“Oyuna” Geldik – Altın Kurallar

“Sosyal ağlardaki oyunlar gerçek oyun değil!”

Kimilerine göre sosyal ağlardaki oyunlar gerçek oyunlar değil. Bu kişiler genelde oyunları çok basit, grafik ve oyun prensibi zayıf olarak nitelendiriyor.

Fakat neden oyunlar sürekli bu kişilerin istekleri doğrultusunda yapılsınki? Bir şekilde oyun oynamak her insanın ihtiyacı. Fakat insanlar oyunlara ayıracak yeterli vakti bulamıyorlar. İşte bu ihtiyacı gidermek için az zaman alan, teknik bilgilere sahip olmaksızın oynayabileceğiniz sosyal oyunlar devreye giriyor.
Okumaya devam et ““Oyuna” Geldik – Altın Kurallar”

Social Media Marketing: En iyi 30 ipucu

Twitter ile Social Media Marketing

Twitter hesabı açmak bir Facebook Fanpage açmaktan daha hızlıdır. Burada da ilk olarak en önemli strateji, hedef kitlenizi belirlemek ve onları markanız hakkında tweetler yollayarak “beslemenizdir”

Twitter ile Social Media Marketing için 10 İpucu:

  1. Anlamlı, size uyan, kısa ve akılda kalıcı bir kullanıcı adı kullanın.
  2. Twitter Profiliniz uzunca kendinizi tanıtmak için elverişli değildir. Bu nedenle belirlenen bölümü iyi kullanmanız gerekir. Buraya markanız hakkında kısa anahtar kelimeleri ve Websitenizi yazabilirsiniz.
  3. Profil sayfanızda arkaplan resmi kullanın. Fakat bu resime mümkün olduğunca az bilgi ekleyin. Örn; Logonuz ve Twitter hesabınızın kimler tarafından kullanıldığını ekleyebilirsiniz.
  4. Twitter hesabınızı açıp takipçi gelmesini beklemeyin. Aktif olun ve sizi ilgilendirecek konuları paylaşan kişileri takip edin. Böylelikle sizde ilgi kazanıp birazcık şans ile takipçi kazanbilirsiniz.
  5. Retweet özelliğini kullanarak sizi takip edenlerin, size önerdiği eksiklerinizi yada önerileri diğerleri ile paylaşın. Böylelikle direkt olarak takipçileriniz ile iletişim içerinde kalabilirsiniz.
  6. Cevaplarınızı @reply ile vermeniz bir Retweet’den daha çok ilgi görecektir ve takipçi kazanmanızda daha önemli rol oynayacaktır.
  7. Blog yazılarınızı otomatik olarak paylaşmak yerine kendiniz paylaşın. Böylelikle yollayacağınız tweetde daha samimi olabilirsiniz.
  8. Twitter’da da yine aynı şekilde: Düzenli tweet yollamak daha çok ilgi çekmektedir.
  9. Düzenli ve sık tweetler yollayın fakat sürekli reklam yaparak takipçilerinizi bıktırmayın.
  10. Tweetlerinizde kendinize bir tarz belirleyin ve sürekli o tarz üzerinden gidin.

Yazının ilk kısmına buradan, devamına ise yine haftaya .comTalks’dan ulaşabilirsiniz.

Kullanıcıyı Nasıl Bilirdiniz?

İnternetin hızla hayatımızın her alanına girdiği bir zamandayız. Artık geri dönüş yok! İnternet dünyasına daha fazla zaman ayıracağız, daha fazla paylaşacağız, daha fazla takip edeceğiz, daha fazla takip edileceğiz. Her yaptığımız işlem sonucunda internet dünyasına bir iz daha bırakmış olacağız.

