Hedef Kitleye Ulaşmak

Geçtiğimiz günlerde comTalks.com’un Analytics hesabında dolaşırken her ziyaretçinin blogumuzda ortalama 2.27 dk süre geçirdiğini ve bu sürede ortalama 2.28 sayfa dolaştıklarını gördüm.

Bu istatistikler ortalama bir blog için tatmin edici rakamlar olabilir yani her blogumuzu ziyaret eden 1-2 yazı okumadan çıkmıyor diyebiliriz. Ziyaretçi kitlemiz arasında farklı bir grup dikkatimi çekti ki onlar herkesten farklıydı. Onlar, blogumuzda ortalama 7.02 dk zaman geçiriyor ve bu sürede 5.3 sayfa görüntülüyorlar. Evet, bunlar geçtiğimiz günlerde Tükçe dil seçeneği de eklenen Linkedin‘den gelen ziyaretçilerimizden başkası değildi.

Bu aşamada şöyle bir durum karşımıza çıkıyor. Hedef kitlemize ne kadar ulaşabiliyoruz ve daha önemlisi bu kitleye ulaşabilmek için ne yapıyoruz?

Her blogun/sitenin bir hedefi vardır, bu hedef para olabildiği gibi insanların bilinçlenmesine katkıda bulunmak ve bu sırada kişisel gelişimine de destek olabilir. Ama hedef her ne olursa olsun bir kitle vardır ve o kitleye ulaşmak temel amaçtır. Bu nedenle bloglar ve siteler reklamlar verir, paylaşımlar yapar.

comTalks özelinde ilerleyecek olursam şu anda çok ufak bütçeli Facebook reklamlarından başka bir reklam çalışmamız bulunmuyor. Facebook’un sağladığı hedefli reklam hizmeti sayesinde ulaşmak istediğimiz kitleyi belirledik ve reklamlarımız sadece onlar tarafından görüntüleniyor. Bunu yapmamızdaki amaç ziyaretçilerimizin sadece konuyla ilgili kişiler olmasını istememizden başka bir şey değildir.

Şimdi istatistiklere bakınca Facebook reklamı vermenin de gerçekten doğru olup olmadığını sorgulayabiliyorum. Şu aşamada en mantıklı hareketin yazılarımızın Linkedin’de daha fazla paylaşılmasını sağlamak ve Linkedin’in reklam sistemini kullanmak olduğunu biliyoruz. Bu nedenle reklam stratejimizi Facebook’dan Linkedin’e kaydırmak çok mantıklı bir hareket olacaktır. Çünkü ulaşmak istediğimiz kitle, yararlı olabildiğimiz kitle Facebook’dan çok Linkedin’de.

Yukarıda verdiğim örnek ile amaçladığım şey hedef kitleye ulaşmanın ne kadar yararlı olduğudur. Bunu da maalesef analizler yapmadan anlamak pek mümkün olmuyor. Facebook’da çok güzel hedeflemeler ile başarılı bir kampanya yürütürken aslında ulaşmamız gereken kitlenin Linkedin’de olduğunu analytics raporlarından anlayabildik. Bu nedenle hem ziyaretçi verilerimizi hem de reklam verilerimizi iyi analiz edip hedef kitlemize ulaşmak için stratejmizi bir daha gözden geçirmenin çok yararlı olacağını söyleyebilirim.

Hedef Kitleniz Belli mi?

Geçtiğimiz gün İzmit merkezde (Yürüyüş Yolunda) büroşür dağıtan genç bir bayan gördüm. Yolda öylesine yürürken dikkatimi çekti ve biraz izledim. İzledim çünkü yanından geçtiğim halde bana dağıttığı el ilanından vermedi.

Benden sonra etraftan geçen kimseye ilanları vermediğini gördüm. Sonra yolun kenarında yürüyen yaşlı bir adama yaklaştı ve ilandan bir tane uzattı. Ben tabi izlemeye devam ettim. (İlanı verdiği yaşlı amca yanımdan geçene kadar ilana bakıyordu) Sonra gençlere ilan vermemeye devam etti ve tekrar bir yaşlı adama yaklaşıp ilanı uzattı. O adamda inceledikten sonra katlayıp cebine koydu…

Şunu demek istiyorum. O ilanı bana ve etraftaki diğer insanlara vermiş olsaydı muhtemelen bakıp, ilgimizi çekmediği için çöpe atacaktık. Ama genç bayan, ya kendisine verilen talimattan dolayı ya da odaklı reklam konusuna inandığı için o ilanları sadece yaşlılara dağıtmayı tercih etti. Bu yaptığıyla da muhtemelen hedef kitlesine ulaştı, ilgilerini çekti yani başarılı oldu…

Televizyon, radyo, gazete, dergi, internet veya sokaklar… Reklam nerede yayınlanıyorsa yayınlansın odak noktası, hitap ettiği kitle çok iyi belirlenmeli, mutlaka özel bir strateji oluşturulmalı ve ona göre reklam yapılmalı. Bunu yapmadığınız zaman yaptığınız şeyin parayı ortalığa atmaktan başka bir şey olmadığını bilmeniz lazım.

Parayı ortalığa atmayın, gidip vermek istediğiniz kişiye verin...