“Oyuna” Geldik – Global Adım – Teknik Altyapı

“Oyuna” geldik başlıklı yazı dizimizde bu hafta globalleşmedeki adımlardan ve teknik altyapıdan bahsedeceğim.

Facebook’un 800 milyon üzeri kullanıcısı var ve bunun yaklaşık %49’u Facebook’u ingilizce harici bir dilde kullanıyor. Potansiyelin farkında olmamız gerek. Bu global düşünmek için en iyi nedenlerden sadece biri.

Tabi globalleşmedeki adımlar oyunu ilk defa kendi yerel kitlenize sunmak kadar zor ve sancılı bir dönem. Ekibin kurulması, oyun senaryosunu yeni kitleye göre uyarlamak gibi birçok önemli unsurları göz önünde bulundurmak gerekiyor. Okumaya devam et ““Oyuna” Geldik – Global Adım – Teknik Altyapı”

“Oyuna” Geldik – Virtual Goods

Facebook oyunları da klasik tarayıcı tabanlı oyunlar gibi “Free to Play” olarak ilerliyor. Prensip olarak oyunu oynamak ücretsiz ama hedef sanal eşyalar ile bir gelir modeli oluşturmak.

Oyun geliştiricileri bu modelden şöyle bir kazanç bekleyebilirler: Aylık aktif kullanıcıların (MAU) %20’si oyununuzu hergün ziyaret ediyor. Bu günlük kullanıcıların (DAU) yaklaşık %3-5’i ortalama 10 ila 20$ arası sanal eşyalara harcama yapıyor. Böylelikle günlük aktif kullanıcı başına 0,50$, aylık aktif kullanıcı başına ise 0,10$ düşüyor. Tabiki bu olay gerçekten sadece Virtaul Goods modeline odaklanmış oyunlar için geçerli.
Okumaya devam et ““Oyuna” Geldik – Virtual Goods”

“Oyuna” Geldik – Facebook’un Önemi

Geçtiğimiz hafta belirttiğim kurallardan bazılarını hatırlatmak gerekirse: Herkes için var ol, Keep it simple, Alanında en iyisi ol ve hedefleme teknikleri. Bu hafta ise Facebook’un oyun geliştiricilei için öneminden bahsedeceğim.

Facebook’ta Location Targeting, Keyword Targeting ve Connection Targeting tekniklerini kullanabildiğimizi yazmıştım. Bazı uygulamaların bir anda yükselişe geçmesin sebebi viral kanallar ile beslenmeleridir. Bu kanallar insanlara daha çabuk ulaşmanızı ve onları oyuna daha hızlı bir şekilde entegre edebilmenizi sağlıyor. Okumaya devam et ““Oyuna” Geldik – Facebook’un Önemi”

“Oyuna” Geldik – Altın Kurallar

“Sosyal ağlardaki oyunlar gerçek oyun değil!”

Kimilerine göre sosyal ağlardaki oyunlar gerçek oyunlar değil. Bu kişiler genelde oyunları çok basit, grafik ve oyun prensibi zayıf olarak nitelendiriyor.

Fakat neden oyunlar sürekli bu kişilerin istekleri doğrultusunda yapılsınki? Bir şekilde oyun oynamak her insanın ihtiyacı. Fakat insanlar oyunlara ayıracak yeterli vakti bulamıyorlar. İşte bu ihtiyacı gidermek için az zaman alan, teknik bilgilere sahip olmaksızın oynayabileceğiniz sosyal oyunlar devreye giriyor.
Okumaya devam et ““Oyuna” Geldik – Altın Kurallar”

Sosyal Oyunlarda Başarıya Giden Yollar

Genel olarak oyun üretmek pahalı bir iş değil, ama bütçeyi zorlayan kısım; oyunu kullanıcıya pazarlama tarafıdır. Bu Zynga, Wooga gibi büyük şirketler için problem olmaktan çıktı, fakat küçük oyun üreticilerin korkulu rüyası.

Eğer sizde yeni bir oyun geliştiricisi iseniz ve oyununuzu Facebook dışında lanse etmek istiyorsanız, dikkat çekmeniz oldukça zor olacaktır. Birçok oyun geliştiricisi oyununun çok yüksek potansiyele sahip olduğunu ve milyonlara ulaşacağını söyler, ama yatırımcılar henüz tanınmayan oyun stüdyolarına yatırım yapmakta tereddüt ederler.

Oyunlardan para kazanmak istiyorsanız iyi bir içeriğiniz ve ses getiren bir pazarlama yönteminz olmak zorunda. Facebook’un oyun geliştiricileri için kolayca pazarlama yapabildiği yıllarda (2007 – 2010) fark edilmek daha kolaydı. Geliştiriciler oyuncu profilinin neredeyse tamamen tüm alanına el uzatabiliyorlardı. Dolayısı ile kullanıcı duvarına gönderilen mesajlar, arkadaşlara gönderilen davetiyeler pazarlamayı kolay ve olumlu yönde etkiliyordu.

Kullanıcılar gidişattan şikayetci olunca, Facebook oyun geliştiricilerini zora sokacak bir yola başvurdu. Nitekim birçok noktalara sınır getirdi. Bu durum Oyun stüdyolarının oyunlarını Facebook’a daha az bağımlı olacak şekilde geliştirmelerine neden oldu. Bende bu yoldan bazılarını sizlerle paylaşacağım.

