Yeni üniversite dönemi (2. sınıf, 2. dönem)

Asıl olarak geçen hafta, benim için bu hafta eğitime başlayan Kocaeli Üniversitesinde benim için çok zor bir dönem başlıyor. Geçtiğimiz dönemlerde birçok derste devam zorunluluğu yoktu o yüzden çok rahat hareket edebiliyorduk. Bu dönem ise nedendir bilinmez ama bölüm yönetimi tarafından anlamsız bir devam zorunluluğu getirildi. Diğer bölümlerin çoğu dersi için böyle bir zorunluluk yok, hocalar kendi isteklerini ve şartlarını belirleyip bu sorunu kaldırıyordu.

Üniversite de devam zorunluluğu çok saçma bir olay, yani derslerin çoğunun devam etmeden geçilmeyeceğini herkes biliyor burası kesin ama bu devam zorunluluğu yüzünden derse girmek istemeyip sırf zorunluluk diye derse girenler dersi dinlemek isteyenlerin de rahatını bozup derslerin sırf gırgır, şamata ile geçmesine neden oluyorlar. Hâlbuki devam zorunluluğu olmasaydı böyle bir sorun olmazdı. Tamam, itiraf ediyorum bende derse girip gereksiz konuşanlardanım …

Bir de bölümde ki derslerin yoğunluğundan ve ders saatlerinde ki abartıdan bahsetmek istiyorum. Bölüm bildiğiniz gibi Jeodezi ve Fotogrametri mühendisliği yani öyle pek ahım şahım bir şey değil. Ama buna bakmaksızın bu döneme ait olan tam 11 ders var. Krediler yettiğince buna alttan alınan dersleri de ekleyebilirsiniz. Şu anda bir gün dışında her gün sabah 8.54 akşam 5.00 okulda derslerimiz var. Yan bir memur gibi artık çalışıyor sayılırım. Buna ne kadar katlanabilirim bunu bilemiyorum tabi…

Bu dönemi de bir şekilde atlatırsam okulu dondurmayı düşünüyorum, bakalım zaman bize neler getirecek. Bu arada laptopum da geldi, onun hakkında da ufak bir şey yazarım…

İnternetsiz 1 hafta

Evet Kocaeli’ye dönüş için evden çıkalı tam 1 hafta olmuş. Bu bir hafta benim için 2 açıdan önemliydi.
1) Kocaeli de üniversite hayatını, üniversite hayatı gibi yaşayabilmek için ev tutma çalışmaları ve aşamaları
2)Tam yola çıkacağım zaman servere yapılan büyük bir saldırı…

Birinci konu çok daha önemliydi belki ama ikincisi de hiç küçümsenecek gibi değildi. 🙂 Neyse işte bu şekilde yola çıktım ve Kocaeli’ye yetiştim. Dinlenme tesisinde 15 dk. internete girişimden başka hiç bir bağlantım olmadı. Tabi koca bir yaz ayını 24 saat online geçiren biri için bu ne kadar zordur bilemezsiniz. Yani attığım her adımda aklımda internet vardı. Hele sabah yola çıkmadan önce servere yapılan saldırı ile sitelerin kapalı durumda olması, sonrasından haber alamamam beni çıldırtıyordu. Çünkü, malesef sık yedek alan biri değilim. Neyse işte bu gün gördüğüm kadarıyla ortalama 15 günlük (çok fazla 🙁 ) bir yazı, yorum kaybım var. Son yedeğimi almıştım çıkmadan önce ama onda da sorun olma ihtimali yüksek bunu evime internet bağlayınca görebileceğim malesef. Bir diğer yeni yavru blog yazdik.com ise bir kayıp yaşamamıştı çok şükür. Çünkü orda bir çok kişinin emeği var.

Bu internetsiz bir hafta bana çok şey kaybettirsede yaz aylarının başından sonuna kadar kafamı meşgul eden ev sorunun çözmeme yaradı. Zaten amaç da buydu. Kocaeli’ye yetişir yetişmez (ev arkadaşlarım da gelince) hemen ev aramaya koyulduk. Çok gezdik ama bir o kadar da şanslıydık. Tam isteğimize göre bir ev bulduk. Ev sahiplerimiz gerçekten çok iyi insanlar. Onlar taşınında bir yerleştiğimiz için fazla bir kir/temizlik sorunumuz da yok. Evi tuttuk ev sahibemiz dediğim gibi çok yardımcı oldu ve bize bir çok eşya hediye etti. Hala da yardımlarını esirgemiyor. İşte böyle 4 kişi (aynı sınıf arkadaşlarım) evi tuttuk 3+1 olması dolayısıyla 500 YTL kiramız var artık. Pahalı ama ne yapabiliriz ki. 🙂 Neyse evimize bir çok eşya aldık. Tabiki 2. el sıfır olacak hali yok ya, ama hepsi yeni gibi  😉 …

Neyse işte böyle bir yandan dolu dolu bir yandan boş bir hafta geçirdim. Evime daha internet bağlamadım ama emin olun sorunlar bitsin ilk iş internet bağlatmak olacak. Çok yakında inşallah çok daha iyi bir şekilde aynı hızla belide daha hızlı evam edeceğim. Soranlara, merak edenlere herkese teşekkürler…

Görüşmek üzere …

Demet Akalın Kocaeli konseri

Bu gün haftalardır reklamları yapılan Kocaeli Fuarının açılışı vardı ve yine reklamlarda da söylenen Demet Akalın konseri. Her şey çok güzel başlamıştı. Önce arkadaşlarla buluştuk gezdik eğlendik sonra Kocaeli Fuarının yolunu tuttuk söylentiler vardı zaten giriş ücretli diye ama ücretin ne kadar olduğu bilmediğimiz için gidip bakalım dedik. Gittik kapıda ve içerde acayip kuyruk falan (O zaman ucuzdur dedik : ) ) gittik soruk ve 1 YTL  olduğunu öğrendik tabi kaçırmadan hemen içeri girdik. : ) Fuar gerçekten kalabalıktı ve lunapark çok eğlenceli görünüyordu gezip dolaşırken Ranger denen dehşet bir eğlence aracı gördük. Dışardan çok korkunç görünüyordu her ne kadar gondola bindiysem de onu göze alıp alamayacağımı bilmiyordum : ) Arkadaşları da BEN! gaza getirdim  ve bindik. O anki atmosfer nasıl anlatılır bilmem ki yai çekice binmiş sallanıyoruz tüm kocaeli ayaklarımızın altında ve havda takla atacak kadar dönüyoruz. Muhteşem bir şeydi korku çığlık epsi bir arada sonunda durduk. Kesinlikle tavsiye ediyorum ve en kısa zamanda tekrar deneyeceğim… Okumaya devam et “Demet Akalın Kocaeli konseri”