Bu izleri bırakırken geleceğimize yön verecek kadar önemli olduklarının farkında değilsek büyük bir problem var demektir. Paylaşımları yüzünden hapse giren, türlü cezalar alan insanların sayısı her geçen gün artıyor ve artmaya da devam edecek çünkü, insanlar internet dünyasının sadece “sanal” olduğunu düşünüyor ve sonsuz bir “özgürlük” ortamı olduğunu sanıyorlar. Öyle bir dünya olmadığını üzülerek belirtmek istiyorum. Gerçek dünyada ne kadar özgürseniz internet dünyasında da en fazla o kadar özgürsünüz.

Peki Ne Yapmalı?

Yazdığımız, paylaştığımız her şeyin ileride karşımıza çıkabileceğini düşünerek hareket etmekten başka çaremiz yok. Artık biriyle buluşmadan önce, iş görüşmesine gitmeden önce, herhangi bir yerde bir isim duyduktan sonra ilk yaptığımız şeylerden biri Google’da o kişiyi aratmak oluyor. Arama sonuçlarına bir göz attığımız zaman o kişi ile ilgili ilk izlenimi edinmiş oluyoruz . Görüşmelerin, buluşmaların, tanışmaların devamına da elde ettiğimiz sonuçlara göre karar vermiş olma olasılığımız çok yüksek. İnsanlar artık her şeyi internet hesapları aracılığı ile paylaşıyor; görüşlerini, düşüncelerini kimsenin haklarını gözetmeden açıkça söyleyebiliyor yani içini çok rahat bir şekilde dökebiliyor. Bu sayede, konuşarak anlayabileceğimizden fazlasını paylaşımlarından anlayabiliyoruz. (Yanılma payı her zaman vardır.)

Özellikle iş görüşmeleri sırasında hayati önem kazanan bu konu, şimdiden birçok insanın iş hayatına olumlu veya olumsuz şekilde yön vermiş, vermeye de devam edecek. İş görüşmesine gitmeden önce başvuru yaptığınız kişi/kurum özenle doldurulmuş CV’nize 5 dk göz attıktan sonra adınızı ve soyadınızı Google’da arayarak karşılaştığı sonuçlara göre sizi değerlendirip görüşmek için çağırıyor veya çağırmaya bile gerek duymuyor. Bu nedenle özenle CV hazırlamaktan ziyade paylaşımlarınıza önem vermek ve adınızı soyadınızı arayan birine CV yerine geçebilecek kadar kaliteli bir arama sonuç sayfası göstermek yapabileceğiniz en güzel şey.

(Google hesabıma giriş yapmadan, kullanmadığım bir bilgisayardan aldığım ekran görüntüsü.)

Dışarıdan bakan biri için arama sonuçlarına göre güzel bir profil olabilir, ilk olarak iyi bir izlenim verebilir ama asıl önemli olan bu da değil. Bu profillerin içerikleri. İlk sırada yer alan blogum, Facebook profilim, Twitter hesabım, Vimeo hesabım hep insanlarda olumsuz bir etki yaratacak şeylerle doluysa bu sonuç sayfası bana zarardan başka bir şey getirmez. Bu nedenle aktif kullandığımız sosyal ağlarda yaptığımız paylaşımlar hayati önem taşıyor.

Sosyal ağlar, milyonlarca kişi tarafından kullanıldığı için aktif kullanım sonrası zaten Google’da rahatlıkla bulunabilir hale geliyorsunuz. Bu nedenle sosyal ağları sadece aktif kullanmayıp, ileriyi düşünerek daha yararlı olabilecek şekilde kullanmak bizim için büyük bir artı olacaktır. Bilgi, tecrübe ve deneyimlerimizi paylaşarak, insanların yararını gözeterek hareket ettiğimiz zaman zaten insanlar bizi paylaşımlarımız doğrultusunda daha iyi tanıyacaktır.

İnternet üzerindeki hareketlerinizin geleceğiniz üzerinde olumlu bir etki bırakmasını sağlamak çok zor bir şey değil. Yeter ki bu gücün farkında olun!