Facebook üzerinde Pazarlama
En mantıklı yollardan bir tanesi; oyununuzun Facebook’un reklam ağını kullanarak pazarlamak. Hedeflenmiş reklamlar size doğru kişiye ulaşmanızda büyük rol oynayacaktır. 2010 yılında oyunlar için ortalama ücret 0.10$ olduğunda, iyi bir yönetim sonucu ücretli gelen kullanıcıları, ücret ödeyen oyunculara çevirmek daha kolay oluyordu. Fakat şuanki tıklama başına ödeme ortalama 1$ civarlarında, bu yeni geliştiriciler için çok büyük bir sıkıntı. Farklı stratejiler oluşturmak gerekiyor.

Cross-Promotion Ağları
Eğer pazarlama harcamalarınız yükselmeye başlamışsa, farklı stratejiler ile trafiğinizi arttırabilirsiniz. Bunun için farklı oyunlara reklam verebilir veya farklı oyun kullanıcılarını oyununuzu denemeleri için davet edebilirsiniz.

Kendi adresinizi kullanın
Facebook’a bağımlığınızı en çok düşüren noktalardan biride, oyunu kendi platformu üzerinden oynatmaya başlamanızdır. Böylelikle kullanıcı datalarını tamamen elinizde tutabilirsiniz.

Alternatif olan Mobil uygulamalar geliştirin
Oyununuz için mobil uygulama geliştirerek, mobil dünyanın faydalarından yararlanabilir, oyununuza her yerden anlık erişim sağlayabilirsiniz.

Yazının devamını ileriki haftalarda yine .comTalks’da bulabilirsiniz.

Oyun Mekaniklerini Kullanarak Güçlenin

Aslında Foursquare gelmeden önce, çeşitli GPS arkadaş bulma sistemleri ve şehir rehberleri vardı. Fakat kısa sürede yüzbinlerce kişiyi bir arada toplaması ve bu kişileri kendi ürünlerinin evangelisti yapması onu sektörde parlayan bir yıldız olarak yükseltti. Fakat Foursquare bunu zaten var olan bir konsepti yani “geo-social” konseptini oyuna çevirerek başardı. Kullanıcılar sisteme girdiklerinde kendilerini bir oyun bekliyordu.

Sistemdeki puan, afiş, rozet ve seviye gibi oyun öğeleri kullanıcıyı oyunda tutmak için çok başarılı bir yöntem ve Foursquare bunun en güzel örneği. Sadece bir reklam alanı çok şey ifade etmez. Birçok Ürün geliştirme ve Marketing bölümlerinin yaptığı hataların başında gelir bu hata. Bunu minimum düzeye indirmek için Oyun Mekanikleri yardımımıza koşuyor. Ama oyun mekaniklerini oyunla “nasıl” birleştireceğimiz değilde “neden” birleştireceğimiz önemli.

Trip Hawkins, Electronic Arts ve Digital Chocolate kurucusu yaptığı bir konuşmada şöyle diyor: “Oyunlarınız ‘basit, çekici ve derin içerikli‘ olsun. Bu tür oyunlar daha ilgi çekici olacak ve sizi başarıya götürecektir”.

Kısa vadeli veya geç planlama oyunlarda sıkıcı (çok kolay) yada sinir bozucu (çok zor) olma riskinide beraberinde getiriyor. Fakat oyun mekaniklerinin artık öne çıkmasıyla, kullanıcıları tekrar oyuna döndürebiliyor ve onlara istedikleri şeyi verebliyorsunuz.

Vizyonunuzu belirleyin ve “geriye doğru” çalışın

Efektif oyunlar bir sisteme sonradan dahil edilemez. Bunların işin en başında ürüne entegre edilmesi gerekir. Başarılı olmaları için ise sizin vizyonunuza ve hayal gücünüze ihtiyaçları vardır. Eğer bunlar olmazsa ürününüz koca bir “HİÇ”den ibaret olacaktır.

Yapmanız gereken ilk şey kendinize bir hedef belirlemenizdir. “Hedefim nedir? Neye ulaşmak istiyorum”

 

Evet, peki bu oyun mekaniğini nasıl doğru şekilde kullanır ve gücümüze güç katarız? Haftaya bu sorunun cevabını .ComTalks’da bulabilirsiniz.

Sosyal Oyunlarda Bayan “Ağırlığı”

Kadınlar sosyal oyun oynuyor mu?

Mobil analiz şirketi Flurry’nin yaptığı bir araştırmada bayanların erkeklere göre sosyal oyunlarda daha çok vakit geçirdiği bildirildi. Bayanların en çok oynadığı oyunların başında ise Farmville, Plants ve Zombies geliyor.

Araştırmaya göre Mobil oyunlarda oyuncuların %53’ünü, “geleneksel” oyunlarda ise %40’ını bayanların oluşturduğu belirtiliyor.

Yine araştırmaya göre bayan oyuncuların yaş aralığı erkeklere göre daha yüksek. Erkeklerin ağırlıkta olduğu yaş aralığı 18-24 iken, bayanların ağırlıkta olduğu yaş aralığı 26-65 olarak kayıtlara geçiyor.

Aşağıdaki tabloda yaş aralığını detaylıca inceliyebilirsiniz.

Flurry’nin yaptığı bir diğer açıklamaya göre toplamda 250 Milyon’dan fazla Apple iOS ve Google Android işletim sistemlerini kullanan mobil cihazlar var ve hergün 750.000 adet yeni kayıt yapılıyor. Bu mobil cihazlardan günde 26 Milyon kişi sosyal oyunlarda ortalama 25 dakika vakit geçiriyor.

Türkiye’de de yavaş yavaş büyüyen bu sektör bakalım bize neler gösterecek.