanıcılar için aktif olmasını merakla bekliyorum. Güzel şeyler olacağını umuyorum.

Reklam filtreleme ve google reklamları

Son zamanlarda google reklam gelirinden şikayet edenlerin sayısı bir hayli arttı. Tabiki bunun nedeni ortalıklarda dolaşan çöp siteler. Bu çöp siteler kullanıcıları kontör vaadiyle kandıran, tıklama başına o.oo1$ bile vermeyen, “.info” uzantılı domainleri ile dikkat çeken siteler oluyorlar. Yani bu saydıklarım bunların ortak özellikleri. İşte çok büyük siteler dışında tüm sitelerde bu reklamlar çıkıyor. Anahtar kelimeleri ilgi çekebilecek herşey olabiliyor, bu yüzden de her türlü yazıda, sitede bu reklamlara rastlamak mümkün. Neyse her yerde bu kontör reklamlarını görünce ve r10 forumunda da bu konu hakkında sıkça konuşulunca google’nin içerik ile uyuşmayan reklamların engellenmesi için hazırlamış olduğu “rekabetçi reklam filtresi”  az da olsa yardımımıza yetişti.  Okumaya devam et “Reklam filtreleme ve google reklamları”

Bloglar da kapanıyor

Ülkemizdeki video sitelerindeki kapatmalara zaten alıştık son olarak neden kapatıldığı bile belli olmayan dailymotion. Youtube‘den sonya ülkemizde en çok kullanılan video sitesi olan dailymotion da kapatıldıktan sonra sıra zaten diğer video sitelerine geldi, geldi ama bundan önce bloglarda da “mahkeme kararıyla erişime engellenmiş” yazılarını görmeye hazırlanmamız iyi olur diye düşünüyorum.  Okumaya devam et “Bloglar da kapanıyor”

Google Euro 2008 için çalışıyor

Dün gece Euro 2008 için yazılar yazmaya çalışırken google logosundan da bahsetmiştim. O logloya tıklayınca (dün) yani başka bir deyişle google de “euro 2008” diye arama (bu gün ve sonrası) yaptığımız zaman arama sonuçlarının çıktığı yerde google o gün oynanan maçlar ve sonuçları hakkında karşımıza özel bir bölüm çıkarıyordu. Bu bölümde eğer oynanan maç varsa skoru ve sonraki maçın kimler arasında olduğunu, saat kaçta olduğunu gösteriyordu. Aynı gün oynanacak diğer karşılaşmanın saat kaçta ve kimler arasında olduğunu yani hepsini gösteriyordu.
Google de işini biliyor ve tabi bu da bizim işimize geliyor. Tekrar teşekkürler google … Okumaya devam et “Google Euro 2008 için çalışıyor”