Bir varmış, bir yokmuş…

Sonunda öss denen illet gelmiş o iki arkadaşın da kapılarını çalmıştı. Biri bilgisayardan zevk alıyor, onun üzerine hayaller kuruyor. Diğeri çok güzel resim çiziyor gelecekte kendini resim çizerken hayal ediyordu. Ancak böyle mutlu olacaklarını biliyor, buna inanıyorlardı.

Resim kaynağı

Sınavdan çıktılar, hayalleri var ama çevrenin etkisi daha fazla. Aile, akrabalar ve arkadaşlar sıkıştırıyorlar. Sınav sonuçları hayallerine yetmiyor, ama onlar hayallerinin peşinden koşmak istiyorlar, şans istiyorlar. Ama bu sırada daha fazla baskı görüyorlar. Sonunda karar verme zamanı geliyor. Maalesef bilgisayar meraklısı hayallerini ertelemeye karar vermiş. Kendince bilgisayar ile ilgili bir bölüme gitmeye karar vermişti. Tabi ki aile etkisi inanılmazdı, çünkü o iş ilerde çok iyi para getiriyordu, iş kaygısı yoktu. Evet, o artık harita mühendisliği okuyordu. ): (Evet, bilgisayar ile hiç ilgili yok.)

Resim çizen arkadaşı ise hayallerinin peşinden koşmaya devam etti. Yetenek sınavları ile çok istediği animasyon bölümüne gitmeyi hedefliyordu. Rakip çok girebilen kişi sayısı azdı. Maalesef o sene çok ufak bir farkla hayallerini bir yıl daha ertelemişti. Tekrar sınava girecekti ama birçok arkadaşı bir şekilde üniversiteli olmuştu. Her gelen ona “Bu yıl kesin tercih ver, ne olursa olsun gel” gibi sözde onu düşündüklerini gösteren önerilerde bulunuyordu. Çünkü onlar için okudukları bölümün, yapacakları işin hiç bir önemi yoktu. Sadece para gerisi önemli değil.

Harita okuyan arkadaşı okuldan, derslerden her şeyden nefret ediyordu. Sevmediği şeyleri öğrenmek istemiyordu, çalışmıyordu. Kimse neden öyle yaptığını bilmiyor ve anlamıyordu. Ama o acı çekiyordu, çünkü böyle devam ederse ileride mutsuz olacağını biliyordu. Bu yüzden herkesten farklı olarak arkadaşına “Sakın hayalinden vazgeçme, çok pişman olursun. Lütfen sonuna kadar hayalinin peşinden koş” gibi öğütler veriyordu. Arkadaşı da onun anlattıklarından, yaşadıklarından dolayı artık hayallerinden vazgeçmemesi gerektiğini biliyordu. Çünkü canlı örnek karşısında duruyordu.

Ve yeni tercihler yaşlaşmıştı, bakalım arkadaşı hayali için savaşmaya devam edecek miydi, yoksa hayalini bırakıp herkesin istediği ama kendisinin istemediği bir şeyimi tercih edecekti?

Diğer arkadaşını göre göre, bile bile aynı hatayı yapacak mı bilinmez ama şöyle bir şey var ki hayallerinin peşinden koşmazsa o da arkadaşı gibi hayattan soğuyup, boşuna yaşayacaktı. Çünkü insanlar hayalleri kadar yaşarlar.

2008 öss ve büt’ler

Bu günlerde çok sıkıntılıyım bir yandan da çok heycanlıyım. Önce hangisinden bahsetsem bilemiyorum ama başlığın sırasına göre gidelim bari !

HEYCAN !!!
Ben 2. senemde üniversiteye yerleşince bir çok arkadaşım hatta en samimi arkadaşlarımın çoğu şanslarını 1 sene daha denemek için hazırlanmaya devam ettiler. İşte geçen sene nasıl heycanlısam bu sene ondan daha çok heycanlıyım . Çünkü o arkadaşlarım 1 yıl daha fazla emek harcayıp (harcamaya cesaret edip ! ) daha iyi yerleri kazanmak istediler. Ben de en az onlar kadar istiyorum ki çok iyi blümler kazanısınlar. İşte sınav haftası yani 2008 öss yaklaştıkça onlarınki ile beraber benim de heycanım artıyor. Acaba ne yapacaklar ? Başarabilecekler mi? gibi sorular soruyorum kendime …
Her ne olursa olsun öss nin bir son olmadığını bildiğimiz için kötü bir sonuç almaları o kadar ( !? ) üzücü bir durum olmayacaksa bile Allah’tan tek istediğim her birinin emeğinin karşılığını almalarıdır. İstedikleri gibi güzl bölümlere yerleşebilmeleridir.
Öss zamanı yazarmıyım bilmiyorum ama şimdiden tüm ÖSS MADURLARINA bol şans diliyorum …

SIKINTI !!!
Üniversiteli oldum, öyle veya böyle 1. sınıfın sonuna bile geldik ama her şey bu sonlara gelmek ile bitmiyor. Bu sonları tamamen sonlandırmak da gerekiyor. İşte üniversitelerde bunu yapmak öğrenciler için çok zor bir durumdur. Yani tüm derslerini vermiş bir şekilde memleketine gitmek her öğrencinin harcı değildir Sadece inekler ! onlar istisnalardırlar. Ben de çalışmayı sevmeyen birisi olduğum için haliyle bütlere kaldım. Şunuda belirtmek isterim ki bizim sınıftan bütsüz gecen öğrenci sayısı sadece 1 !!! Evet işte bu rakamla beraber büt haftasına girmiş bulunuyoruz. Benim büt snavlarım da 16 haziran da başlıyor ama bende hala çalışma adına bir heves bir hareketlilik yok, normal bir zaman olsa ben buna sıkılmam ama sınıfta hiç beklenmedik bir şekilde benim kaldığım derslerde geçen sayısı fazla olunca bu benim zoruma gitti ve çalışmak istedim, istedim ama olmadı bakaım bu günden itibaren çalışıp vermem gereken dersleri vermeye karar verdim. Artık sabahlara kadar internet başında oturup sabah 7 de uyumak akşama doğru kalkıp tekrar pc başına geçmek yok : ) en azından 1 hafta boyunca bu böyle olacak bütünlemelerden sonra ise zaten yaz tatili ve full internet olacak benim için.
Yeni projelerimi hata geçirmek için çalışmalara başlayacağım. Yeni aldığım domain adına hosting de alıp yeni projeyi kurmaya başlayacağım. Projeden fazla bahsetmiyeceğim zaten klasik bir şey olacak ama ben bunu farklılaştırma çabasındayım umarım olur …

Hepiniz kalın sağlıcakla bir daha ne zaman yazarım belli olmaz (belki gece yazarım temayı değiştirirsem : )  ) …